26 Mart Pazar 2017
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Tanığın Biri Oyun Kitabı Özeti

Tanığın Biri Oyun Kitabı Özeti


Tanığın Biri Oyun Kitabı Özeti

On hikâye. Konularını yazarın başından geçmiş, ya da tanığı olduğu olaylardan ve olgulardan alıyor. İlk hikâye Giderken’de bir başkomiser tarafından sorguya çekilen, yirmisinde bir gencin karşılaştığı işkenceler açıklanıyor. Gözlerin Önünde hikâyesi, bir fabrika yönetimine başkaldırmış işçilerden birinin (Hayati Pınar), mahkemede birliği bozarak
, aleyhte tanıklık etmesini anlatıyor. Yargı Payı’nda mahkeme salonundaki daktilo kadın, sorgusu yapılan sanıkların ellerindeki değişmeleri, tepkileri izleyerek, onların iç yaşantılarını çözümlüyor. Makinede yargıcın kararını yazmaya hazırlanırken, daktilo, verilmiş yargıda kendisinin de payı olduğu kanısındadır. Rapor hikâyesinde, eskiden emniyet memuru olan kahraman “Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Fırka dönemlerinden gelme büyük zincirin halkalarını kenetlemek için” tüccar, rantiye, avukat vb. yedi kişiyle bir yazıhanede, yirmi yedi yıllık bir doktoru bekler; doktor gelir, konuşurlar. Kurucu, yönetici durumundaki yaşlı doktorun politikadan ne beklediğini, hikâye kahramanı doğru dürüst anlayamamıştır; bu yüzden de “Ne yazacağım İzmir’e ben şimdi?” sorusunun kararsızlığını yaşar. Göl Kıyısındaki Toprak hikâyesi, göl suları çekilince kıyıda kalan yüzlerce dönümlük verimli toprağa yıllar yılı sahip çıkan İsmail’e ve İsmailgiller’e karşı, topraksızların bilinçlenmesinde, işlemek üzere onların da bir dönüm toprak edinme savaşlarında bir öğretmenin olumlu katkıları üzerine kurulur ve sonunda yargıç, mahkemeye verilen öğretmeni, hareketinde suç görülmediği kararıyla serbest bırakır. Olaydan Önce hikâyesinin ilk bölümünde, İşçi Partisi üyelerinden, evvelce tutuklanmış bir genç, bir dağbaşında toprak işçileriyle görüşmeye, onları uyarmaya giderken kendi iç dünyasını açıklar; ikinci ve üçüncü bölümlerde ise, ilçeden aldıkları telefon emri üzerine, güneşin altında iki saat yol yürüyen bu genci yeniden tutuklamaya giden, uzatmalı iki jandarma çavuşunun, birbirlerinden ayrı, birbirine karşıt duygular içinde bu görevi nasıl yorumladıkları açıklanır. Sonraki hikâyede on dokuzunda tutuklu bir genç, cezaevinde çağrışımlarla yüklü İlk Gecesi’ni anlatıyor. Dışa Vuran hikâyesinde kırk üçünde, bekâr Selahattin Arif, içkili gecelerinden birinde, ömrünün muhasebesini yapar: Yargıçtır; yargılanmaktansa yargılamayı seçmiş olmanın ezikliği içinde, kaderleri incelediği dava dosyalarına bağlı sanıkların kınayan gözleri ve davranışlarıyla sarılıdır çevresi. Yangın hikâyesinde, kapatıldığı hücrede bir genç, kurtulunca, tutukluluk gecelerini yazmayı tasarlar, kâbuslar içinde dehşete düşer, yangın var çığlıklarıyla hücrenin kapısını yumruklar. Çıkınca yazabilirse, hücrenin kapısını açan polisin de yüzünü unutmamalıdır. Son hikâye Öteki Üye’de İşçi Partisi İlk Haysiyet Divanı başkanı Kemal Balkanlı, sosyalist ahlâk şöyle dursun, namuslu bir kişi ahlâkından bile yoksun, çıkarcı bir adamdır. Tek çocuklarını zar zor okutan, dar gelirli kiracılarının kirasına elli lira zam istemekle, iç yüzünü açıkça belli eder.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir