15 Ocak Pazar 2017
Ana Sayfa / Deyimler / Sarı Çizmeli Mehmet Ağa Deyiminin Açıklaması Anlamı Hikayesi Kısa

Sarı Çizmeli Mehmet Ağa Deyiminin Açıklaması Anlamı Hikayesi Kısa

Sarı Çizmeli Mehmet Ağa Deyiminin Açıklaması

Sarı Çizmeli Mehmet Ağa Deyiminin Anlamı

Sarı Çizmeli Mehmet Ağa Deyiminin Hikayesi Kısa

Sarı Çizmeli Mehmet Ağa Deyiminin Öyküsü

SARI ÇİZMELİ MEHMET AĞA DEYİMİNİN ANLAMI

  • Kim olduğu, ne olduğu, nerede oturduğu belli olmayan.

SARI ÇİZMELİ MEHMET AĞA DEYİMİNİN HİKAYESİ

İzmir’in beylerinden biri, sabah erken kâhyasını çağırttı.

“Aydınlı Mehmet Ağa gelecek bugün bizi ziyarete. Treni öğleye doğru gelmiş olur. Onu istasyonda karşılayıp buraya getir,” dedi.

Kâhya, “Emrin olur beyim,” dedikten son­ra tam kapıdan çıkıyordu ki dönüp sordu: “Kusura kalma ama beyim, Aydınlı Meh­met Ağa’yı ben daha önce gördüm mü?” “Yok, nereden göreceksin?”

“Nasıl tanıyacağım o zaman?”

“Onu tanımayacak ne var canım? Uzun boylu, orta yaşlı, efe bıyıklı, sarı çizmeli Meh­met Ağa, görür görmez tanırsın.”

Faytona atladı kâhya, istasyona koştu.

Tren gelince inen yolculara dikkatle bakmaya başladı. İnenlerin çoğu uzun boylu, efe bıyıklı ve sarı çizmeliydi. Sarı çizme o günler­de çok modaydı çünkü.

O muydu, bu muydu derken, istasyon yavaş yavaş boşalmaya başlayınca telaşa kapıldı kâhya.

Madem tarife göre tanımak mümkün değil, gelen misafiri, adıy­la çağırayım o zaman, diye düşündü. Başladı bağırmaya:

“Sarı Çizmeli Mehmet Ağa! Aydın’dan gelen Sarı Çizmeli Meh­met Ağa!”

Yolcuların tuhafına gitmişti bu sesleniş. Bıyık altından gülerek birbirlerine fısıltıyla bir şeyler söylüyorlardı.

Bu fısıldayanlardan biri ötekine:

“Bu adam kimi arıyor acaba?” diye soruyordu.

Öteki de gülerek:

“Kimi olacak?” diyordu, “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa’yı arıyor!”

Kâhya, aradığı kişiyi buldu mu bilinmez ama “Sarı Çizmeli Meh­met Ağa” deyim olup bugünlere kadar geldi.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir