? Roman ve Hikaye Anlatıcının Önemi Konumu | Evvel Cevap
Ana Sayfa / Edebiyat / Yeni Türk Edebiyatı / Roman ve Hikaye Anlatıcının Önemi Konumu

Roman ve Hikaye Anlatıcının Önemi Konumu

Roman ve Hikaye Anlatıcının Önemi Konumu

Roman ve Hikaye Anlatıcının Konumu

Roman ve Hikaye Anlatıcının Etkileri

Kurgusal her metinde anlatıcı vardır. Anlatıcılar da metinler gibi zamanın değişimi ile değişim geçirmiştir. Türk edebiyatında roman ve öykünün edebi­yatımıza girişinden önce de anlatılar vardı ve bu anlatılarda anlatıcılar anlatma görevini üstleniyorlardı. Anlatıcılar kendi zamanlarının ihtiyaçlarına ve varlık al­gısına göre metinlerde var olmuşlardır. Modem öncesi metinlerde anlatıcı ilahi karakterli bir anlatıcıdır, her şeyi görüp bilen, kendini saklamaya gerek görmeyen bir anlatıcıdır. Destanlarda, mesnevilerde, halk hikâyelerinde anlatıcı kendi dü­şüncelerini de araya katarak metin boyunca sürekli varlığı hissedilen bir anlatma figürüdür. Hem Batı kültüründe hem de Doğu kültüründe destan anlatıcılarına büyük kıymet verilir. Homeros ve Dede Korkut örneğinde olduğu gibi. (Tekin, 2001:20)

Anlatıcının her şeyi görüp bilen hâkim tavrı romanın ortaya çıkışma kadar devam eder. Roman, Sanayi Devrimi’nin ürünüdür. Rasyonalizmin ve realizmin etkisiyle, sekülerleşme yani kutsalla olan bağın kopmasıyla birlikte edebi metin­lerin anlatıcıları da değişmeye başlar. Modem roman ve öyküde ( öykü kelimesi de modem hikâyeyi gösterir) anlatıcı olayın akışında hissedilmez, anlatıcı olayın akışına müdahale etmez, kendini gizler. Balzac, Stendal, Turgeniev ve Türk ede­biyatında Halit Ziya ve Mehmet Rauf örneklerinde olduğu gibi. Realistlerden önce romantiklerde anlatıcı kimi zaman kendisini bir öğretici gibi görerek bilgi vermeye çalışmıştın Türk edebiyatında Ahmet Mithat Efendi’nin birçok roma­nında bu tarz bilgilere rastlanır. Realistler ise romanın akışına müdahale etmemek için kendilerini gizlemişlerdir. Naturalistler bir adım daha öteye giderek bilimsel verileri kullanarak roman yazılacağı görüşünü öne sürmüşler ve adeta roman ya­zarken bir deney yapar gibi davranmışlardır.

Anlatıcının anlatma şeklinin değişmesinde bilimsel gelişmelerin rolü bü­yüktür. Modem öncesi anlatılarda mitlerin, masalların, inançların etkisi varken, modem dönemde bilimsel gelişmelere din gibi bakılmıştır ve bunlar anlatılan da anlatıcılatı etkilemiştir. Rölativite teorisinin ortaya çıkışıyla birlikte edebi metin­ler de değişim yaşarlar. Postmodern metinler ortaya çıkar. Modem dönemdeki buyurgan yapı, daha rahat farklılıklara imkân tanıyan bir yapıya dönüşür. Post- modem eserlerde anlatıcılar okuyucuya kendini hissettirmekle kalmaz hatta onu metne dâhil etmeye çalışır. Anlatıcı ister modem öncesi metinlerde ister modem dönemde isterse postmodern dönemde olsun varlığını sürdürür ve bir şekilde me­tinde görünür fakat değişen toplumsal yapı, bilimsel gelişmeler anlatıcının yani sanatçının eserde sözünü teslim ettiği kurgusal figürün tavrını belirler. Epik ve romantik dönemde daha belirgin iken realist ve naturalist yaklaşıla yazılan eser­lerde geri planda; postmodern eserlerde ise fazlasıyla metinde belirgin olarak his­sedilir.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir