? Türk Edebiyatında Hatıra Türünün Gelişimi | Evvel Cevap
Ana Sayfa / Edebiyat / Yeni Türk Edebiyatı / Türk Edebiyatında Hatıra Türünün Gelişimi Hakkında Bilgi

Türk Edebiyatında Hatıra Türünün Gelişimi Hakkında Bilgi

Türk Edebiyatında Hatıra Türünün Gelişimi Hakkında Bilgi

Türk Edebiyatında Hatıranın Özellikleri

Türk Edebiyatında Hatıra Tarihsel Gelişimi

Türk Edebiyatında Hatıra Örnekleri

Ünlü kişilerin yaşadıktan dikkat çekici olaylan, kişisel yorumlanyla metne döktükleri yazı türüne anı (hatıra) denir. Anılar, öznel değerlendirmeler yapılması nedeniyle, tarihi olaylara ışık tutanlar olsa da, “tarihi belge” niteliğini haiz de­ğillerdir. Anının otobiyografiden farkı, anılarda, otobiyografideki gibi kronolojik olarak bütün bir hayat hikâyesinin anlatılmasından çok, hayatın önemli görülen bazı kısımlarının aktarılmasıdır. Hatta anılar bu bölmeyi isimlerinde de yapabilir­ler: Edebi hatıralar, Siyasi hatıralar vb.

TDK sözlüğünde “yaşanmış olayların anlatıldığı yazı türü, hatıra” olarak tanımlanan anı türünün geçmişi, bazı kaynaklarda Türk edebiyatının ilk yazılı örneği olan Göktürk Yazıtlan’na kadar götürülmüştür. (Eryılmaz, 2011: 69) Bu iddia şu cümlelerle gerekçelendirilmiştir: “Yazan kişilerin devletin üst kademe­lerinden önemli kişiler olmaları, kendilerinin topluma hizmetlerini anlatmaları ve anlatıcıların olayların üzerinden bir süre geçtikten sonra söz konusu anıtları diktirmeleri, Göktürk Yazıtlan’mn Türk edebiyatındaki en eski anı türü örneği olduğunu göstermektedir.” (Eryılmaz, 2011: 69) Anı türünün, “ünlü bir kişinin tanık olduğu olaylan objektif ya da sübjektif değerlendirmelerle metin haline ge­tirmesi” olduğu düşünülürse Göktürk Yazıtlan’nın Göktürk devlet adamlarının anılan olduğu düşünülebilir.

Edebiyatımızda anı türünde ilk eserler arasında sayılan bir diğer eser de Hin­distan’da bir Türk devleti kuran Babür Şah’m, askeri ve siyasi hatıralarını anlat­tığı “Babümame”dir. Bu ilk eserlerden de anlaşılacağı gibi Türk edebiyatında anı türünün başlangıçta daha çok siyasi konularla ilgili olduğunu görüyoruz.

Anı türünün, Batı’yla iyice yakınlaştığımız Tanzimat döneminde, edebiyat­çılarımızın ilgi gösterdiği bir tür olduğunu söyleyebiliriz. “Bunda Avrupa edebi­yatını tanıyan yazarların artmasının yanında, Batıdaki devlet adamları veya asil­zadelerine benzemek isteyen Osmanlı paşa ve diğer görevlilerin ilgisinin de etkisi büyüktür.” (Çandır, 2001: 57) Tanzimat sanatçılarından “Ziya Paşa’nm Defter-i Amâl’ı (…) bu türdeki ilk eserler arasında yer alır.” (Macit, Soldan, 2010: 160) Tanzimat devrinde bu türde verilmiş diğer eserleri de şöyle sıralayabiliriz: Ebuz- ziya Tevfik’in yazdığı, Osmanlı İmparatorlu’mm son dönemlerini, Genç Türkleri ve Tanzimat Fermam’m anlattığı bir nevi anı-roman türündeki “Yeni OsmanlI­lar Tarihi”, Akif Paşa’nm yazdığı, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde bürokratların anlatıldığı “Tabsıra”, Ahmet Mithat Efendi’nin yazdığı, Osmanlı İmparatorluğu’nun siyasi durumunu, yazarın Rodos adasmda yaşadığı sürgün yıllarım anlattığı “Menfa” (Eryılmaz, 2011: 71), Muallim Naci’nin yazdığı, ço­cukluk ve gençlik hatıralarını anlattığı “Medrese Hatıraları” ve “Sünbüle”, Cev­det Paşa’nm yazdığı, Tanzimat döneminde ait siyasi olayları anlattığı “Tezakir” ve “Maruzat”, Süleyman Paşa’nın yazdığı, “Abdülaziz’in tahttan indirilmesi ha­disesindeki iştirakine de ışık tutan” (Beydilli, 2010: 91-92) “Hiss-i inkılap yahut Sultan Aziz’in Halli ile Sultan Murad-ı Hamiş’in Cülusu” (Çandır, 2001: 57).

Servet-i Fünun sanatçılarından Halit Ziya, Servet-i Fünun devrinin son- lanmasmdan sonra anılarını yayımlamış ve bu anılar büyük ilgi görmüştür. Bu dönemde anı türünde verilmiş eserler: Halit Ziya Uşaklıgil’in yazdığı, istibdat yıllarını, II. Meşrutiyet ve Sultan V. Mehmet Reşat dönemlerini anlattığı “Saray ve Ötesi”, H. Abdülhamit ve Servet-i Fünun dönemlerini anlattığı “Kırk Yıl”; Hüseyin Cahit Yalçm’m yazdığı, II. Abdülhamit döneminde edebi hayatı, bazı Servet-i Fünun sanatçılarını anlattığı “Edebiyat Anılan”, Ahmet Rasim’in yazdı­ğı, Osmanlı İmparatorluğu’nun o devirdeki siyasi durumunu anlattığı “Muharrir Bu Ya” (Eryılmaz, 2011: 73)

Milli Edebiyat döneminde de özellikle Kurtuluş Savaşı’nı konu edinen bir­çok anı yazılmıştır: Halide Edip Adıvar’m Osmanlı İmparatorluğu’nun son dö­nemini anlattığı “Mor Salkımlı Ev”, Kurtuluş Savaşı’m anlattığı “Türk’ün Ateşle İmtihanı”; Yahya Kemal Beyatlı’nın Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllanm, Jön Türkler’i ve dönemin edebiyat dünyasını anlattığı “Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım”, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Kurtuluş Savaşı sonrasındaki, Atatürk, înönü, Demokrat Parti ve 27 Mayıs dönemlerindeki siyasi olay lan anlattığı “Politikada 45 Yıl”, Mondros Mütarekeresi yıllannı, Avrupa’nın gözünden Kurtuluş Savaşı’m ve Kurtuluş Savaşı’ndaYımanlılarla yapılan müca­deleyi anlattığı “Vatan Yolunda”, edebi hatıralannı anlattığı “Gençlik ve Edebiyat Hatıralan”, 1934-1954 yıllan arasında elçilik görevi yaptığı sırada başından ge­çen olaylan anlattığı “Zoraki Diplomat” bunlardan bazdandır. (Eryılmaz, 2011: 74)

Cumhuriyet döneminin başlannda Atatürk’le ve Kurtuluş Savaşı’yla ilgili birçok anı kaleme alınmıştır. Dönemin ilerleyen yıllannda siyasi olayların yanın­da, başka konularla ilgili de çeşitli anılar kaleme alınmıştır. Bu dönemde yazıl­mış eserleri, Doğanay Eryılmaz’ın “Ermeni, Fransız ve Türk Literatürlerinde Anı Türü” adlı yüksek lisans tezinde yer alan bir tablo aracılığıyla veriyoruz:

  • Falih Rıfkı Atay → Zeytindağı
  • Tevfik Sağlam → Büyük Harpte 3. Orduda Sıhhi Hizmet
  • Halide Nusret Zorlutuna → Bir Devrin Romanı
  • Ercüment Ekrem Talu → Geçmiş Zaman Olur Ki
  • Ruşen Eşref Ünaydın → Atatürk’ü Özleyiş
  • Falih Rıfkı Atay → Çankaya, Atatürk’ün Bana Anlattıkları, Atatürk Ne İdi?
  • Ayşe Afet İnan Uzmay → Atatürk’ün Karlsbad Hatıraları
  • Mustafa Kemal Atatürk → Nutuk
  • İsmet İnönü → Hatıralar
  • Kazım Karabekir → Hayatım, İstiklal Harbimiz
  • Samet Ağaoğlu → Aşina Yüzler, Arkadaşım Menderes


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir