21 Ocak Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Atasözleri / Yerin Kulağı Var Atasözünün Açıklaması Anlamı Hikayesi Kısa
Atasözü ve Deyimler

Yerin Kulağı Var Atasözünün Açıklaması Anlamı Hikayesi Kısa

Yerin Kulağı Var Atasözünün Açıklaması

Yerin Kulağı Var Atasözünün Anlamı

Yerin Kulağı Var Atasözünün Hikayesi Kısa

Yerin Kulağı Var Atasözünün Öyküsü

YERİN KULAĞI VAR ATASÖZÜNÜN ANLAMI

İki kişinin bildiği, sır olarak kalmaz, kalamaz. Eninde sonunda ortaya çıkar. Akla gelmeyecek çevrelerde bile konuşu­lur hale gelir.

YERİN KULAĞI VAR ATASÖZÜNÜN HİKAYESİ

Eskiden, çok eskiden Ege bölgesinde Frigyalılar hüküm sürerken bugünkü Dinar kasabasında bir çocuk dünyaya gelir.

Marsiyas adı verilen çocuk, küçük yaşta müziğe merak sarar. Frig havaları besteler, yurdunun Doğa Tanrısı Pan’a ilahiler yazar. Kamışa yedi delik açarak bugün çaldığımız flüt, kaval ve neyin ilk örneğini icat eder.

İcat etmekle kalmaz; çok da güzel çalar.

Bir gün, hem flüt çalıp hem Frig Dağları’nda dolaşırken güzel sanatlar Tanrısı Apollon’ a rastlar ve ona meydan okuyarak yarışmaya davet eder.

Üç telli liri çok iyi çalmasıyla ünlü Apollon, kabul eder yarışmayı.

Hakem olarak Frig Kralı Midas ve güzel sanatların koruyucusu dokuz peri kızı çağrılır.

Yarış başlar.

Tanrı Apollon üç telli lirini her zamanki gibi çok güzel çalar.

Sıra gelince Marsiyas’a… O da flütteki us­talığını konuşturur.

Kral Midas, yurttaşı Marsiyas’a verir birin­ciliği.

Apollon, çok kızar buna:

“Senin kulakların iyi duymuyor sanırım; onları büyütelim de bundan sonra daha iyi duy!” diyerek Midas’ın kulaklarını eşek ku­laklarına çevirir.

Ne yapsın Kral Midas? Başına bir külah geçirerek eşek kulakla­rını saklamaya çalışır. Kulaklarını saklar ama saçları, zamanla uza­dıkça uzar.

Kestirmek için en güvendiği berberini çağırır Kral Midas. Ona eşek kulaklarını gösterdikten sonra:

“Yalnız, aramızda sır olarak kalacak!” der. “Eğer duyulacak olursa bilmiş ol ki, kellen gider!”

Aylar, yıllar geçer. Berber, Kral’ın sırrını saklamaktan çatlayacak hale gelir. Dayanamaz sonunda, ıssız bir yere gidip derin bir kuyu­ya eğilerek fısıldar:

“Midas’ın kulakları eşek kulakların! Midas’ın kulakları eşek ku­lakların!”

Derin bir oh çeker sonra… Rahatlar.

O günden sonra su almak için kuyunun başına gelenler, kuyu­dan yükselen şu fısıltıyı duyarlar:

“Midas’ın kulakları eşek kulakların! Midas’ın kulakları eşek ku­lakların!”

Kısa zamanda duymayan kalmaz Kral Midas’ın sırrını.

Kulaklarını saklamanın bir anlamı kalmadığını gören Midas da külahını çıkartır başından. Öyle sevilen bir kral olur ki kimse gör­mez onun eşek kulaklarını…

Ama o günden beri kuyunun fısıldamasını hiç unutmamış in­sanlar; ne zaman bir sırlarını paylaşacak olsalar, önceden uyarmış­lar birbirlerini: “Aman dikkat, yerin kulağı var!”


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir