28 Mart Salı 2017
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Sabahattin Ali Değirmen Kitap Özeti

Sabahattin Ali Değirmen Kitap Özeti


Sabahattin Ali Değirmen Kitap Özeti

Sabahattin Ali’nin hikâye kitabı (1935)

• Üç kısma ayrılmış kitapta on altı hikâye var. Kitaba adını veren hikâye ile başlayan ilk kısmın beş hikâyesi, sanatçının romantik döneminden gelme hikayelerdir. İkinci kısımdaki hikâyeler, yazarın gerçekliğe yönelişini belirler. Bu kısmın ilk hikâyesi Bir Delikanlının Hikâyesi’dir ki bunda tek tesellisi kitapları olan bir delikanlı, akşam vakti rasladığı bir sokak kızını odasına getirip de öpmeye başlayınca kızın karşıkoyma ve ağlayışlarıyla karşılaşır; şaşkına dönmüş, utanmış, uysal sessiz gelen kızın iç dünyasına ne kadar uzak olduğunu anlamıştır.
Kazlar hikâyesinin kahramanı, verem kocası on senedir hapiste Dudu Kadın’dır. Kocasının gönderdiği mektup üzerine komşusundan çaldığı iki kazı, başgardiyanla cezaevi müdürüne vererek, koğuştaki yerini değiştirtmek isteyen kocasına, sırtına bağladığı oğluyla, şehir – köy arası dokuz saatlik yolu yürüyerek götüredursun, adam ölmüştür. Gardiyan, bu ölümü Dudu’dan gizler, kazları alır, haftaya gelmesini söyleyerek ana oğulu başından savar. Dudu köye dönünce, kaz çaldığı için yakalanır, üç aya mahkûm olur, tutuklandığı için daha uzun bir süre kocasının öldüğünden haberi olmayacaktır. Gene bu bölümün en güçlü hikâyesi Kanal’da, Konya hapisanesinde yatan Zağar Mehmet’in dramı dile gelir: Mehmet, Beyşehir gölünden gelen Çumra kanalının sularından yararlanmasını önleyen, suya sırf kendi tarlası için el koyan çocukluk arkadaşı ve kapı komşusu Demdemköylü Mehmet’i mavzerle öldürmüştür. Üçüncü kısmın üç hikâyesinden ilkinde “muallim çıkmış, Anadolu’ya tâyin edilmiş, harcırâhını şurda burda yemiş, sonra da yol parası için tanıdığı bir komisyoncuyu tabancayla öldürmüş” bir gencin bu Bu Cinayetin Sebebi üzerine mahkemedeki itirafları; ikinci hikâye Bir Siyah Fanila İçin’de Mülkiye’li Ömer’in, bir ilçede kaymakamken ayakkabı boyacısı olmasının nedenleri nakledilir. Kitabın son hikâyesi Komik-i Şehîr (Ünlü Komik), gezgin bir tiyatro kumpanyasındaki iki oyuncunun acıklı kaderidir: Komik-i şehîr Rahmi’nin dört yıldır beraber yaşadığı güzel aktris Viktor, Anadolu’nun bir ilçesinde kaçırılır, oturak âlemlerinde dolaştırıldıktan sonra kasabanın çok uzağına, karlar üzerine baygın bırakılır. Sonra da kaymakama teslim olmayınca fahişelik yaptığı iftirasıyla geneleve kapatılır, kumpanya da ilçenin inzibatını ihlâl ettiği gerekçesiyle ilçe sınırları dışına çıkarılır. Yaylı, köpüren dere üstündeki köprüden geçerken, ruhî dengesini yitirmiş olan Rahmi, dizginlere asılır, arabacının ve hayvanlarının direnmesine rağmen, arabayı dereye uçurur. Felâketten, sakat kalarak, sadece bir jandarma kurtulmuştur. Beri yanda genelevde Viktor verem olur, hastaneye sevkedilir.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir