Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Vurun Kahpeye Kitap Özeti

Vurun Kahpeye Kitap Özeti


Vurun Kahpeye Kitap Özeti

Halide Edip Adıvar’ın romanı (1926) • Aliye, Dârülmuallimât’ı (Kız Öğretmen Okulu) bitirince, içindeki yurt aşkıyla, kimsenin gitmediği bir Anadolu kasabasına gelmiş bir öğretmendir. Yıl 1919’dur, düşman İzmir’e ayak basmıştır. Bir çete kurmuş olan Tosun Bey, Aliye’nin olduğu kasabaya da uğrar. Aliye’nin kaldığı Ömer Efendi’lerin evinde misafir edilir. Aliye’yi ilk görüşte sever, genç kız da onun yiğitliğine hayran olur, nişanlanırlar.
Kasabada Millî Mücadele aleyhindeki imam Hacı Fettah Efendi ile, Aliye’ye göz koymuş eşraftan Kantarcıların Uzun Hüseyin Efendi, civar kasabayı işgal etmiş olan, Yunan kuvvetlerinin kumandanı Damyanos’u Tosun Bey’in yapacağı bir baskından haberdar eder, onu kendi kasabalarını da işgale kışkırtır ve çevredeki Kuvayı Milliyeciler hakkında ona bilgi verirler. Damyanos kasabayı işgal ettikten sonra, her vesileden yararlanarak Aliye ile münasebet kurmaya; tehditlerle, vaatlerle, hayranlık gösterme ve aşk itirafıyla genç kızı kendine bağlamaya çalışır. Evinde kaldığı ve baba gibi bağlandığı Ömer Efendi’yi, birinde Kuva-yı Millîye’cidir diye, diğerinde Tosun Bey çetesiyle irtibat kuruyor, ona haberler ulaştırıyor diye, fakat gerçekte Ömer Efendi’nin durumunu Aliye ile pazarlık konusu yapmak, Aliye’yi Ömer Efendi’nin kurtuluşu için bir fidye-i necat haline getirmek için, iki defa tevkif eder. Ömer Efendi ikinci tevkifin sonunda ayrıca Yunanistan’a sürüldüğü gibi, bir kısım tarlaları da gasbedilerek Yunan emellerine hizmet eden Hacı Fettah Efendi’ye verilir. Fakat Damyanos, bütün bu baskılar ve tertiplerle maksadına ulaşamadığı gibi, Aliye’nin daima saygılı olmayı telkin eder tutumu, kısa zamanda düşman kumandanını, bu genç kıza âşık eder. Fakat bir gün, Hacı Fettah Efendi’nin kumandana gelip, Tosun’un, nişanlısı Aliye’nin evinde olduğunu ihbar etmesi üzerine, Aliye’nin evi Yunan askerleriyle sarılır. Düşman cephaneliğini atmakla görevlendirilmiş Tosun Bey’in evden çıkmasına imkân kalmamıştır. Bunun üzerine Aliye, doğruca düşman karargâhına, Damyanos’un yanına giderek, çoktan beri kendisine yapmakta olduğu evlenme teklifini kabul eder görünür, o geceyi onun yanında geçirmeye razı olur. Maksadı, kuşatmayı kaldırmaktır; nitekim kaldırır. Bir süre sonra da cephanelik ve kasaba civarındaki köprü atılarak düşman paniğe uğratılır ve kasabayı terkeder. Fakat son geceyi düşman kumandanının yanında geçiren Aliye, bu fedakârlığının karşılığını, ertesi gün kasaba yobazlarının kendisini linç edip öldürmesiyle almış olur. Kurtuluştan sonra İstiklâl Mahkemesi’nde yargılanan Hacı Fettah ve Hüseyin Efendiler idama mahkûm edilir, Aliye’nin öldürüldüğü meydanda asılırlar. Bir müddet sonra kasabaya “iki koltuk değnekli” bir adam gelir. Bu, cephaneliği ateşlerken vücudunun yarısını kaybeden Tosun’dur. Tosun Bey, Aliye’nin mezarını ziyaret eder; sonra sevgili şehidin maksadı yolunda, yarım vücuduyla, memleket mücadelesinde daha içten, daha iman ve fedakârlığa dayanan bir savaş açmak üzere, koltuk değneklerine dayana dayana çeker gider. • Özet, romanı bütün cepheleriyle değerlendiren şu eserden alındı: Dr. Aytekin Yakar, Türk Romanında Millî Mücadele (1973).




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir