Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Zonguldak Hikayeleri Kitap Özeti

Zonguldak Hikayeleri Kitap Özeti


Zonguldak Hikayeleri Kitap Özeti

Mehmet Seyda’nın hikâye kitabı (1962)

• Altıncı hikâyenin ilki Pazarlık’ta olay 1942 kışında geçer: İzinli er Hüseyin, Zonguldak’ta Çaycuma çarşısında dolaşırken bir muhabbet tellalına rastlamış, adamın kendisine genç güzel bir kadın getirme teklifini kabul etmiştir. Pazarlıkları olan bir lirayı Hüseyin Savur, peşin verir. Akşam karanlığında, kararlaştırılan saatte getirilen, sonra da evine gittikleri kadın çok yaşlı çıkarsa da, kızan içerleyen Hüseyin’e evde delil diye gösterilen nüfus kâğıdında yaş on dokuzdur. Tanık hikâyesinde evden istasyona öteberi taşıtacak bir müteahhit, oğlunu hamal getirmeye yollar. Çocuk, bir sürü hamalla döner gelir.
Adam, içlerinden ikisini seçince hamallar hem kendi aralarında, hem de müteahhitle tartışırlar; anlaşmazlık karakolda giderilir. Emin Korkmazgil, emekli jandarma başçavuşu, emekli köy öğretmenidir; şimdi ona buna dilekçe yazmakta, eşi Naciye ve biri yetişkin, ikisi küçük üç kızıyla Çaycuma’da yaşamaktadır; içki düşkünüdür. Bir gün eve, biri eskiden ahbabı, iki misafir getirir; yeni tanıdığı genç memur ona sözde iş bulacaktır. İçki sofrası kurulur. Başçavuş, karısına da içirir, kadın sızar. Genç memur, başçavuşun da sarhoşluğundan yararlanarak büyük kız Nuriye’ye sarkıntılık eder.

Zonguldak Hikayeleri

Nuriye ertesi gün evden kaçmıştır, dönmez de bir daha. Karısının hakaretleri karşısında çöken, zayıflayan başçavuş, kendini büsbütün içkiye vererek çok geçmeden ölür. Dur, Ben Bunu Yazayım da… hikâyesinde olay 1943’te geçer: Düzce’de bir yanlışlık eseri tutuklanan birisinin, yanında iki jandarma, parasız pulsuz Devrek’e gelene kadar başından geçenler anlatılır. 1937’de yazılmış Üçüncü Vardiya’dan Devrekli Hasan’da Hasan, on beş aydır gündeliği 60-110 kuruşa Zonguldak kömür ocaklarında çalışmaktadır. Bir gece hasta, bitkin üçüncü vardiyada, galeriye ikinci giriş kapısında nöbet tutarken uyuyakalır; baş-puantörün tokadıyla kendine gelirse de yanındaki lamba yere düşer, söner. İşçiler sabaha karşı işi bıraktıkları vakit Hasan’ın, kapıyla loko-traktör arasında sıkışmış cesedini bulurlar. Son hikâye, öncekinin devamıdır (Ve Karısı): Kocasının ölümünden sonra şirketten yetmişbeş lira tazminat alan, Hasan’ın karısı Emine, kayınbiraderiyle evlendirilir. Komşu köylüler de genç kadına göz koymuşlardır. Bir gün kurdukları bir pusuda tecavüze yeltenirlerken, bağrışlarını önlemek üzere, vurdukları sopa ile öldürürler Emine’yi. • Yerel renkleri Zonguldak bucaklarının çarşı pazar tasvirleriyle yoğunlaşmış, köylü-kentli konuşmaları iyi ayarlanmış hikâyelerin ilk üçünde olaylar, konularına uygun ince bir ironiyle anlatılmış; sonrakilerde bu ironi, yerini gene tabii ve kendiliğinden bir acılığa bırakmıştır. Üçüncü Vardiya’dan… hikâyesi kömür ocaklarındaki yeraltı hayatının ustaca gösterilişiyle ayrı bir güç ve özellik taşıyor.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir