23 Ocak Pazartesi 2017
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Zoya Gezegeninden Kaçış Çılgın Dedemin Zaman Makinesi Konusu, Soruları, Özeti

Zoya Gezegeninden Kaçış Çılgın Dedemin Zaman Makinesi Konusu, Soruları, Özeti

Zoya Gezegeninden Kaçış Çılgın Dedemin Zaman Makinesi Konusu, Soruları, Özeti

Zoya Gezegeninden Kaçış Çılgın Dedemin Zaman Makinesi Geçmişten Geleceğe Uygarlık

Çılgın Dedemin Zaman Makinesi adlı kitabın yazarı Sara Gürbüz Özeren. Çılgın Dedemin Zaman Makinesi renkli ve resimli bir kitap. Kitabın resimleri Sernur Işık tarafından çizilmiş. 10 kitaptan oluşan kocaman ve güzel bir hikaye kitabı seti.

Zoya Gezegeninden Kaçış Çılgın Dedemin Zaman Makinesi Kitabının Konusu ve Özeti: Çılgın Dedemin Zaman Makinesi geçmişten geleceğe uçuyor. Bizi medeniyetler arasında bir yolculuğa çıkarıyor. Anadolu uygarlıklarından Çin uygarlığına, Mısır Piramitleri sırlarından Maya Medeniyetine, Zoya Uygarlığından Mars Gezegenine uçacağımız macera ve heyecan dolu fantastik bir kitap.

Hayal gücünüzün zenginleşmesini istiyorsanız ve yeni yerler diyarlar keşfetmek istiyorsanız bu kitap size tavsiyemizdir.

Kitaptan bir hikaye:

İSTANBUL SEMALARINDA KUYRUKLU YILDIZ

Hano geldiğimizde herkes padişahın fermanım konulu­yordu. Çoğu benim gibi buluntu bir malın hazîneye devredil­mesinin en doğru hareket olduğunu kabul ediyordu. Aslında eskici elması ilk bulduğu anda subaşıya teslim etmeliydi. Bununla birlikte sadrazamın bu nadide mücevhere zorla sa­hip olmak istemesini herkes kınıyordu; fakat bunu oçık açık dile getirmek istemiyorlardı.

Yaladığımız hareketli günün sonunda kendimizi yorgun hissediyorduk. Geceyi Handa geçirip sabah erkenden yola çıkmaya karar verdik. Yağız, yemekten sonra odaya çıkmak yerine avlunun kenarlarına dizilmiş kerevetlerde oturmayı teklif etti. Dedemden zorla irin aldık ve ikimiz avluda kaldık. Onlar ise yatmaya gittiler.

Havada insanı bunaltan bir ağırlık vardı. Oysa henüz ilkbahar mevsimindeydik ve bu kadar boğucu bir hava bek­lemiyorduk.

Hancı içeri girip çıkarken:

Allah hayırlara tebdil eyfeye! Bu mevsimde böyle bir hava, olacak şey değil! diye söyleniyordu.

Çok geçmeden hanın ahırlarından at kişnemeleri, Öküz böğürmeleri duyuldu. Durup dururken çıkan bu sesler henüz yatmamış olan müşterileri iyiden iyiye tedirgin etti.

Derken sokaklardan gürültüler gelmeye boşladı. Şehir uğulduyoç tenekeler çalınıyor tüfekler atılıyordu. Oturduğumuz sundurmanın altından çıkıp ileri gittik. Kimi müşteriler de yatak kıyafetleri ile avluya inmişlerdi. Birbir­lerine ne olduğunu soruyorlardı.

Adamın biri avazı çıktığı kadar bağırmaya boşladı:

Allah’ım sen bizi kuyruklu yıldızın şerrinden koru!

Arkasından:

Amin! sesleri yükseldi.

O anda başımızı kaldırıp gökyüzüne baktık. Bir de ne görelim! Küçük Ayı ile Büyük Ayı takımyıldızlarının arasında kuyruklu bir yıldız peydah olmamış mı? Bu tabiat harikası…


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir