Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Öznur Yıldırım Yabancı Şahmeran Kitap Özeti

Öznur Yıldırım Yabancı Şahmeran Kitap Özeti


Öznur Yıldırım Yabancı Şahmeran Kitap Özeti

“Yabancı Şahmeran” 2016 yılında Pegasus Yayınevinden çıkan 600 sayfalık bir kitap. Watpad adlı sitede 100 milyondan fazla kez okunan Yabancı Şahmeran adlı roman nihayet Pegasus Yayınlarından çıktı. Okuyucularının merakla beklediği bu kitap aynı zamanda İngilizceye de çevrilmesi düşünülüyor. Türk edebiyatının gelecek vadeden kadın yazarlarından olan  Yabancı Şahmeran adlı roman tavsiye ettiğimiz kitaplardandır.

Yabancı romanından küçük bir bölüm…

********************

“Annenden sonra babanı da kaybetmek zor geldi sana ama acını bu kızdan çıkarman niye? Senden küçük birine, hele böyle gencecik bir kıza zarar vermek hak mı, reva mı? Sana hiç yakışıyor mu be oğlum?”

Kadının konuşmasında yoğun bir köylü aksam vardı. Ediz’in keli­meleri kullanışı, düzgün Türkçesi karşısında insan bu çelişkiye anlam veremiyordu. Nasıl akraba olabilirlerdi? Hâlâ tam olarak inanamıyordum, belki de bana oyun oynuyorlardı.

Ediz yine cevap vermeyince kadın sustu ve tekrar bana baktı. Göz­lerimdeki soru işaretlerini görür gibiydi. Yavaşça yanıma oturdu; bir eliyle de belini tutuyordu. Kadından uzaklaşmaya çalıştım ama zaten eski kanepenin ucunda oturduğum için bu pek mümkün olmadı. Kadın diğer eliyle çenesini sıvazlarken tekrar bana baktı.

“Ediz’in annesi, yani benim Nazlım, son çocuğumdu kızım. Bu ailede okuyan bir tek o vardı, ne zorluklarla okuttum ben onu. Avukat olacaktı benim kızım, bize hiç benzemeyecekti. Bu sefil hayatı çekmeyecekti. O bizim gibi cahil değildi, oturup kalkmasını bilirdi. Ah, yavrum… İstan­bul’a gönderdiydim mektep okusun diye. Orada tanıştı Levent oğlumla, daha on sekizindeyken gelinlik giydi. Ama daha okulu bile bitiremeden kefeni de giydi yavrum.”

Kadın iç geçirdi, Ediz’in öfkesini görebiliyordum.

“Ona bir şey anlatma,” diye soludu kontrollü bir öfkeyle. Annean­nesini gerçekten sevdiğim görebiliyordum, sanırım kendisini tutmasının sebebi buydu.

“Geride Edizimi bırakıp gitti Nazlım. Bakma bu halimize, Allah mekânım cennet eylesin, Levent oğlum bizi yanma almayı çok istedi. Ama biz neyleyelim koskoca Ankara’da?” Kadın durdu ve yüzüme baktı, ardından Ediz’e döndü. “Oğlum, bu kıza dokunduğunu görse Nazlım ne hale gelirdi? Kemikleri sızlar kızımın, yapma.”

“Yeter,” dedi Ediz. “Bunları dinleyemem. Sadece seni görmeye gel­miştim, anlaşdan hata etmişim.”

Ediz bana doğru Herlerken korkudan oturduğum yere sinecektim neredeyse. Gözlerinde öyle güçlü bir nefret vardı ki beni parçalara ayı­racak sandım. Beni sertçe oturduğum yerden kaldırırken kimse onu engellemeye çalışmadı. Yaşlı kadın bile.

“Oğlum, yapma,” dedi kadın. “Başım belaya sokacaksın. Seni de kaybetmeye dayanamam.”

********************




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir