22 Ocak Pazar 2017
Ana Sayfa / Atasözleri / Parayı Veren Düdüğü Çalar Atasözünün Hikayesi ve Anlamı
Atasözü ve Deyimler

Parayı Veren Düdüğü Çalar Atasözünün Hikayesi ve Anlamı

Parayı Veren Düdüğü Çalar Atasözünün Anlamı ve Hikayesi 

Anlamı:

Karşılığını vermeden istenilen bir şey elde edilmez.

Hikayesi:

Bir gün Nasreddin Hoca evinden çıkmış, pazara gidiyormuş. Onu gören mahallenin çocukları etrafını sarmış. Hepsi bir ağızdan bağrışmaya başlamışlar. Kimisi “Hocam pazardan bana şeker al” kimisi “Hocam bana fırıldak al” diye bağrışıp duru­yormuş. Hoca da hepsine kafasını sallayarak cevap veriyormuş. İçlerinden biri cebinden on kuruş çıkarmış. “Hocam, pazardan gelirken bana da bir düdük alır mısın?” diye sorarak parayı hocanın eline vermiş.

Hoca parayı almış, kuşağına koymuş. Akşama doğru hocanın pazarda işi bitmiş. Eli kolu dolu hâlde evinin yolunu tutmuş. Tam mahallesinden geçerken yine sokak­ta oynayan çocuklar etrafını sarmışlar. Biri “Hocam şekerim nerede?” diye bağırıyormuş, öteki fırıldağını istiyormuş. Hoca durmuş. Sakince elindeki eşyaları yere bırakmış. Elini kuşağına atmış, bir tahta düdük çıkarmış. Para veren çocuğa uzatmış. Eşyalarını yerden geri almak için hamle yap­tığında çocuklar “Bizim siparişlerimiz nerede?” diye bağrışmışlar.“Eee ne yapalım,” demiş hoca, “Kusura bak­mayın, parayı veren düdüğü çalar!”

İşte böyle, her şeyin bir bedeli vardır. Öyle armut piş, ağzıma düş diye beklemekle olmaz. Ekmek elden, su gölden yaşanmaz. İnsan iste­diği, ihtiyacı olan bir şeyi elde etmek için kar­şılığım vermeye hazır olmalıdır.


2 Yorumlar

  1. Muhammet Ali Çelebi

    Çok Sağolun Teşşekkür Ederim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir