15 Ocak Pazar 2017
Ana Sayfa / Edebiyat / Yeni Türk Edebiyatı / Rübapçılar Nesl-i Ati Yeni Nesil Topluluğu Hakkında bilgi

Rübapçılar Nesl-i Ati Yeni Nesil Topluluğu Hakkında bilgi

Rübapçıların Özellikleri

Nesl-i Atinin Özellikleri

Yeni Nesil Topluluğunun Özellikleri

I. Meşrutiyet sonrası Şahabettin Süleyman’ın yol göstericiliğinde Rübap dergisi etrafında teşekkül eden, Fecr-i Âtî’ye karşı yeni ve millî bir edebiyat kur­ma iddiasındaki gençlerin meydana getirdiği harekettir.

Fecr-i Âtî üyesi Şahabettin Süleyman, kimi edebiyat tarihçilerine göre ede­biyatta millîleşme anlayışının sadece Genç Kalemler’e ait olmadığım göstermek, kimine göre ise iyi bir edebî grup meydana getirmek için müdür-i edebisi ol­duğu Rübap dergisinde aralarında Galatasaray’dan öğrencilerinin de bulunduğu gençleri Fecrî Atî ve dönemin bazı edebiyatçılarını eleştirmeleri için teşvik eder. (Ozansoy, 1967: 8)

Söz konusu gençlerden Selahattin Enis [Atabeyoğlu], 21 Haziran 1328 (4 Temmuz 1912) tarihli Rübap’ın 23. sayısında Fecr-i Âtî’ye dünküleri takip edip, üstat kabul ettikten sonra onları inkâr etmeleri, eserlerinde süslü kelimelerden başka bir ruh ve esas olmadığı, en büyük kusurlarının bize benliğimizi anlatacak eserler yazmamaları olduğu gibi eleştiriler yönelttikten sonra “Fecr-i Atî, mem­leketin fikir ve sanat sahasında açacağını ilan ettiği yollan hâlâ açamamış ve şu suretle yavaş yavaş sukut etmeye başlamıştı. Bu veçhile sabun köpüğünden yapılmış olan Fecr-i Âtî bugün meydanda bir enkaz bile bırakmadan artık tama­mıyla yıkıldı ve devrildi.” (Selahattin Enis, 1328: 201-202) diyerek Fecr-i Âlî döneminin artık kapandığı belirtir. Tahsin Nahit 6 sayı sonra Rübap’ın 2 Ağustos 1328 (15 Ağustos 1912) tarihli 29. sayısında Nesl-i Âtî adına bir bildiri yayımlar.

“Nesl-i Atî Cemiyet-i Edebiyesi

Mevcudiyet-i milliyenin esasatı miyanında bir mevki-i mümtaz ihraz eden ve şimdiye kadar her lisanın şive ve ahengiyle mütenasip bir mecrada gıbta-bahşa teceddütler gösteren edebiyat, lisan maatteessüf bir dereke-i hiçten kurtulamamış ve mebdeindeki esas yavaş yavaş bozularak ‘teceddüt ’ namı altında Şark’ı ve Garp ’ı taklit etmek gibi garibeler suretinde tecelli etmiştir.

İşte edebiyat-ı Osmaniyedeki marüzzikr şu tarz-ı sakim-i taklidi kökünden yıkmak ve lisanın ahengiyle mütenasip millî bir mecrayı nevin açabilmek mak­sadıyla teşekkül etmiş olan cemiyetimiz bugün kemal-i hürmetle kendilerine alem ittihaz ettikleri ‘Nesl-i Atî’ namının müsemalarına metin bir esas doğru bir yol açacağından Osmanlılığın menafiine çalışan bilumum müessesat-ı edebiye, ilmi­ye, içtimaiye ve matbuat ve muhit-i edebiyemizde sahib-i mevki zevat-ı kiramdan velhasıl gençlerimizden müzaheret bekler.

Kâtib-i Umumi Tahsin Nihat” Rübap‘ ın imtiyaz sahibi ve mesul müdürü Cemal Nadir, Nesl-i Âtı’nin ken­dilerini kabul ettirebilmek için (Polat, 2005: 35) Fecr-i Âtî’yle giriştikleri müca­deleden rahatsız olur. Bunun üzerine önce Halit Fahri sonrasında Hakkı Tahsin, Ali Naci [Karacan], Safi Necip ve Şahabettin Süleyman dergiden ayrılır. (Emi- roğlu, 2008: 90)

Türk dilinin ve edebiyatmm yöneldiği Doğu ve Batı taklitçiliğini kökünden yıkarak dilin ahengine uygun yeni, millî bir edebî anlayışla ortaya çıkan Nesl-i Âtî üyeleri daha sonra Safahat-ı Şiir ve Fikir dergisi etrafında Nayiler adlı hare­ketin içinde yer alırlar.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir