24 Ocak Salı 2017
Ana Sayfa / Edebiyat / Yeni Türk Edebiyatı / Tanzimat Döneminde Gazetecilik ve Özellikleri

Tanzimat Döneminde Gazetecilik ve Özellikleri

Tanzimat Döneminde Gazetecilik ve Özellikleri

Tanzimat Dönemi Gazeteciliği Hakkında Bilgi

Tanzimat Döneminde Gazeteciliğin Özellikleri Maddeler Halinde

Osmanlıdaki değişim sürecinin gelişmesi ve yerleşmesinde gazetecilik faa­liyetleri oldukça önemlidir. Modernleşmenin en önemli araçlarından olan gazete, ilk olarak 1831 yılında Takvim-i Vekayi adıyla çıkar. “Genellikle resmi haberleri yayınlayan gazete’de, kişisel düşünce ve görüşler fazla önemsenmediğinden Sultan’ın ziyaretleri, nişan törenleri, Asakir-i Muhammedi’deki ilerlemeler, askerlik eğitimi, iç isyanların bastırılması ve Avrupa’daki bilimsel gelişmelerle ilgili ha­berlere daha öncelikli yer verilmektedir.” (Korkmaz, 2005: 26) Değişimi gazete boyutunda başlatan Takvim-i Vekayi, önemli bir zihniyet değişimini belgelerken; kendinden sonraki süreci de etkileyip, yol gösterir. “1826-1839 yıllarına nispetle daha müsait bir havada çıkan “Ceride-i Havadis” (Tanpınar, 1988: 146) William Churchill tarafından çıkarılır. “İlmi, ahlaki ve edebi içeriğiyle her ne kadar vak­tin “üdeba”sını başına toplasa da; gazetenin asıl amacı; İngilizlerin ekonomik ve siyasi çıkarlarına yönelik bir kamuoyu oluşturmak idi. Zira 1830-1837 yıllan arasında İstanbul’da İngiliz elçiliği yapmış olan David Urguhard, yaptığı araştır­malar sonucu; zengin hammadde kaynaklan ve geniş bir pazara sahip Osmanlı İmparatorluğu’nun İngiliz çıkartan için yararlı olacağını Kraliyet ailesine rapor etmişti.” (Korkmaz, 2005: 26)

Türk gazeteciliği kısa sürede gelişir ve zenginleşir. Özel gazetecilikte ilk ha­şan Şinasi ve Agâh Efendi’nin 1860 yılında Tercüman-ı Ahval’i çıkarmalandır. Çeşitli dergi ve gazetelerin çıkarıldığı bu dönemde öne çıkan,Tasvir-i Efkar (1862) : Şinasi Muhbir (1866): Ali Suavi İbret (1871): Namık Kemal Devir (1872): Ahmet Mithat Efendi Bedir (1872): Ahmet Mithat Efendi Hadika (1872): Ebuziya Tevfik Sabah (1876): Şemseddin Sami Tercüman-ı Hakikat (1878): Ahmet Mithat Efendi İkdam (1894): Ahmet Cevdet

gibi gazetelerin yanında Muhip (1867), Terakki (1868), İstikbal, Sadakat ve Vakit (1875) gibi diğer gazeteler yer alır. “İlk haber gazetesi, Ruzname-i Ceride-i Ha­vadis (1864) ve ilk meslek gazeteleri, Mecmua-i Fünun (1862), Takvim-i Ticaret (1865), Mecmua-i Maarif (1866), Mecmua-i Ulum, Sıhhatnüma ve Tuhfetü’l- Tıb (1867); Şark (bankacılık, maliye, ekonomi gazetesi; 1874), Vasıta-i Servet (fenni ziraat, baytarlık; 1878), Ziraat (1880); ilk günlük gazete Terakki (1868) bu konuda ilk akla gelen gazete ve dergilerdir.” (Özdemir, 2007: 14) Bu gazete ve dergilerle birlikte, Namık Kemal ve Ziya Paşa’mn 1868 yılında Londra’da kur­dukları Hürriyet adlı gazete halka yararlı bilgiler vermek, halkın fikirlerini yan­sıtmak ve sorunlara duyarlı bir topluluk oluşturma sürecinde üstlendikleri roller bakımından oldukça önemlidir.

Basın hayatında mizah içerikli yayınlar da görülür. Mizah içerikli yayınlar, ilk olarak gazetelerin hafta sonu ekleri olarak verilmiştir. Eklerin ilgi görmesi be­raberinde eklerdeki gelişme ve çeşitlilik sürecini oluşturmuştur. “Terakki (1868) gazetesinin Letaif-i Asar adlı haftalık mizah eki, bu konudaki ilk uygulamadır. Gerçek anlamda Osmanlı’daki süreli ilk mizah yayım ise, 1869 yılından itiba­ren Teodor Kasap tarafından çıkarılmaya başlayan Diyojen gazetesidir. Kısa süre çıkan Çıngıraklı Tatar’ın aksine Latife (1873) adlı mizah gazetesi, her sayıda yayımladığı karikatürlerle oldukça ilgi görmüştür. Şafak, Kahkaha’nm (1874) he­men ardından Mehmet Tevfik (Çaylak Tevfik) Bey’in çıkardığı Geveze, Meddah (1875) ve Çaylak (1876) adlı mizah gazeteleri okurlarıyla buluşmuştur. Halit Bey de, Tevfik Bey gibi, kent kökenli Türk halk tiyatrosunun bir diğer geleneğinin adım kullanmış ve Karagöz adlı mizah gazetesini çıkararak, sözlü kültürle bağlan bulunan kesimlere hitap etmeye çalışmıştır.” (Özdemir, 2007: 16)

Gazeteler aracılığı ile roman, öykü, eleştiri, mizah ve tiyatro gibi türlerde ter­cüme bölümler ve telif eserler yayınlanarak yenileşme sürecine önemli katkılar sağlanır. “19. asrın son çeyreğinde yayın hayatına katılan kadın, çocuk ve mizah ve magazin gazete, gazete eki ve dergileri, son asır eril bakış açısı egemen Os­manlı toplumsal düzenini ve dolayısıyla da eğlence dünyasını etkilemiştir. Yeni dönemde kadınlar ve çocuklar da önemsenmeye, okur kitlesi olarak kabul edil­meye başlanmıştır. Erkek egemen Osmanlı kentli toplumsal düzeninde, bu tür süreli yayınlarla yavaş da olsa değişmeler ortaya çıkar.” (Özdemir, 2007: 15) Ge­lişmeler beraberinde yeni bir edebiyatın temellerinin oluştururken, aynı zamanda topluma yeni bakış açısı kazandırır. Bu bakış açısıyla şekillenen yeni zevkler ve ihtiyaçlar, beraberinde değişen bir yaşamı ve eğlence kültürünü oluşturur. Basın yoluyla tanınan ve toplum tarafından benimsenen Batı eğlence hayatı ve kültür öğeleri toplumumuza yerleşmeye başlar.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir