15 Ocak Pazar 2017
Ana Sayfa / Edebiyat / Edebi Sanatlar / Tenasüp Uygunluk Sanatı Nedir, Özellikleri ve Örnekler
Söz Sanatları

Tenasüp Uygunluk Sanatı Nedir, Özellikleri ve Örnekler

TENÂSÜP / MÜRÂAT-I NAZİR

Tenasüp Uygunluk Sanatı Nedir, Özellikleri ve Örnekler

Uygunluk. Divan şiirinde anlam bakımından aralarında çe­şitli ilgiler bulunan iki veya daha fazla kelimeyi tezat olmaksı­zın bir araya getirme sanatı. Türk şiirinde sevilerek kullanılmış bir sanattır.

********************

Tenasüp Sanatı Örnekleri

Mest oluptur çeşm ü ebrûnun hayâlinde imâm

Okumaz mihrabda bir harf-i Kur’an’ı dürüst 

Ahmet Paşa

Ahmet Paşa’ya göre imam sevgilinin gözlerine ve kaşlarına benzeyen mihraba bakarak mest olur ve Kur’an-ı Kerim’i doğru dürüst okumaz. Bu beyitte “okumaz”, “mihrâb” “Kur’an” ve “imam” sözcükleri arasında din ve ibadetle ilgili olmasından dolayı tenasüb sanatı yapılmıştır.

********************

Pek taze penbe tenlere benzer bu taşları

Yontarken eski Bergama heykeltraşlan

Kemal Beyatlı, Kendi Gök Kubbemiz

Yahya Kemal, heykelleri canlı bir vücuda benzeterek “taş” (mermer) sözcüğü etrafında yontmak ve heykeltraş sözcükleri­ni kullanarak çok güzel bir tenasüb sanatı yapıyor.

********************

Dil Ferahnâk olmak ister hikmetin Uşşâk bilir

Geçti Kûrdi’den Hicâz’dan bulmadan bir gün rehâ

İsfehân’da Rast gelirsen bir Acem, Bestenigâr

Koş hemân Kânuna, bidâr, eylesün bâd-ı sabâ

Fevzi Kut, Şair Tabipler

Bu şiirde müzik makamları ve aletleri kullanılarak tenâsüb sanatı yapılmıştır. Aynı zamanda bu sözcükler iki anlamda kul­lanılarak tevriye sanatı da yapılmıştır.

********************

KİTABE

Gemalmaz lsmâil Efendi’ye

Ah..Gem almaz o lsmâil Efendi câc kim

Rıhleti cümle eltibbâsını nâlârı etti

Yetmişinde maraz-ı kalp ile şâha kalkıp

Gemi aldı azıya cennete dört nala gitti.

Sami Mortan, Şair Tabipler

Sami Mortan, bu şiirde atla ilgili “gem almaz”, “şâha kak­mak” ve “gemiyi azıya almak” gibi deyimleri aynı şiirin içinde kullanılarak tenâsüb yapmıştır.

********************

Gün bitti ağaçta neş’e söndü.

Yaprak âteş oldu, kuş da yakut.

Yaprakla kuşun parıltısından

Havuzun suyu erguvâne döndü

Ahmet Haşim, Bütün Şiirleri

Ahmet Haşim bu şiirde ağaçlala ilgili “yaprak” ve “kuş” gi­bi sözcükleri birarada kullanılarak tenâsüb sanatı yapmıştır. Ay­rıca havuzla ilgili olarak ve ‘erguvan’, ‘yaprak’, ‘kuş’ ve ‘ağaç’ sözcükleriyle ayrı bir tenasüp sanatı yapılmıştır.

********************

O âşıkane terânen ki bin bahâra değer

Gıdâ-yı ruhu mudur gûlistânı ey bülbül

Muhyiddin Raif Yengin, Edebiyat Lûgatı

Muhyiddin Raif Yengin, “bahar”, “gülistan” ve “bülbül” sözcüklerini bir arada kullanarak tenasüp sanatı yapmıştır. Ay­rıca “bülbül”, âşık anlamında kullanıldığı için açık istiare sana­tı vardır. Ayrıca bülbülün şarkı söylemesi kişileştirmeyle ilgili­dir.

********************

Kentleri ve kasabaları ve köyleri çevirdik senin adına

kapıları tutmaktan artılı herkesin nasır oldu elleri

Turgut Uyar, Büyük Saat

Turgut Uyar, kent, kasaba ve köy sözcüklerini aynı dize içe­risinde düzenli bir şekilde kullanarak teasüp sanatı yapmakla birlikte halka bir göndermede bulunur. Yani, köyler, kasabalar ve kentler hep halk içindir.

********************

Gûn doğumundan gün batımma kızardı bahçe

Bir bir leylâk nergis lâle ve sümbül düştü

Sezai Karakoç, Gün Doğmadan

Sezai Karakoç, bahçede yatişen , “leylâk”, “nergis”, “lâle” ve “sümbül” gibi çiçek isimlerini /sözcükleri araya getirerek te­nasüp sanatı yapmıştır.

********************

Esmerdi, sanşında, beyazdı, kumraldınız;

Sımsıcak mektuplarda, şiirlerde kaldınız

Mehmet Çınarlı, Zaman Perdesi/145

Mehmet Çınarlı, sevgililerin esmer, sarışın, beyaz ve kum­ral gibi sima/yüz renklerini bir araya getirerek tenasüp sanatı yapar.

********************

Tanzimat meşrutiyet mütereke istiklal

Aranır mı hak hukuk insan sokakta kaldı

Mustafa Miyasoğltı, Şiirler

Mustafa Miyasoğlu, Türk siyasal hayatında dönüm nokta­ları olan “Tanzimat”, “Meşrutiyet”, “Mütareke” ve “İstiklal” sözcüklerini aynı dize içerisinde kullanarak siyasal içerikli bir tenaasüp sanatı yapar.

********************

Yolların parçalanmış heykelleri

Erguvan, gül ya da lâle

aynadan, esir oldukları hale

yoldaştır, kimsesiz ay ve gece

Yıldızlarla kayan yolların kokusu

Osman Hakan A., Yol Şarkıları

Osman Hakan A., “erguvan, gül, lâle” gibi arkaik şiirin en güçlü çiçeklerini bir araya getirerek kendi dil ve üslubuna ait çok nefis bir tenasüp sanatı yapar. Bu çiçeklerin esir ve yoldaş olmaları ise kişileştirmeyle ilgili bir durumdur.

********************

Diğer söz sanatları için konu başlıklarına tıklayınız…

TEŞBİH                  

İSTİARE          

MECAZ                    

MECAZ-I MÜRSEL

KİNAYE                  

TARİZ

İSTİHDAM

TEZAT

TEVRİYE           

TECAHÜL-İ ARİF                 

MÜŞAKALE

TEŞHİS                    

İNTAK

HÜSN-İ TALİL      

MÜBALAĞA

TEKELLÜM-İ RUHİ

NİDA                   

TERDİD                    

KAT’

RÜCU                        

İLTİFAT

TEKRİR                      

TEDRİC

İSTİFHAM                

TELMİH

İKTİBAS                      

MUAMMA

LÜGAZ                        

MÜLEMMA

İRSAL-İ MESEL        

İHAM

TENASÜP                    

LEF Ü NEŞR

SİHR-İ HELAL          

İBHAM

TEHZİL                        

CİNAS

SECİ

İŞTİKAK                      

İADE

AKİS                              

AKROSTİŞ

LEBDEĞMEZ              

ALİTERASYON

TARİH DÜŞÜRME



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir