15 Ocak Pazar 2017
Ana Sayfa / Deyimler / Püf Noktası Deyiminin Açıklaması Anlamı Hikayesi Kısa

Püf Noktası Deyiminin Açıklaması Anlamı Hikayesi Kısa

Püf Noktası Deyiminin Açıklaması

Püf Noktası Deyiminin Anlamı

Püf Noktası Deyiminin Hikayesi Kısa

Püf Noktası Deyiminin Öyküsü

PÜF NOKTASI DEYİMİNİN ANLAMI

  • Bir işin en can alıcı noktası. 

PÜF NOKTASI DEYİMİNİN HİKAYESİ

Bir cam ustasıyla çırağının öyküsüdür bu…

Zeki, cana yakın, çalışkandı çırak. Her sa­bah erkenden dükkânı açar, ustası gelinceye kadar bütün hazırlıkları tamamlardı. Ustası gelince onu saygıyla dinler, bilgisini artırmak için bütün dikkatini ona verirdi.

Cam ustası da işini ciddiye alan çırağını sever; camcılığın tüm inceliklerini öğretmeye çalışırdı ona.

Gel zaman, git zaman… Küçük çırak, “Ben artık usta oldum,” diye düşünmeye başladı. Düşünmekle kalmadı, bilmiş tavırlar takınarak usta olduğunu göstermeye çalıştı.

Usta, ondaki bu değişikliği gördü ama görmemiş gibi davrandı.

Ustanın kendini anlamadığını sanan kü­çük çırak, bir gün, yemek sırasında niyetini açıkça söyledi;

“Ustam, ben artık kendi dükkânımı açsam diyorum…”

Usta, küçük çırağına gözucuyla şöyle bir baktı;

“Yemeğini ye!”

Bir ay geçti aradan… Küçük çırak, zamanını kollayıp konuyu bir kere daha açmaya çalıştı:

“Söylemiştim ya ustam… Hani ben, artık…”

Kaşları çatıldı ustanın:

“Olmaz!” dedi.

“Niye ustam?”

“Çünkü daha olmadın.”

“Oldum ustam… Sayenizde!”

Usta, bakışlarını çırağının üstünde dolaştırdı.

“Peki,” dedi, “madem öyle diyorsun, görelim bir… Bugün ta­bakları fırından sen çıkar!”

Gözleri parladı küçük çırağın, kalp atışları hızlandı. Ustasının, tabakları fırından çıkarışını kaç kere izlemişti. Saniye saniye kaydet­mişti aklına. Aynısını yapacağından hiç kuşkusu yoktu.

Geçti fırının karşısına… Demir mengeneyi kızgın fırının içine dik­katle uzatıp pişen tabaklardan birini tutup kaldırdı. Kor gibi sıcak tabağı yavaşça fırının dışına aldı. Havada döndürüp fırının hemen önündeki mermerin üzerine dikkatle bıraktı. Sıcak tabak, mermere değer değmez, “ÇIITT!” dedi, çatladı.

Küçük çırak, kıpkırmızı oldu. Utanarak başını önüne eğdi.

Cam ustası, “Devam et,” dedi.

Küçük çırak hemen toparlandı. Bu kez başaracaktı.

Demir mengeneyi yeniden uzattı fırına. Nazikçe tuttuğu tabağı çekip çıkardı. Havada dikkatle döndürdü. Soluğunu tutup kızgın tabağı yavaşça mermerin üstüne bıraktı. “ÇITTT!” Tabak çatladı. Eliyle alnına vurdu küçük çırak. Yüzünü kapattı.

“Gözünü aç,” dedi usta. “Gözünü aç da beni dikkatle izle!” Fırının başına usta geçti. Mengeneyi fırının içine uzatıp tabağı tuttu ve dışarı çıkardı. Havada yavaşça döndürdükten sonra ağız hizasına doğru yaklaştırdı… Ve “PÜFF!” diye üfledi.

Sonra da tabağı yavaşça mermerin üstüne bıraktı.

Tabak mermerin üstünde bütün ışıltısıyla parlıyordu.

Cam ustası, küçük çırağına döndü o zaman:

“İşte oğul,” dedi, “bizim zanaatın püf noktası da budur!”



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir