? Yedinci Köpek Tiyatro Oyunu | Evvel Cevap
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Yedinci Köpek Tiyatro Oyunu

Yedinci Köpek Tiyatro Oyunu

Yedinci Köpek Tiyatro Oyunu

Çetin Altan’ın oyunu (1964)

• Doktor, insanlığa büyük yararı dokunacak bir keşfin peşindedir. Tıp öğrenimini yabancı bir memlekette yapmış, yurduna dönmüştür. Fakat diploması resmî makamlarca tanınmadığı için, denemelerini gizli gizli, ancak sokaklardan topladığı sahipsiz köpekler üzerinde gerçekleştirebilmektedir. Bu sefer de yaşadığı çevre, bu gizli çalışmalarına bin türlü mâna vermekte, doktora karanlık işlerle uğraşan biri, hatta bir sapık,Yedinci Köpek bir casus gözüyle bakmaktadır.
Çünkü doktor, çevresindeki insanlarla görüşmez, toplandıkları ve bol bol dedikodu yaptıkları yerlere uğramaz, evine de temizlikçi Binnaz Hanım’dan başkasını sokmaz. Doktorun kafa ve ruhça anlaşamayacağı insanlarla kaybedecek vakti olmadığı gibi, çevresindekilerin de kendilerine hiç benzemeyen bu adamı anlamaya, hele hoş görmeye niyetleri yoktur. Doktoru bir kişi beğenir, savunur, belki de sever: Cemil Bey’in güzel kızı Oya. Nihayet ortadan kaybolan köpeklerin çoğalması, Binnaz Hanımın kayıplara karışması, doktorun bir yün atkısının da kadının evinde bulunması; mahalle halkının aleyhte tanıklık etmesi; ayrıca doktorun ümitsiz bir hastayı, kaldırıldığı hastanede nöbetçi doktor bulunamadığı için ameliyat etmiş ve hastanın ölmüş olması… bütün bunlar, tutuklanan doktora, Cemil Bey’le kızının savunmalarına rağmen, idam cezasının verilmesine kâfi gelir. Cezanın onaylanmasını beklerken doktor, bir başka idam hükümlüsüyle karşılaşır. Koğuş arkadaşı olan ve kan davası yüzünden cinayet işlemiş bu köy delikanlısına doktor, başına gelenleri anlatır: Tek üzüntüsü suçsuz yere asılmak değil, buluşunu tamamlamak için gerekli iki aya artık sahip olamamaktır. Çevrenin ve mahkemenin inanmadığı doktora, bu hükümlü inanır ve ona yüzbinlerce insanın hayatını kurtarabilecek bir keşfi tamamlamak için muhtaç olduğu zamanı nasıl sağlayabileceğini öğretir: Doktor yeni bir suç işlemeli, meselâ kendisini öldürmelidir. Darağacından kurtulma ümidi nasıl olsa yoktur, hiç değilse ölümü bir işe yarar. Doktor onu öldürürse yeniden sorguya çekilecek, muhakeme edilecek, buluşunun tamamlanması için gerekli zamana böylece kavuşacaktır. Bu sırada beklenmedik bir şey olur: Doktoru darağacından kurtaracak tek canlı delil, öldürdüğü sanılan Binnaz Hanım, sapsağlam çıkagelmiştir. Fakat çok geç. Oya, soluk soluğa bu müjdeyi getirdiği zaman doktor bu sefer gerçekten bir cinayet işlemiştir. • İstanbul Şehir Tiyatrolarında oynanmış, basılmamış oyunun özeti Lûtfi Ay’ın bir eleştirisinden alındı (Milliyet gazetesi, 7 Şubat 1964).



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir