21 Ocak Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Edebiyat / Edebi Sanatlar / Tezat Sanatı Nedir, Özellikleri ve Örnekler
Söz Sanatları

Tezat Sanatı Nedir, Özellikleri ve Örnekler

TEZAT / ANTİTESE / KARŞITLIK

 

Birbirine zıt olan iki düşünce hayal veya duyguyu bir arada söylemektir . Hem divan şiirinde hem de Cumhuriyet şiirinde çok ça kullanılan bir sanattır.

********************

Tezat Sanatına Örnekler

Ezelden şah-ı aşkın bende-i fermaniyüz cana

Muhabbet mülkünün sultan-ı ali-şanı yüz cana

Fuzuli

Fuzuli mısralar arasında anlam bakımından tezat sanatı yapar . Şair birinci dizede kendisini ‘köle’ olarak takdim ederken ikinci dizede ise ‘sultan’olduğunu söyleyerek tezat sanatı yapar.

********************

Zahid hayal eder bizi meyhane zındığı

Bilmezki sen ve ben hepimizdir tapındığı

Yahya Kemal Beyatlı Kendi Gök Kubbemiz

Yahya Kemal ‘Zındık’ ve ‘tapınılacak varlık’ kavramlarını aynı beyitte kullanarak aralarında bir tezat sanatı oluşturmuştur . Zira ‘zındık’ , Allahı inkir eden anlamına gelirken ‘tapınılacak varlık’ ise Allah’a işarettir. Sun hepsinin tapındığı Allah’tır. O halde insanları “zındık” ve “zahid” olarak sınıflandırmak belki de doğru bir sınıflandırma değildir.

********************

 

Gerçi deryâ görüyor şimdi kemâl ehli seni

Bir içim su gibisin Behçet-i atşânımıza

Behçet Kemâl Çağlar, Benden İçeri

Behçet Kemal Çağlar, “derya” sözcüğünü suyu çok olan anlamında kullanırken, bir taraftan da “bir içim su” ifadesiyle tezat sanatı oluşturmaktadır.

********************

 

Neden böyle düşman görünürsünüz

Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Cahit Sıtkı Taraııcı, Bütün Şiirleri

Cahit Sıtkı, yıllar yılı kendisine dost bildiği aynaların düş­man görünmesine bir mana veremiyerek çok güzel bir tezat sa­natı yapar. Sanatçı bu tezat sanatını yaparken istifham sanatının imkanlarından da yararlamr.

********************

 

Bir kız vardı yok gibi öyle güzel

Oktay Rıfat, Örneklerle Edebiyat Bilgileri I

Oktay Rıfat, öyle güzel bir kızın varlığından söz ediyor ki, sanki bu kız güzelliğinin içinde koybolup / eriyip gitmiş. Bu genç kızın varlığı ve yokluğu tasavvuftaki Tanrı’nın varlığında yok olmayı çağrıştırıyor gibidir. Mutasavvıfların Tanrı’nın varlı­ğında yok olmaları, genç kızın fiziksel varlığının güzelliğinde yok olması arasında tezat sanatı bağlamında nefis bir örtüşme vardır.

********************

 

Nedir benim bu çilem

Hesap bilmem

Muhasebede memurum

Oktay Rıfat, Türk Şiir Sanatı

Oktay Rıfat, hesap bilmediği halde muhasebe memuru ol­masındaki çelişkiye dikkat çekerek tezat sanatı yapmakla kal­maz, toplumsal ve bireysel çürümelere de eleştirel bir yaklaşım­da bulunur.

********************

 

Evler ezer insanları dağ gibi,

Dışardan küçücük!

Çeket evler boynumuzdaki ipi:

Taşı develerce yük!

Behçet Necatigil, Bütün Eserleri

Behçet Necatigil, “dağlar”, “ev”, “deve” ile “küçücük” söz­cüğünün karşılığında insanı kastederek tezat sanatı yapar.

********************

 

Kendin karşı koydun yaptığın saraylara zindanlara tellere

Yine kendin kullan artık kendi yaptığın tüfekleri

Turgut Uyar, Büyük Saat

Turgut Uyar, insanların kendi yaptığı saraylara, zindanlara ve tellere yine kendisinin karşı koyduğunu söylerken tezat sa­natı yapar. Ayrıca insanların kendi yaptığı tüfekleri yine kendi­sinin kullanmasını önerirken ayrı bir tezat sanatı ortaya koyar. Bu beyitte çok şiddetli bir şekilde toplum ve bireylerin aleyhine çalışan insanlarla tarihsel hesaplaşmaya gidilir.

********************

 

Her gün arar, sorarsam akrabaları

Kırk yılda bir defa selam gelir bana

Bekir Sıtkı Erdoğan, Bir Yağmur Başladı

Bekir Sıtkı Erdoğan akrabalarını her gün arayıp sorduğu halde kendisine akrabalarından kırk yılda bir selam geldiğini beyan ederek insan ilişkilerini sorgulamakla birlikte tezat sana­tının da güzel bir örneğini verir.

********************

 

Bir kubbe boşluğunda yankılanır ayak seslerim

Soluk soluğa kaçan benim / belki kovalayan benim

Attila İlhan, Tutukluııun Günlüğü

Attila İlhan, kendisinin soluk soluğa birşeylerden kaçtığını ifade ederken belki kendisini kovalayanın yine kendisi olabile­ceğini vehmederek tezat sanatı yapar.

********************

 

Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

Aysel git başımdan seni seviyorum

Attila İlhan, Bela Çiçeği

Attila İlhan, Aysel’i hem sevdiğini söyleyerek hem de ba­şından kovarak güzel bir tezat sanatı yapıyor.

********************

 

Bir kubbe boşluğunda yankılanır ayak seslerim

Soluk soluğa kaçan benim / belki kovalayan benim

Attila İlhan, Tutuklunun Günlüğü

Attila İlhan, bir yandan soluk soluğa kaçarken bir yandan kendi kendisini kovalayarak tezat sanatının nirengi noktalarım yakalıyor.

********************

 

Ben gidip başıma belâlar aramışım

O kalıp Mevlâsını bulmuş

Attila İlhan, Sisler Bulvan

Attila İlhan, kendisinin gidip başına belalar aradığını, öte­kinin / ikinci bir kişinin (muhtemelen sevgili) ise kalıp Mevlâsını bulduğunu söylerken tezat sanatım kullanır.

********************

 

Bir varken bir yok oldu,

İşte dünyamızın işleri

Cahit Külebi, Bütün Şiirleri

Cahit Külebi, dünyadaki varlık ve yokluk kavramım meta­fizik bir sorun olarak ele alırken tezat sanatının inceliklerinden yararlanır. Varlık ve yokluk kavramı, insanın dünyadaki işlevi­ni paradoksal bir şekilde ortaya koyan / tartışan felsefenin bi­rincil problemlerdendir.

********************

 

Beşerin zıddına, hayvan soyu insanlaşıyor:

Yiğidin şefkati yok, lâkin itin şefkati var

Faruk Nafiz Çamlıbel, Han Duvarları

Faruk Nafiz, beşerin insanlaşması gerekirken tam onun ter­sine olarak hayvanların insanlaştığını ve yiğidin şefkatinin ol­ması gerekirken itin şefkatinin olduğunu söylerken sıkı bir tezat sanatı yapar.

********************

 

Cebinde parası yok ama yoksul değil

İleri görüşleri var okumuşluğu yok

Edip Cansever, Dirlik Düzenlik

Edip Cansever, bir beyit içerisinde iki ayrı tezat sanatı ya­par. Şiirde çizilen yoksul tipinin cebinde parası olmadığı halde yoksul olmayan / yani zengin olan bir kişiye ait karşıtlıklar çi­zilirken aynı kişinin ileri görüşlerinin olduğunu, fakat okur-yazar olmadığını söylerken peşpeşe iki ayrı çok güzel tezat sanatı yapar.

********************

 

Yangın yangın son buluyor ayrılığın

Yok olmayı var eden arzularla geliyorsun

Feyzi Halıcı, Dinle Neyden

Feyzi Halıcı, “yokluk” ve “varlık” gibi metafizik felsefeyle ilgili kavramları-kullanarak tezat sanatı yapmakla birlikte “yan­gın” sözcüğünü yineleyerek tekrir sanatının imkanlarından da yararlanır.

********************

 

Ne tuhaftır Ali Rıza ile

Ahmed’in hikâyesi

Birisi köyde oturur

Birisi şehirde

Ve her sabah

Şehirdeki köye gider

Köydeki şehire

Orhan Veli Kanık, Bütün Şiirleri

Orhan Veli, Ali Rıza ile Ahmed’in öyküsünü anlatırken bi­risin köyde öbürünün şehirde oturması, her sabah şehirdekinin köye, köydekininse şehre gitmesini anlatırken, anlam bakımın­dan çok güzel bir tezat sanatı yapar.

********************

 

Bütün mimarlar yüksek, mühendisler de

Bir sen kaldın alçak mimar ey Sinan Usta!

Cemal Süreya, Sevda Sözleri

Cemal Süreya, keskin zeka ve üslubuyla günümüzde muh­teşem eserleriyle dünyayı süsleyen Mimar Sinan’ın ve şaheser­lerinin anılmamasının yanında günümüzdeki mühendis ve mi­marların “yüksek” nitelendirmesiyle anıldığının altını çizerek enfes bir tezat sanatı yapar.

********************

 

Sînesi saraylıya tahammül neye gerek

Falda züleyha çıkar bezme perihân gelir

Sefa Kaplan, İnsan Bir Yalnızlıktır

Sefa Kaplan, meclisteki falında çıkan züleyha’yı beklerken perihan’ın gelmesine şaşırıp kalır. Falda züleyha çıkmasına rağ­men bezme perihan’ın gelmesi oldukça iyi kurgulanmış bir te­zat sanatıdır.

********************

 

Arzular çatal matal

Masal biriktirir çocuklar

Ve büyükler başka şey

-küçük ve garip-

Vahap Akbaş, Efgan / 30

Vahap Akbaş, “büyük” ve “küçük” kavramlarını çocuk­lar ve büyüklere teşmil ederek tezat sanatının devamıyla ilgili geleneksel çizgiyi sürdürerek bunu modern şiire taşır.

********************

 

En yaklaşılmaz, en yakın; en hak ve en yasak

Bilmez çözülmez bilmecemiz can bağışlasak

Mehmet Çınarlı, Zaman Perdesi

Mehmet Çınarlı, bilmecenin çözülmek amacıyla hazırlan­dığı halde çözülememesini bir tezat sanatı olarak karşımıza çı­karır. Bununla birlikte “en” nicelik zarfını tam dört defa tekrar­layarak tekrir sanatını da kullanır.

********************

 

Gelen kim söyle değişsin yüzüm

Dost ise asık, düşman ise güleç

Biraz garip belki

Behçet Necâtigil, Bütün Şiirleri I

Behçet Necâtigil, ilk olarak “dost” ve “düşman” sözcükle­riyle yaptığı tezatın yanında ikinci olarak da “asık” ve “güleç” kelimeleriyle de tezat sanatı yapar.

********************

Diğer söz sanatları için konu başlıklarına tıklayınız…

TEŞBİH                  

İSTİARE          

MECAZ                    

MECAZ-I MÜRSEL

KİNAYE                  

TARİZ

İSTİHDAM

TEZAT

TEVRİYE           

TECAHÜL-İ ARİF                 

MÜŞAKALE

TEŞHİS                    

İNTAK

HÜSN-İ TALİL      

MÜBALAĞA

TEKELLÜM-İ RUHİ

NİDA                   

TERDİD                    

KAT’

RÜCU                        

İLTİFAT

TEKRİR                      

TEDRİC

İSTİFHAM                

TELMİH

İKTİBAS                      

MUAMMA

LÜGAZ                        

MÜLEMMA

İRSAL-İ MESEL        

İHAM

TENASÜP                    

LEF Ü NEŞR

SİHR-İ HELAL          

İBHAM

TEHZİL                        

CİNAS

SECİ

İŞTİKAK                      

İADE

AKİS                              

AKROSTİŞ

LEBDEĞMEZ              

ALİTERASYON

TARİH DÜŞÜRME


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir