23 Mart Perşembe 2017
Ana Sayfa / Sorularınız / Tunguska Patlamasının Ardındaki Sır Nedir
Ödev Soruları

Tunguska Patlamasının Ardındaki Sır Nedir


Tunguska Patlamasının Ardındaki Sır Nedir

20. yüzyıl dünyasının en büyük kozmik olayı sayılan Tunguska patlaması hâlâ bilinmezliğini korumaktadır. 30 Haziran 1908 tarihinde, Sibirya’nın yüzlerce dönümlük alanı Tunguska bölgesi bir anda gökten geldiği sanılan bir ateş topunun etkisiyle adeta kavrulmuştu. Bilimin, ne olduğu ve nasıl olduğuyla ilgili hâlâ bir açıklama getiremediği bu ateş topunun etkisi Hiroşima’ya atılan atom bombasından tam bin kat daha fazlaydı.

Yerleşim yerlerinden uzak olan bu bölgede insanlar ölmedi, ancak tüm ağaçlar yandı, geyik sürüleri ve diğer vahşi hayvanlar bir anda kül oldular.

Bu olayın ışığı ve patlamanın yarattığı ses, binlerce kilometre karelik bir alana yayıldı. Irkutsk şehrinin deprem ölçüm merkezindeki aletler bir saat boyunca durmadan sallandı. Avrupa’nın içlerine kadar parlak bir ışığın yayıldığı görüldü. Sarımsı portakal renkli ışığın etkisi o denli güçlüydü ki, insanlar hava karardığında bile işlerini rahatlıkla yapabiliyorlardı. Patlamada yayılan sıcaklık yüzlerce mil öteden bile hissedilmişti. Bölgede on milyondan fazla ağacın bir anda yok olduğu, dünyanın manyetik alanında değişikliklerin baş gösterdiği bu patlamanın şok dalgaları tüm dünyayı çepeçevre sarmıştı. Bilim adamları bu olayı o sıralarda gökyüzünde bulunan Beta Taurid meteoruna bağladıklarından, konu uzun yıllar bir göktaşı olarak kabul gördü.

Bölgenin ulaşıma elverişsizliği nedeniyle Tun-guska’ya gidilmemesi ise araştırmaların bir hayli geç başlamasına neden oldu. Sovyet bilimcilerin konuyu incelemeleri ancak 1927’de mümkün olabildi. İncelemeler sonunda bir meteor izine ya da kratere rastlanmadı. Çevreye çok kereler ziyarette bulunan bilim adamı Leonid Kulik ve ekibi ise Tunguska bölgesinde uzun yıllar boyunca bataklıklar dâhil olmak üzere her yerde meteor kanıtları aradılar. Bölgede yaşayan göçebeler ve köylülerle görüştüler, hepsi de büyük bir ateş topundan söz ediyorlardı. Kulik’in ölümünün ardından konuyla ilgili ilk makale bir mühendis olan Alexander Kazantsev tarafından yayımlandı. Aynı zamanda bir ordu mensubu olan Kazantsev, bölgede nükleer bir patlama gerçekleştiğini iddia ediyordu. Hem de bu iddiasını dünya dışı nükleer enerji ile çalışan bir uzay gemisinin infilakına bağlıyordu. London Daily Express’te yayımlanan bir yazıda ise şöyle deniyordu:

“51 yıl önce başka bir gezegenden dünyamıza gelen uzay gemisiyle ilgili görüşler Sovyet bilim adamları arasında geniş tartışmalara yol açmıştır. Moskova’da hazırlanan bir keşif kolu hâlâ Sibirya ormanlarında çalışmalarını sürdürmektedir. Sovyet bilim adamlarının üçü, Kukarhin, Krinov ve Fesenkov, göktaşı ihtimali üzerinde durmakla beraber olay kelimesini kullanmayı doğru bulmuşlardır. Prof. Alexander Kazantsev ile Prof. Lapunov ise bir uzay gemisi görüşünü savunmaktalar. Uzay  gemisi görüşünü destekleyebilmek için yıllardan beri bilgi toplayan Kazantsev, Çek ve Polonyalı bilim adamlarına bu konuda bir açıklama yapmıştır…” Esrarengiz Tunkuzka olayına tanıklık eden pek çok kişi o gün gökyüzünde uçan oval biçimli bir cisim gördüklerini ve ardından ateş topunun hızla yeryüzüne doğru ilerlediğini anlatıyorlardı. Ancak 12 Ağustos 2007 tarihinde basında çıkan ilginç bir haber Tunguska olayının üzerindeki esrar perdesini aralamak yerine iyice kalınlaştırdı.

Haberde bir zamanlar küçük parçalara ayrıldığı bildirilen göktaşının hiç de küçük parçalardan oluşmadığı söyleniyordu. Rus Interfax ajansı haberi aynen şöyle vermişti:

“Rusya’nın Sibirya ovasındaki bir araştırma merkezinde, bilim adamları tarafından incelenen üç ton ağırlığındaki göktaşı, hırsızlar tarafından çalındı. Krasnoyarsk şehrinde bulunan Tunguska uzay araştırmaları merkezindeki devasa gök taşı, doksan dokuz yıldır bilim adamlarının gözetimi altındaydı. Araştırma merkezi genel müdürü Yury Lavbin, ajansa yaptığı açıklamada, ‘2004 yılında buraya getirilmişti. Bu büyüklükte bir taşın çalınması bizleri şok etti. Meslektaşlarımız taş ile birlikte nelerin çalındığını da araştırıyorlar. Hırsızların neden böyle bir şeyi yaptığını anlayamadık.’ demiştir.”

Gerçekten de bir göktaşı hırsızların ne işine yarayabilir ki?




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir