30 Mart Perşembe 2017
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Ve Değirmen Dönerdi Kitap Özeti

Ve Değirmen Dönerdi Kitap Özeti


Ve Değirmen Dönerdi Kitap Özeti

Haldun Taner’in oyunu (1958) • Eserin bir sahnesiyle, yazar tarafından yapılmış özeti Varlık dergisinde yayımlanmıştı (497, 1 Mart 1959): “Oyun iki kıyının karşıtlığını belirtiyor. Kıyılardan biri, ideallerin, ilhamların, hürlüklerin, yaratmaların kıyısıdır. Öbürü ise bu yanda esebilecek deli rüzgârları sahile duvar gibi diktikleri selvilerle önlemeye çalışanların, durumlarından memnunların, donmuş geleneklerin, yavanlıkların kıyısı. İlk kıyının insanı ressam Küşat, sergisini görmeye gelen Fahrünnisa Festekiz’le sevişip evlenir.
Festekiz ailesine içgüveysi girer. Festekizler’in acayip âdetleri vardır: Hepsi gözlük takar, saçlarını ortadan ayırırlar. Hepsinin tirşe terlikleri, robdöşambrları vardır. Simetri bozulmasın diye duvara iki saat asar, salona iki soba kurarlar. Pipo dumanına karşı bütün ailenin ortak bir alerjisi vardır. Çay yerine ıhlamur, alkol yerine şıra içilir. Bir şey içerken de ille serçe parmak kaldırılır. İlkin bu kıyının âdetlerine uymakta bocalayan Küşat, zamanla onlara benzemeye başlar. Sürekli bir sıkıntı, bir yerini yadırgama ve baş ağrısından yakındığından, doktor kendisine gözlük takmasını salık verir. O da artık dünyayı onların yavanlık gözlüğünden görmeye başlayacaktır. İlhamı durur, Festekizleşir. Küşat bir gün büyük bir bunaltı sırasında Festekizler’in uğursuz sayıp, adını dahi andırmadığı değirmeni keşfeder. Yüksekçe bir tepede bulunduğu için, karşı kıyıdan gelen rüzgârlarla dönmekte olan bu boş değirmende Küşat, uzun zamandır uzak kaldığı İlham’la karşılaşır. Kendisine eskiden tanıdığı bir genç kız şeklinde görünen İlham yahut oyundaki adı ile Serap, ona gözlüklerini çıkartır, yeniden kendine güven aşılar. Yarışma için konu bulamayan Küşat, onun yardımıyla büyük bir şahesere başlar. Bu umutla işini, evini, karısını, Festekizleri bırakıp Serap’ın arkasından öbür kıyıya kaçıp eserini tamamlamaya çalışır. Ama ne yazık ki öbür kıyıda, Festekizler’in yanında edindiği festekizce alışkanlıklar, yakasını artık bırakmayacaklardır. Öyle ki yarışmayı kaybedip bütün ümitlerini ve kendi sanat gücüne umudunu yitirdiği gün, canına kıydığı vakit bile, o mahut gözlükler gözünde; tirşe terlikleri ayağındadır. Kurşun, kalp yerine ciğerini deldiğinden kurtarılır. Festekizler onu bu kıyıdan geri almaya gelirler. Baş Doktor’un raporu kesindir: Küşat artık ancak öbür kıyıda yaşayabilecektir. Küşat dönmek için tek şart koşar: Değirmeni yıktırmamaları.” • 1958’de Ankara’da Devlet Tiyatrosu’nda oynanmış olan oyunun tamamı basılmadı.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir