? Sessiz Bir Dayanışma Kitap Özeti | Evvel Cevap
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Sessiz Bir Dayanışma Kitap Özeti

Sessiz Bir Dayanışma Kitap Özeti

Sessiz Bir Dayanışma Kitap Özeti

On dört hikâye. Bir fabrika işçisinin düğünüyle gerdek gecesi Küçük Şehrin Soğuk Geceleri’ndedir. İkinci hikâye Yunus İle’de genç bir baba, Alman annesi Almanya’ya gitmiş altı yaşındaki oğlu Yunus’u bir ilkokul öğretmeni hanıma bırakmıştır. Üç yıldır tutuklu gencin (Yunus’un babasının)
sevgilisidir öğretmen. Kazaya Uğrayan Mutluluk’ta bir özel otomobil, karayolunda bir köylü çocuğunu çiğner. Çocuğun öldüğünü gören yakınları otomobile koşmaktadırlar ki, otomobildeki kadınla erkek, ırgatların gazabından korkmuş, arkadan gelen otobüse atarlar kendilerini. Otobüs şoförü uygun ânı kollar, otobüsü sürer ve kaza yapanları alıp götürür. Küçük Bir Burjuvanın Acıları annesiyle yalnız yaşayan, hiç evlenmemiş, emekli bir bayan öğretmenin anılarıdır. Sessiz Bir Dayanışma hikâyesinde bir Karadeniz kasabasından İstanbul’a evlatlık götürülen on yaşlarında bir kızın, tanımadığı bir hemşerisine duyduğu yakınlık, yol alan otobüste, ikisi arasında sessiz bir dayanışma olur. İhanetin Resmi’nde tutuklu bir genç geçmişi anıyor, çıkardıkları dergideki arkadaş beraberliklerini anımsıyor. Bir banliyö treninde oniki onüç yaşlarında iki çocuğun konuşmaları (Portakal); eskiden kamyon parçalarından yapılmış dükkânında bir kundura tamircisi olan, şimdi bir ticarethanede odacı Amca; bir senaryo yazarının Güler’i İzmir’de görüşü, gezmeleri, evlenme niyetlerinin gerçekleşememesi (annesi hasta Güler, kardeşlerine bakmaktadır, üç yıl falan sonra belki evlenebilirler); bir pazar günü parkta zararsız bir delinin uyandırdığı ilgi, merak ve sonunda sıkıntı (Ayçiçeği); 14 Mayıs Anneler Günü’nde Anneler Derneği’nin iki yoksul gencin nikâhlarını kıydırıp çeyizlerini düzmesi (Annelerin Armağanı); İzmir’de İran Kraliçesi’ni karşılama törenine hazırlanan, tütün işçisi iki kardeşin, gece yağan yağmur dantelalı beyaz bluzun üstünde bir gölcük oluşturduğu için, bütün sevinçlerinin yok oluşu (Kraliçe Geliyor); öteki hikâyelerin konuları. Kitabın en çarpıcı hikâyesi Cemil başlığını taşıyanıdır: İki inşaat işçisi Cemil ve Ali, iki ay önce dağlarla çevrili uzak bir köyden gelmişler, o gün 23 Nisan törenini seyre çıkmışlardır. Gördükleri ilk geçit törenidir bu. Seyir sırasında bir kızın, arkasına dönüp Cemil’i görünce korkup bağırması, kalabalığı birden ayaklandırır. Erkekler bu ırz düşmanlarının peşine düşerler. Cemil ve Ali kanlar içinde kaçar, inşaata atarlar kendilerini. Üst kata çıktıklarında, paniğe kapılan Cemil “kötülük yapmadım,” diye bağırarak, kendini boşluğa bırakır; ölmüştür. Son hikâye Ne Güzel Dünya’da bir anne, kucağında bebeği, yanında onüç yaşlarında oğlu, bir bayram sabahı, Kadıköy’den Yakacık’a giden ilk otobüse binmişlerdir; yazar, genç kadının ürkeklik ve yalnızlığında, Ankara’da olduğu arife gününün hareketli yaşantılarını anımsar.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir