11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 137
“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 137 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 137
bilmecenin hemen çözülmemesi için elinden geleni yapar. O nisbette de şiirin dünyasına yaklaşır. Bilmeceler, teşbih ve teşhis vasıtasiyle dünyayı, eşyayı, hayatı ve tabiatı alışılmamış bir biçimde yeniden kuruyor. Bu dünyada insanlığın çocukluk devrine ait hâtıralar, masal ve mitolojilerin hakikatleri mâşerî şuur altından çıkarak biz insanlara esrarlı bir şekilde görünüyorlar. (…)
Bu bilmecede güzel olan nedir? İki renkli, yalın bir tablo oluşu mu? Alışılmışın hilâfına “kırmızı ağaç” söyleyişi mi? “Güvercin” kelimesindeki yumuşak çağrışımlar mı? Cevabı bulmak için, söz konusu unsurlar arasındaki gizli münasebeti keşfetmeye çalışırken his dünyamıza hücum eden hayaller mi güzelleştiriyor yoksa? Belki bunların hepsi birden insanda değişik bir etki bırakıyor. Cevabına bakıyorsunuz: Ağız, diş. Tablonun büyüleyiciliği bir an sarsılıyor gibi oluyor. Ağız ve diş münasebetiyle söylenen bu sözler birden alelâdeleşiyor gibi oluyor. Fakat, bu defa yeni bir şaşkınlık başlıyor. O nasıl bir ruh hâlidir ki ağızı kırmızı ağaç, dişleri ak güvercin olarak tahayyül edebiliyor diye hayrete düşüyorsunuz. Şiir yeniden oturuyor.
Bu bilmecenin de kendine has bir dünyası var. Issız ve tenha. ” Öte yüzü / Beri yüzü” söyleyişindeki ritim, aynı zamanda derenin iki yanında genişleyen mekânı veriyor bize. “Lâpa lâpa” sözü kar’ı hatırlatıyor. “Geyik” ise, masalların, menkıbelerin esrarlı, zengin dünyasından çıkıp geliyor. Kendi yok, izleri var. Derenin yanında genişleyen, karla kaplı uçsuz bucaksız bir mekânda geyik izleri. Sade yalın, esrarlı bir tablo. (…)
Bu iki bilmecenin de cevabı aynı. Bu bakımdan ikisinde de müşterek tasavvurlar var. Günlük hayatta tek tek söylendiğinde yadırgamayacağımız bu mısralar bir araya gelince kendilerine has esrarlı bir atmosfer yaratıyorlar. Göl yiyen yılan, yılan yiyen göl ne demek? Kuyunun kuru- masiyle yılanın ölmesi veya mercanın sönmesi arasında ne münasebet olabilir? Göl, kuyu, yılan, mercan sanki masal dünyasının kelimeleri. Sanatkârların bilmecelerin cevabını gizlemeye çalışırken masal motiflerinden faydalandıkları bir gerçek. (…)
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Bibliyografyada zikredilen yazılarda da değişik örnekler yer almaktadır. Bütün bunlar bize bilmecelerde ve dolayısıyle diğer anonim mahsûllerde zengin ve dikkate değer bir şiiriyetin gizli olduğunu gösteriyor.*
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 137 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.


Yeni Yorum