22 Ocak Pazar 2017
Ana Sayfa / Sınav Soruları / Diksiyon ve Hitabet / Seçmeli Diksiyon ve Hitabet Dersi Yazılı Soruları ve Cevapları
Yazılı Soruları ve Cevapları

Seçmeli Diksiyon ve Hitabet Dersi Yazılı Soruları ve Cevapları

Seçmeli Diksiyon ve Hitabet Dersi Yazılı Soruları ve Cevapları

1. Aşağıdakilerden hangisini yapmak ifadeyi kuvvetlendirmeye varamaz?

A) Duygu ve düşüncelere uygun tonlama yapmak

B) Uygun yerde duraklama ve ulama yapmak

C) Gerekli yerlerde uygun vurgulama yapmak

D) Türkçenin söyleyiş özelliklerine uymak

E) Konuşmayı olabildiğince hızlı yapmak

2.

İyi bir romancı ya da hikâyeci, üslubuyla hayal gücümüzü harekete geçiriyor, bizi başka bir dünyaya götürüp o dünyada yaşatmayı başarıyorsa, iyi bir konuşmacı da kullandığı sözcüklerle, ses tonuyla vurgulama ve tonlamalarıyla beynimizde bir resim çizer. Ya da söyledikleri bir film şeridi gibi beynimizdeki hayal perdesinden geçer. Bu görüntü zen­ginliği, konuşmacının konuşma malzemelerini kullanabilme yeteneği ve bilgisiyle oran­tılıdır.

Yukarıdaki parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Sözcük seçiminin doğru yapılması konuşmanın niteliğini arttıran etkenlerdenir.

B) Yazılı bir metnin etkisi hiçbir zaman bir konuşma metni gibi olamaz.

C) iyi bir konuşma metni de iyi bir roman ve hikâye gibi hayal gücünü tetikler.

D) Vurgu ve tonlamaları yerinde yapmak konuşmaya olumluluklar kazandırır.

E) Yazılı bir metinde de bir konuşma metninde de anlatım tarzı metnin etkileme gücü­nü belirler.

3. Yeşil bir ova kenarında, sırtım rahat bir dağa vermiş, ayaklarını coşkun bir nehre uzat­mış, bacalarının dumanını tüttürerek çınar gölgesinde dinlenen hoş bir ilçeydi burası. Yukandaki parçada kaç yerde ulama vardır?

A)1    B) 2    C) 3    D) 4    E) 5

4. Ben, “ana dilimi” doğru konuşmayı gerçekten annemden öğrendim. Elbette, önce ku­laktan: Annem, zaman buldukça bana kitap okurdu. Sadece kelimeleri doğru telaffuz etmekle kalmaz, vurgularına ve tonlamasına da özen gösterirdi. Benim okumayı sök­memle birlikte, rollerimiz değişti: Annem, bana gazete başlıklarını okutup hiç üşenme­den hatalarımı düzeltmeye başladı. Başlıkları doğru okuyabilirsem haberin ayrıntılarına geçerdik. Sanki bilmeden, beni ileride seçeceğim spikerlik mesleğine hazırlıyordu.

Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Doğru, güzel ve etkili konuşmak sadece kelimeleri doğru telaffuzu etmekle sınır­landırılamaz.

B) Diksiyon eğitimi çocukluktan başlanarak aile tarafından verilmelidir.

C) Güzel, doğru ve etkili konuşmak için iyi bir dinleyici de olmak gerekir.

D) Diksiyon eğitimi sadece eğitim kurumlarınca verilmelidir.

E) Spiker olmak isteyenlerin en başta ana dillerini doğru, güzel ve etkili konuşmaları gerekir.

5. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yere uygun sözcüğü yazınız.

Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı ola­rak yapılan baskıya. denir.

Cümle içinde ses yüksekliğini değiştirerek anlatıma düşünce, duygu, durgunluk, sertlik ve yumuşaklık gibi anlam ayrıntıları yüklenmesine…….. denir.

6. Aşağıdaki yargılar doğru ise (D) yanlış ise (Y) yazınız.

  • “Korkmadım” sözcüğünde vurgu “ma” eki üzerindedir. ( )
  • “Yıllarım balıksız bir deniz gibi, boş akmakta.” cümlesinde vurgu yükleme en yakın öge olan “boş”un üzerindedir. ( )

7. Ünlü filozof ve hatip izokrates, bir diksiyon-hitabet okulu açar. Sanatlı, etkili, güzel konuşmak isteyen her yaştan insan bu okula kaydolur. O arada, her yerde, ulu orta, hiç düşünmeden konuşan bir genç de; “Acaba burada ne öğretecekler? Ben zaten konuşu- yorum(l) ama gene de şu işin inceliklerini bir öğrenelim, bakalım…” diyerek kurslara kaydını yaptırmak üzere, okula başvurur. İzokrates, ondan iki misli para ister. Genç adam, bunun sebebini sorduğunda, İzokrates şu son derece ilgi çekici cevabı verir: “Sizden iki misli parayı, bilerek istiyorum. Çünkü bu paranın birinci kısmı ile size sus­mayı, düşünmeyi; ikinci kısmı ile de düzgün konuşmayı öğreteceğim!”

Aşağıdaki sözlerden hangisi İzokrates’in geveze adaya vermek istediği mesajla çeli­şir?

A) Konuşmak yaradılıştan, susmak akıldan gelir.

B) Bilge konuşur, susmaz.

C) Konuşmak bir ihtiyaç, ama susmak sanattır.

D) Konuşmak iyidir ya, susmaksa daha iyi; aşırıya kaçınca kötüdür ikisi de.

E) Konuşma sanatı, susmalardan ve ustaca sözlerden ibarettir.

8. Aşağıdaki sözcüklerden hangisi vurguya göre farklı anlamlara gelebilen eşsesli bir sözcüktür?

A) düşünce    B) çalışmak    C) şeker    D) görünüş    E) canlı

Güz

Sonunda buluşmasıdır Ağacın altında,

Uzak dallarda

Yaz boyu bakışıp duran

İki yaprağın

Şahin Taş

Yukarıdaki şiirdeki ulamanın telaffuzu aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak ve­rilmiştir?

A) aac-ın-al-tm-da

B) aa-cı-nal-tm-da

C) aa-cın-al-tın-da

D) a-a-cı-nal-tm-da

E) aa-cmal-tın-da


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir