28 Mart Salı 2017
Ana Sayfa / Şiir / Tevfik Fikret Dün Gece Şiirinin İncelemesi Tahlili Açıklaması

Tevfik Fikret Dün Gece Şiirinin İncelemesi Tahlili Açıklaması


Tevfik Fikret Dün Gece Şiirinin İncelemesi 

Tevfik Fikret Dün Gece Şiirinin Tahlili 

Tevfik Fikret Dün Gece Şiirinin Açıklaması

Tevfik Fikret’in Meşrutiyetin ilanından önce yazdığı son şiir olan ‘Dün Gece’ muhtevası itibariyle bu yıllarda yazılmış diğer şiirlerle birleşir. Sadece karanlığa müsbet bir anlam yüklenmesiyle ilgili olarak, anlatımda beliren bir farklılık söz konusudur ki bu da sadece şiirin ilk bölümünde vardır.

Şair; gece vakti, denizin karşısındadır. Karanlık, gündüz hayatının bütün kirlerini örtmüştür ve örtmektedir. Fikret; denizden, sularını göndererek insanı, insan hayatındaki kirleri temizlemesini ister:

“Gönder şu paslı çehreyi silsin, biraz temiz Bir yüzle belki bir iki gün süslenip hayat İğrenmez âdemoğlunu gördükçe kâinat Gönder, şu dalgalar yıkasın şeyn-i hilkati…”

Denizi güzel fakat; hissiz ve vazifesiz bulan şair ondan böyle bir istekte bulunamayacağını anlar.

Şiirin ikinci bölümünde şair,böyle muhteşem gecelerde denizin nasıl bir org gibi titreyerek inlediğini anlatır. Sonra o sırada görülen manzaranın tasvirine girişir: Sahil uyuyan karanlık bir kütle halindedir, ufuk abustur. Gök bulut ve gölgelerle doludur.Deniz, bunların aksettiği bir yerdir. ‘Gergin kanatlarıyla büyük birer kartal gibi olan bulutlar, denizin dalgalı yüzeyinde parça parça yüzer, titreşir, söner.

Manzaranın bu şekilde tasviri, hem şairin kederli ruh halini hem de bir beklenti içinde olduğunu göstermektedir. Nitekim şiirin son mısralarında, denizin yüzeyinde yansıyan ve sönen bulutların, şaire zulüm ve zillet önünde intihar eden yüce emelleri hatırlattığını görürüz:

“Gönlüm sanır: Emelleri …Ulvî, küşâde-per Mağrur,azîm emelleri kalb-i hamiyyetin Pîşinde intihar ediyor zulm ü zilletin !”

Tevfik Fikret, üzüntülü, bezgin, beklentileri, umutları yok olan bir insanın duyuş tarzını ortaya koyduğu şiirini bu mısralarla bitirir.

Fikret; Meşrutiyet’ten önce yazdığı ama Tarih-i Kadim dışında hiçbirini yayımlamadığı şiirlerde tasvir gücünü, musiki duyuşunu o devrin sıkıntılı yapısı üzerine hissettiklerini ve kendi mizacı ile çevrelediği fikir dünyasını ortaya koymuş ve bu şiirler gizli de olsa o dönemde elden ele dolaşıp fikirlerde özellikle de duygularda hareketlenmelere sebep olmuştur.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir