Sınıf Arkadaşları Roman Özeti

Sınıf Arkadaşları Roman Özeti

Ayşe, İşkodra’lı Mustafa Paşa konağına 1863’te onbir yaşında iken bahçıvan yamağı olarak girmiş, sonradan maliye şubelerinden birine tahsildar olmuş ve Paşa’nın hediye ettiği, Fatih’ten Cibali’ye inen Otlukçu Yokuşu’ndaki eve yerleşmiş İbrahim’in üvey kızıdır. İbrahim, ilk karısının ölümü üzerine dul bir kadınla
evlenmişti; Ayşe bu kadının kızıdır. Üvey baba, daha on dördünde iken Ayşe’yi ilk isteyene verir. Damat Abdullah, babası öldüğü için okula gidememiş, daha sonra annesi de ölünce büsbütün kimsesiz kalmış,yirmiiki yaşında bir kunduracıdır. Üvey babanın, Ayşe’nin boğazından, bakımından kurtulmuş olma sevinci uzun sürmez. Aradan sekiz sene geçmemiştir ki, Birinci Dünya Savaşı patlar (1914). Kunduracı Abdullah askere alınınca, henüz ilkokula başlamış, yedi yaşındaki tek çocuğu Süleyman’la yalnız ve desteksiz kalan Ayşe, tekrar cimri üvey baba evine dönmeye mecbur olur: Askerdeki kocası Abdullah’ın bir teyzesi, bu teyzenin biri doktor, biri kaptan iki oğlu varsa da, varlıklı aile Ayşe’yi ve Süleyman’ı korumamışlardır. 1918 yılında üvey baba, altmışaltı yaşında ölünce, hep kilitli tuttuğu kilerin, karısından, üvey kızıyla Süleyman’dan kaçırılmış, esirgenmiş yiyeceklerle dolu olduğu görülür. Açlık tehlikesinin uzun bir süre için önlenmiş olması, ailenin en büyük mutluluğudur. Bir ara Abdullah, Musul’a gidecek olan kıtası İstanbul’da konaklarken iki geceliğine, eve izinli gelir. 1918 baharında üç gün üç gece sürmüş Fatih yangınında evleri yanınca büyükanne çıldırır, akıl hastanesine kaldırılır. Ayşe, oğluyla yerleştirildiği Fatih medreselerinden birinde bir hafta kadar kaldıktan sonra Horhor’da eski mahallesinde iki odalı bir kira evi bulur, çocuğuyla oraya taşınır. Daha önce darda kalıp sattığı kendi evinden artma birkaç kuruşla daha bir süre geçinecektir. Kapalıçarşı’da yağlıkçılara dikiş diker, derken kocası Abdullah’ın Musul’da öldüğü haberini alır. Acılı günlere geleceğin ümidiyle katlanan Ayşe, yetim oğlunu okutur: Süleyman, İstanbul Sultanî’sini (1925), sonra da Edebiyat Fakültesini bitirip Kayseri Lisesi edebiyat öğretmenliğine atanır. • Birinci Dünya Savaşı ve Mütareke yılları İstanbul’unun orta halli aileler için dahi çetin hayatından sert kesitler veren romanın adı, arada ayrı bölümler halinde Süleyman’ın onüç sınıf arkadaşının hayatlarını da anlatmasından geliyor. Süleyman’ın Kayseri’deki hayatı, yazarın Havada Bulut Yok (1951) isimli ikinci romanına konu olmuştur.


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. türk çocu dedi ki:

    M.ustafa Kemal .Atatürk

BİR YORUM YAZ