? Sıfır Kitabının Özeti | Evvel Cevap
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Tunç Kılınç Sıfır Kitap Özeti

Tunç Kılınç Sıfır Kitap Özeti

Tunç Kılınç Sıfır Kitap Özeti

Hayata hep bana bir şey olmaz deyip geçenlerin kitabı bu kitap. Biraz da öyle geçip gidenlerin. Nerede değilse orada mutlu olanların. İnsan olmadığı yeri merak eder mi? Yazar ediyor bu kitapta. Peponi’yi duymadıysanız bu kitap ilginizi çekebilir.

Einstein, Jobs, Warhol bir de hayalinizde canlandırdığınız kahramanlar toplanıp size misafir oluyor bu kitapta. Sevmenin her şeye yeteceğine inananlar mı haklı bilemeyiz ama V for Vendetta, Fight Club esintilerinin de olduğu bu kitap ilginizi çekeceğe benziyor.

Bir ömre kaç beden sığacağını sorguluyorsanız bu kitap sizin için…

Sıfırı tüketmeden okuyun….

********************

Tunç Kılınç Sıfır Kitabından Küçük Bir Bölüm

İki insan boyu kadar yukarıdan, az önce içinde olduğum araba­yı ve duvarı görebiliyorum. Bilincim yerinde. Aracın önü akordeon gibi ezilip, direksiyona kadar gelmiş. Kaza yerinden çıkan dumanlar rüzgârla birlikte salınıyor. Duvar paramparça. Bedenim direksiyon­da patlayan hava yastığı ile koltuk arasına sıkışmış. Tıpkı filmlerdeki gibi, hareketsiz duran bedenimi yukarıdan görüyorum.

Yerde yağmur sularına karışan kan ufak bir birikinti oluşturuyor. An­cak benim canım yanmıyor. Sadece bir varoluş halindeyim, hepsi bu.

Bedenimden mi ayrıldım?

Ortam olağanüstü sessiz ve sakin. Daha önce hiç yaşamadığım ga­rip bir huzur içindeyim. Oysa tam tersi olması gerekmiyor muydu? Demek ki gerekmiyormuş! Şaşkınlık duygusunun keyfini sürmek is­teyen bir ruh hali bu.

Kaza yerini bir çift far aydınlatmaya başladı. Bir kamyon bu. Çıkan dumanları görmüş olmalı. Hemen arabamın yanı başında duruyor ve içinden elli elli beş yaşlarında, kısa boylu ve göbekli bir adam iniyor. Kanlar içinde hareketsiz duran bedenimi fark ediyor. Şaşkınlıktan gözleri yerinden fırlayacak!

“Ben iyiyim amca, endişelenme” diyorum yukarıdan. Hiç tepki ver­miyor. Camdan dışarı sarkan kolumu tutup, beni dışarı çıkarmak istiyor. Ama olmuyor. Telaştan titreyen elleriyle cebinden bir çakı çıkarıp, hava yastığına geçiriyor. Ayaklarımın motorun içine girdiğini görünce ümitsiz bir şekilde beni çekiştirmeyi bırakıyor.

Birkaç adım uzaklaşıp cebinden telefonunu çıkarıyor. Soluk soluğa kalmış sesi kesik kesik çıkıyor. Gözlerinden damlayan yaşları gö­rüyorum ve telaşla tekrar sesimi duyurmaya çalışıyorum: “Yapma be abim, baksana bana, ben gerçekten iyiyim” diyorum. Yok, yine…



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir