? Tevfik Fikret Hayat Şiirinin İncelemesi | Evvel Cevap
Ana Sayfa / Şiir / Tevfik Fikret Hayat Şiirinin İncelemesi Tahlili

Tevfik Fikret Hayat Şiirinin İncelemesi Tahlili

Tevfik Fikret Hayat Şiirinin İncelemesi

Tevfik Fikret Hayat Şiirinin Tahlili

Rübâb-ı Şikeste’nin Haluk’un Defteri’nden başlıklı bölümünde ilk şiir olarak yer alan Hayat; Tevfik Fikret’in, Gayyâ-yı Vücud’da vücûd kavramı etrafında hayata, varoluşa bütünüyle kötümser bir bakış açısıyla yaklaşmasına benzer şekilde ‘vücud’yerine ‘cemiyet’ ve ‘beşeriyet’ kavramları etrafında aynı kötümserliği sürdürdüğü bir şiir olarak dikkat çekmektedir. Şiirin ilk bölümünde şair, oğlu Haluk’a ‘bugün’ hayatı; birbirini takip eden karanlık ihtiyaçlar; saadeti; gafil, aldırışsız bir çürüme, yok oluş, iştiyâkı ve teneffüsü; yorgun, kuru bir sürü ‘ah!’olan bu cemiyetin; ‘bugün’ zehirlerinin mutlu derinliğinde yüzen, doğan çocuğundan terane beklerken figan duyan ‘beşeriyet’in ne olduğunu, bilip bilmediğini sorar.Sonra oğluna, bu sorunun cevabını vermek için, ondan ‘mâi safhaya’ yani denizin yüzüne bakmasını ister.Onu, denizin derinliğine fırlattığı takdirde, çırpınacak,ağlayacak fakat ‘zavallı kollarının’ hükmü olmadığı için kurtulamayacaktır.İşte ‘ömr-i beşer’ budur.

Şiirde, Fikret’in daha önce yazdığı bir çok şiirde tekrarlandığını gördüğümüz bir anlatım tarzı mevcuttur: Önce belirli fakat; soyut bir fikrin, kavramın ifade edilmesi, sonra onun bir örnekle açıklanması, somutlaştırılması. Ama; bu, şiirde bu çelişki arz eden bir husus olarak bulunmaktadır. Şair oğluna; cemiyetin cemiyetin ve beşeriyetin ne olduğunu bilip bilmediğini bu iki kavramı olumsuz sıfatlarla nitelendirerek sorduktan sonra, yine kendisinin verdiği cevapta beşer ömrünün ne olduğunu onu denize teşbih ederek anlatmaktadır. Dolayısıyla şiirdeki çelişki, verilen cevabın sorulan soruya tam olarak karşılık gelmemesi olarak ifade edilebilir. Bu çelişki, şairin tekrar etmek suretiyle vurguladığı ‘bugün’ kelimesi dikkate alındığı takdirde ortadan kalkmaktadır. Şair bugünkü cemiyet ve beşeriyeti beğenmemekte, dolayısıyla böyle bir cemiyet ve beşeriyet içinde insan ömrünün, zoraki bir yaşantı, bir düşüş, bir boğuluş olacağını anlatmak istemektedir.

Şair, şiirin son bölümünde ümitten bahsederek, kendi bakış açısındaki kötümserliğin oğluna sirayet etmesini önlemek ister:

Hayır, bu zehrime sen varis olma evladım;

Yarın ümid ediyorlar ki bir genişçe adım Bir atlayış – ne diyorlardı pek de anlamadım

Hayatı kurtaracak

Beşer, bu şimdi muazzeb sürüklenen meflûc Adım adım edecek zirve-i halâsa urûc…

İnan Halûk, ezelî bir şifâdır aldanmak!

Beşerin adım adım kurtuluşa ereceği umudunu oğluna vermek isteyen şair, aslında bu umudun bir aldanıştan ibaret olduğunu ifade eder. Fakat aldanmak “ezelî

bir şifadır”.Gayya-yı Vücud ‘da soyut bir kavram ‘vücud’ söz konusu edilirken, bu şiirde somut bir kavram olan cemiyet ve beşeriyetin yer alması; Tevfik Fikret’in şiirinde bundan böyle toplumsal hayatın ve toplum meselelerinin daha fazla yer alacağını adeta haber vermektedir.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir