21 Ocak Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Sorularınız / Saint Germain Kontu Efsanesi Gerçek mi
Ödev Soruları

Saint Germain Kontu Efsanesi Gerçek mi

Saint Germain Kontu Efsanesi Gerçek mi

Bir efsane adamdır Saint-Germain kontu. On sekizinci yüzyılın en mistik ve en gizemli kişisidir. On beşinci Lui’nin sarayında yaşamış, Paris sosyetesinin göz bebeği olmuş, her davette boy göstermiş, buna karşın yemek yediği kimse tarafından görülmemiş biridir o. Aynı zamanda kadınlara düşkünlüğü ile ünlü Casanova’nın yakın arkadaşıdır. Her ikisi de aşkın insan kimyasına ve ruhuna olan etkisini iyi bilirler.

St. Germain kontu, ortaya çıktığı her dönemde aşk, bolluk-bereket  ve güzelliğin sırlarını simyanın gizemli terkipleri ile harmanladığını ima eder. Zevkli giysileri, zarif tavırları ve üzerinde taşıdığı değerli taşlarla sanki bu inancını yansıtmaktadır. Ama o sadece sosyetede güzel giysileri ile dolaşan biri değildir. St. Germain kontu    her şeyi bilen ama kendisinin kim olduğu asla öğrenilemeyen gizemli biriydi.

Binlerce yıllık dünya bilgisine sahip bir şair, yazar, müzisyen, ressam ve daha pek çok şeydi.  İki eliyle aynı anda yazı yazabiliyor, koskoca bir metni bir kez okuyunca ezberleyebiliyor, anında besteler yapabiliyor, neredeyse eski yeni her dili kusursuzca konuşabiliyordu. Onun bu tuhaf ve gizemli hâli ister istemez garip bir çekiciliğe neden oluyordu. İnsanlar onu hayranlıkla izliyorlar ama yine de ondan ve yeteneklerinden gizliden gizliye ürküyorlardı.

O bazen yüz sene ortada görünmez, sonra yeniden ortaya çıkardı. Servetinin sınırsızlığı, ölümsüzlüğü kadar meşhur olan bu kişi zaman zaman Shakespeare ve Bacon gibi pek çok ünlü şahıs ile de özdeşleştirilmiştir. Hatta üçünün aynı şahıs olduğu bile iddia edilmiştir. Saint-Germain kontu kehanetleri ile de ünlüdür. Örneğin buharlı gemi ve tren hakkında yüz yıl öncesinden bilgiler vermiştir. Onun gizemli kimliği kimilerine göre dünyanın içinde bulunan yeraltı krallığı ile ilişkilidir.

O ölümsüz bedeniyle bu dünyaya buluşlar yapsın, diplomasiyi kolaylaştırsın, sanatı yüceltsin diye gelip gitmekte ve insanlara sonsuz aşk ve yaşamın varlığını hissettirmektedir. Bu esrarengiz kontla tanışma fırsatı bulanlar onun bu dünyaya ait olmayan farklı özelliklerinden etkilendiklerini itiraf ediyorlardı. Bunlardan biri de Fransa’nın tarihî siması Madam de Pompadour’du.

Madam Pompadour, kont hakkında şunları söylemiştir: “Modern ve eski tüm dilleri harika konuşuyordu. Harika bir belleği vardı, her alanda konuşmasını sağlayan etkileyici bir bilgi birikimine sahipti. Onu iyi bir konuşmacı yapan, insanları tanıma yeteneğiydi. Bazen krallar ve prensler hakkında hikâyeler anlatırdı. Öyle bir üslup kullanırdı ki, her detay bir yanılsama gibi gözünüzde canlanır, gerçekmişçesine sizi etkilerdi. Bütün dünyayı dolaşmıştı ve kral onun     maceralarını dinlemeye bayılıyordu. Asya, Afrika hatta Rusya, Türkiye ve Avustralya hakkında öyküler anlatırdı. Üstelik tüm bunlar kralı ve dinleyenleri derinden etkilerdi.” Simya ile uğraştığını bilenler onun ölümsüzlük sırrına eriştiğini rivayet ederler.

Fakat ölümsüzlük sırrı diye bir sır gerçekten var mı? Ölümsüzlüğün sırrını vermeden sırra kadem basan bu efsane adam şimdi nerelerdedir bilinmez. Günün birinde yeniden ortaya çıkacak olursa ona şu soruyu sorabiliriz: “Siz gerçekten de ölümsüz müsünüz? Rivayetlerin bir gerçekliği varsa siz bunu nasıl başardınız? Bizim gibi bir fani iseniz hakkınızdaki efsaneye ne diyorsunuz?”


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir