27 Mart Pazartesi 2017
Ana Sayfa / Edebiyat / Batı Edebiyatı ve Akımlar / Yunan Edebiyatı Genel Özellikleri, Yazarları ve Eserleri
Batı Edebiyatı

Yunan Edebiyatı Genel Özellikleri, Yazarları ve Eserleri


YUNAN EDEBİYATI

Eski Yunan döneminde ortaya konan eserler, Batı edebiyatının şekillenmesinde, gelişmesinde çok büyük rol oynamıştır. Akımların ilki olan Flümanizmin ortaya çıkması, sonrasında aydınlanma çağı olarak da adlandırılan Rönesansın oluşmasında Yunan Edebiyatı etkili olmuştur. Yunan edebiyatı dönemi M.Ö. 2. yüzyılda kapanır.

Yunan edebiyatının en önemli temsilcileri şunlardır:

HOMEROS

Antik çağda yaşamış Yunan ozanıdır. Batı edebiyatının ilk büyük eserleri sayılan İlyada ve Odissea destanlarının
yaratıcısı veya derleyicisi olduğu kabul edilir.

Yaşamı hakkında çok az bilgi vardır.

Kendisinden çok sonraları gelen Klasik Çağ yazarla­rınca Truva Savaşı sırasında (M.Ö. 12. yy) yaşadığı ri­vayet olunmuşsa da, destanlarında kullandığı dilden hareketle, günümüz araştırmacılarının yaptığı çalışmalara göre M.Ö. 8. veya 9. yüzyıllarda, Batı Anadolu’da
büyük ihtimalle Stnyrna’da (Bugünkü adıyla İzmir) yaşadığı sanılmaktadır. Ancak gerçekte Flomeros isimli bir şair yaşadıysa bile bu destanları yaratan veya derleyen tek bir ozan olmadığını düşünen araştırmacılar da vardır. Hayatıyla ilgili bir başka rivayet ise kör olduğudur. Fakat destanlarındaki betimlemelerin canlılığından, destanlarını yazdığında kör bile olsa bir zamanlar gözlerinin gördüğü anlaşılır. Yazdığı destanlar Klasik Yunan edebiyatını ve mitolojisini derinden etkilemiş ve bunların aracılığıyla da bütün Batı edebiyatına etki etmiştir.

**********

AİSOPOS (EZOP)

Aisopos, Flayvan masallarının efsanevi babası Aisopos’un yaşamı üstüne elimizde kesin bir bilgi ulunmamaktadır. ilkçağ söylencelerine göre MÖ 6.yüzyılda yaşamış bir köledir ve Frigya’da doğmuştur; ama Trakya’da, Sai| mos’ta, Sardeis’te, hatta Mısır’da doğduğunu iddia edenler de vardır, anlatılanlara göre çirkin, kekeme ve kamburdur; buna karşılık ince bir zekaya sahiptir. Hiçbir şey yazmamış; ama anlattığı eğretilemeli hayvan masallarıyla büyük bir üne kavuşmuştur. Büyük olasılıkla bu çağlarda Anadolu, Ege Adaları ve Yunanistan’da halk arasında üretilen hayvan masallarının tümü Aisopos’a mal edilmiştir, Flayvanların başoyuncu olduğu bu masalların kimilerini Sokrates şiir biçimine sokmuştur. KapsamlılIk Aisopos derlemesini Phaleronlu Demetrios M.Ö. 4.
yüzyılda yayımlamıştır. Latinlerde Phaedrus (M.S. 1.yy) ve Avienus (M.S. 4. yy), tüm ortaçağ masalcıları,daha sonra da La Fontaine, bu masallardan geniş biçimde yararlanmışlardır.

**********

AİSKHYLOS (M.Ö. 525-456)

Tarihte bilinen ilk tiyatro oyunu yazarıdır. Kendisinden sonra gelen Sophokles ve Euripides ile birlikte Yunan tragedyasının üç büyük yazarından biri olarak kabul edilmektedir.Aiskhylos, o zamana kadar tek yuncu ile gerçekleştirilen oyunların aksine, kendi oyunla- rina ikinci oyuncuyu da katmayı akıl etmiştir. Daha sonra üçlemeler de yapar. Böylece oyunlarında diya­log ön plana çıkar, koronun önemi ise azalır. Oyunla­rında kanlı sahneler yerine ilginç maskeler ve kostüm­ler kullanmayı tercih eder.

Aiskhylos, tragedyanın yapısına uygun bir sahneleme­yi gerçekleştirecek biçimde, sahneye doğaüstü kişilik­ler getirir, maskeleri büyütür, oyuncuları uzun parlak giysilerle donatır. Bunun yanı sıra sahne dekorunun zenginleştirilmesine de önemli katkılarda bulunur.

Aiskhylos. dünya edebiyatına da vazgeçilmez eserler kazandırmıştır.

Eserleri:

Persler, Agamemnon, Tabiat Önünde Yedi Komutan, Zincire Vurulmuş Prametheus

**********

SOPHOKLES (M.Ö. 495-405)

Eski Yunan çağının üç büyük tragedya yazarından biridir. “Trajik kahraman” kavramını ilk olarak o kullanmıştır.

Oyunlarında kendi sonlarını kendi ha­zırlayan kahramanlara yer vermiştir.

Eserlerindeki olaylar kendisinden ön­ceki sanatçıların eserlerinde olduğu gibi tanrılar ara­sında geçmez. Onun eserlerindeki olaylar insanlar arasında geçer. Yüzün üzerinde oyun yazmış, bazı oyunlarıyla ödüller almıştır; ancak sadece yedisi günü­müze dek gelebilmiştir bu oyunların. Oyunları kendi­sinden sonraki çağlarda daha etkili olmuştur.

Eserleri:

Kral Oidipus, Elektra, Antigone

**********

EURİPİDES (M.Ö. 480-406)

Eski Yunan tragedya yazarıdır. Tiyatro sanatına gerek konu gerekse dekor ve sahne düzeni bakımından yenilik­ler getirir. Kadın rollerine önem verir ve oyunlarında daha çok, “aşk” konu­sunu işler.

Tragedyaya olduğu kadar felsefeye de ilgi duyar. Yüze yakın oyunundan yalnızca on yedisi günümüze ulaş­mıştır. “Orestes” ve “Bakkhalar” adlı trajedileri en tanı­nanlarıdır. Trajedi sanatına katmak istediği yenilikler, halk tarafından pek benimsenmez. Ancak mitosların dışına çıkma gayreti; aşka, tutkulara ve kadınlara ver­diği önem; koroyu konudan ayırma düşüncesi, kendi­sinden sonraki yüzyıllarda yazılan tragedyaları derin­den etkiler. Edebiyata en önemli katkısı oyunlarına gerçek karakterleri sokmasıdır.

Eserleri:

Orestes, Bakkhalar, Fenikeli Kadınlar, Medeia, Herakles, Elektra SOKRATES (M.Ö. 470-399)

Atina’da doğan Sokrates, iyi bir eğitim görmüştür. Atina’dan hayatı boyunca ancak üç kez ayrıldığı söylenir. Baba­sı onu kendisi gibi heykeltıraş olarak yetiştirmek istese de Sokrates, felse­feye ilgi duymuştur.

Sokrates, genellikle ahlak felsefesinin, yani değer öğ­retisinin kurucusu olarak bilinirse de, ondan geriye ka­lan şey, bir öğretiden çok, kişilerin bilincine, özlerinin ne olduğunu göstermeye yönelik bir çabadır. Sokrates, önceleri doğa bilimleriyle, özellikle de caniı varlıkların çoğalması ve kaybolup gitmesi olgusuyla il­gilenir. Bu amaçla, matematiği ve doğa filozoflarının dünyayla ilgili öğretilerini inceler.

İlk anlam bilimci olan Sokrates, anlamlan belirlenme­miş kavramların ve terimlerin kullanılmasının sakınca­larına değinir. Her çeşit bilgide, kavramlarla terimlerin açık bir biçimde tanımlamalarının yapılması gerektiği­ni savunması bakımından bilimin ilerlemesine büyük katkılarda bulunmuştur.

Görüşlerinin çok etkili olduğu kabul edilen Sokrates, hiçbir yapıt kaleme almamıştır. Onu daha çok, iki öğrencisi Platon ve Ksenofanes’in yazdıklarından tanı- % maktayız.

**********

ARİSTOPHANES (M.Ö. 445 – ? )

Antik Yunan komedyasının en büyük ustasıdır. Aristophanes’in en önemli özelliği, doğrudan doğruya toplum eleştirisi yapmasından ve yaşadığı toplumun siyasal ve kültürel sorunlarını dolaysız olarak ele almasından gelir. Ki­şileri, düzeni eleştirmekten çekinmez.

Aristophanes’in komedyalarında genellikle köylülüğü temsil eden bireyleri, komedya kahramanı olarak alınır. Savaş karşıtı olan oyunların çoğu büyük ilgi uyandırır.

Eserleri:

Akharnialılar, Eşekarıları, Barış, Kuşlar

**********

PLATON (EFLATUN) (M.Ö. 427-347)

Çok önemli bir Antik Yunan filozofu­dur. “Eflatun” olarak da anılan Platon, hocası Sokrates’in etkisiyle felsefeye yönelmiştir. Platon, Batı felsefesinin başlangıç noktası ve ilk önemli filozo­fudur. Hocası Sokrates gibi sokaklarda sıradan insanlara bir şeyler öğretmek yerine, ne yaptığı­nı bilen kişilere bir okulda öğretim yapmayı hedeflemiştir.

Bu amaçla Atina’da Akademi’yi kurmuştur. Özel bir okul niteliği taşıyan Akademi’de her yaştan öğrenciye felsefe öğretmiştir.

Platon, eserlerini diyaloglar biçiminde yazmıştır. Diya­loglarındaki baş aktör, çoğunlukla hocası Sokrates’tir. Bu eserlerde Sokrates, insanlarla görüşlerini tartışır ve onların görüşlerindeki tutarsızlıkları ortaya koyar. Yani Platon, çoğunlukla görüşlerini Sokrates’in ağzından açıklamıştır.

Eserleri:

Devlet, Gorgias, Phaedo, Phaedrus

Devlet

Platon’un en önemli eseridir. Platon, bu eserinde ho­cası Sokrates’in ideal devlet anlayışını anlatır.

**********

ARİSTOTELES (ARİSTO) (M.Ö. 384-322)

Platon ile birlikte Batı felsefesinin en önemli iki temsilcisidir. Eski Yunan filo­zofu Aristoteles, yalnız filozof değil, Av­rupa’nın büyük biyologlarından ilkidir. Aristoteles, Platon’un Akademi’sinde 20 yıl öğrencilik yapmıştır. Platon, sü­rekli olarak çekiştiği bu değerli öğrencisinin zekasına ve enerjisine hayran kalmış ve ona Yunancada akıl an­lamına gelen “Nous” adını vermiştir. Bir süre sonra Ati­na’dan göçüp Büyük İskender’in eğiticiliğine getirilmiş­tir. Daha sonra tekrar Atina’ya dönerek ünlü okulu “lykeion”u (lise) kuran Aristoteles, Büyük İskender ölünce yeniden Atina’dan ayrılmak zorunda kalmış ve bundan bir yıl sonra yaşamını yitirmiştir.

Aristoteles, birçok konuda hocası Platon’dan farklı dü­şünür, hatta hocasını eleştirmekten çekinmez. Pla­ton’un tüm duyular dünyasına ve etrafımızda gördüğü­müz şeylere sırt çevirmiş olmasına rağmen Aristoteles, bunun tam tersine gerçekçi bir biçimde kurbağaları, balıkları, çiçekleri inceler. Aristoteles, “Gerçekten var olan nedir?” sorusuna, “Şu görmüş olduğumuz tek tek nesnelerdir; şu insan, şu masa, şu ağaç gibi fert­lerdir. Yoksa, Platon’un dediği gibi göremediğimiz ‘idea’lar değildir.” cevabını verir. Platon’un şairlik yönü vardır, Ancak Aristoteles’in yazıları ansiklopedi madde­leri gibi kuru ve detaylıdır. Ayrıca Aristoteles’in yazıları­nın temelini o güne kadar hiç yapılmamış doğa araş­tırmaları oluşturur.

Eserleri:

Politika, Organon (Mantık üzerine), Categoriae (Kate­goriler), Physica (Fizik)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir