23 Ocak Pazartesi 2017
Ana Sayfa / Biyografiler / Ömer Seyffetin’in Edebi Kişiliği
Şairlerin Hayatı

Ömer Seyffetin’in Edebi Kişiliği

Ömer Seyffetin’in Edebi Kişiliği 

Ömer Seyfettin’in Sanatçı Yönü

Ömer Seyfeddin, 1901 yılında Harbiye’de öğrencidir ve ilk şiirlerini henüz yayımlamış edebiyat heveslisi bir gençtir. Yayımladığı şiirlerle kısa sürede dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştır. Şiirin yanısıra hikaye de yazmaya başlar ve asıl başarısını bu türde yazdıklarıyla gösterir.

1901- 1908 yılları arasında Ömer Seyfeddin’in ilk şiirleri ve ilk hikayeleri o devrin dergilerinde, özellikle Mecmua-yı Edebiyye’de yayımlanır. Fakat bu yayımlanan eserlerin sayısının yıldan yıla azaldığı görülmektedir.

Ömer Seyfeddin’in 1901 yılında, Mecmuâ-yı Edebiyye’de on iki şiiri yayımlanır, bu sayı 1902’de altıya düşer; 1903’te biri Malûmat, diğeri ise İrtika’da olmak üzere sadece iki, 1905’te ise ‘Çocuk Bahçesi’ dergisinde bir şiiri yayımlanmıştır. Bundan sonra 1908’e kadar hiç şiir yayımlamadığı görülmektedir. 1908 yılında Meşrutiyet’in ilanından önce yine bir şiiri yayımlanmıştır. Meşrutiyet’in ilanından hemen sonra ise çeşitli dergilerde peş peşe şiirler yayımlamaya başladığı görülmektedir. 1908 yılı içinde, Meşrutiyet’in ilan edildiği temmuz ayından sonra yayımladığı şiirlerin sayısı altıdır, 1909’da ise dokuz. Yazarın mensur şiirlerini ve hikayelerini göz önünde bulundurduğumuzda da benzer bir tablo ile karşılaşıyoruz. Yazar 1902’te üç mensur şiir ve bir hikaye; 1903’de iki mensur şiir, 1904’te yine iki mensur şiir, 1905’te üç hikaye, 1907’de ise beş mensur şiir ve bir hikaye yayımlamıştır.

Bu tablodan anlaşılan, içinde büyük bir yazma arzusu bulunan genç yazar, sansürün yıldırıcı etksine rağmen yazmaya devam etmiş, fakat çok daha fazla yazabilecek olmasına rağmen -Meşrutiyet’ten sonra yazıp yayımladıklarının birdenbire artması bunu göstermektedir- az yazmış, az yazmak zorunda kalmıştır.

1906’da hiç bir şey yayımlamamış olması ayrıca dikkat çekicidir. Bu yıl içinde yayımlanan kitap sayısının da birdenbire kat kat düştüğünü hatırlayalım.

Ömer Seyfeddin, her ne kadar vefatına kadar şiir yazmayı sürdürmüş olsa da, edebiyatımızdaki önemli mevkiini yazdığı hikayelerle elde etmiştir.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir