30 Mart Perşembe 2017
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Yüksek Gerilim Kitap Özeti

Yüksek Gerilim Kitap Özeti


Yüksek Gerilim Kitap Özeti

Adalet Ağaoğlu’nun hikâye kitabı (1974)

• Dokuz hikâye. Kitaba adını veren ilk hikâyede karısı Sakine, beş çocuğu ve ortaokulu bitirmiş kardeşi Hasan’dan oluşan bir ailenin reisi Kadir Çiçek, vinç operatörüdür; Hasan’la beraber bölgeye beton kanalet döşemektedir, ovanın pamuğunu daha güçlü sulayacaktır bu kanaletler. Çalışma sırasında bir ara, kanaletlerden birini taşıyan askı kayar, kanaletin bir ucu yere vurunca ağırlığından kurtulan vinç bunu, yukarı doğru esner ve yüksek gerilim hattının egemenlik alanına girer.

Yüksek GerilimGücünün milyarda birinden pek azını kapıp, elinde hâlâ çelik halatı tutmakta olan Hasan’ın gövdesine akıtır. Çocuk bir anda iri siyah bir kömür parçası olmuştur. Adi Suçlu hikâyesinde apandisit ameliyatı geçirmiş, aydın ve eylem olaylarının tanığı bir kadın, hastanede, yatak komşusunun gevezelikleriyle sarılıdır. Yatak komşusu, zengin hayatının şatafat ve züppeliklerini sıralarken, beriki kadın, için için, eylem tutuklularının anılarını yaşamaktadır. Çalçene kadının biçare bencilliğine çok sinirlenince onu yaralar, cezaevine sevk edilir. Duvar Öyküsü bir alegoridir: Nasılsa içine düşmüş bir tohumun, gövdesinden dışarı çıkamayacağına güvenli eski duvar, yüzyıllara dayanmıştır, kuru ve çelimsiz tohumu, ağırlığıyla ezeceğini sanmaktadır. Ama tohum bir sürgün, derken bir ağaç olur. Bir adakçı kadın, ağacı, kutsal bir ağaç olarak turistlerin, dertlilerin uğrağı yapar. Derken genç bir yolcu, dallarına düğümlenmiş bezleri sıyırıp, ağacı özgürlüğüne kavuşturur. Yol’da Kurtuluş Savaşı’nda kaçak kovalamış, İstiklâl Madalyası almış eski bir asker, bir tren yolculuğunda anılarını anlatır. Kompartımana, bir polisle bir jandarma yedeğinde, lise öğrencisi görünüşünde bir de anarşist getirilmiştir. Özgürlükçü dört çocuk babası olduğu halde sorumsuz, bencil, anlayışsız bir adamdır. Sen de Sor hikâyesinde askere gitmiş arkadaşının evine yerleşen bir işçi, mahallede başkaldırıcı, düzen bozucu olarak bilinir, bu yüzden bir depodaki işinden çıkarılır. Yasemin İşçileri’nde dedeleri tarafından, tutuklular evine, babalarını ziyarete getirilmiş, dört-beş yaşlarında iki oğlan çocuğu, babalarının suçlarını anlatırlar. İstanbullu baba, öğrenci eylemlerine karışmış, köylü baba ise o eylemcilere yataklık etmiştir; sıkıyönetimce tutuklanma yerleri Ankara’dır. Bileyci otuzunu geçmiş, ellisinde gösteren Ramazan’dır, karısı ve üç çocuğuyla kente göçmek zorunda kalmıştır. İşsiz günlerinde bileyici olur, sokak sokak bilenecek bıçak, makas arar. Bir gün, kapısı önünde duruyor diye hakaretlerine uğradığı bir müteahhidi bıçaklar. Gün Üç Dakika, altında Ağustos 1974 tarihi olan bu hikâye, çıkması beklenen bir af kanununun gün boyu yarattığı tedirginlikleri açıklıyor. • Yazar bu eseriyle 1975 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazandı.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir