Yükleniyor...
Evvel Cevap
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 189
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Meb Yayınları
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 189

“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 189 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 189

Sarı Sipâhîler

(…) Serhatlerde kâh düşmanlarla dalsatır olan kâh onlarla uzlaşıp sınır kardeşi diye tatlı geçinmesini bilen Sarı Sipâhîler, yurtlarına kavî yerleştiler. Boyunlarına aldıkları iş, serhat bekçiliği kolay değildi. Gazâlarda yüzlerce atlıyı ve sülâlemize nâm olsun diye kendi hesaplarına tutulmuş ve donatılmış nice gönüllüyü artlarına katıp kargı, mızrak, tüfekleri dikip bayraklarını açarak Budin Beylerbeyi’nin emrine seyirtirlerdi.

(…)
Sarı Sipâhîler, düşmanla olagelen “harbe ucu” cilvelerini sarpa sardırmadan sırası geldikçe de er meydanında direnip asla aşağı koymadan zeâmeti çekip çevirmesini, serhadde karakol gözetmesini bildiler. Şâhinkonak’ın dört bir çevresinde bekçi kuleleri uzakları kollar, kırmızı ve yeşil kalpaklı, sırma deri çakşırlı, Macar kılıklı, her dilden söyleşir gözü pek gâ- ziler tâ Beç’e, Prag’a kadar uzanarak düşmanın niyetinden serhâdde tez haber ulaştırırlardı. Amma tetikte durmak başka, komşuluk hakkı o da başka. Sarı Sipâhîler daha dün çarpıştıkları Macar’ı bugün misafir ederek baş üstüne taşırlar, onlara Türk marifeti güreşler, cirit oyunları gösterirler, kuzu, helva ziyafetleri verirler, türlü yağlıklar, işlemeli çevreler armağan edip dönüşte davullar, nakkâreler, çaldırarak at üstünde sınıra kadar geçirirlerdi. Macarlar, Türk kahramanlığından, Türk civanmertliğinden geri kalmak istemedikleri için serhadde memleketin başka hiçbir yerinde görülmeyen ince erkân türedi. Dili, dini ayrı iki millet arasız boğuşmalar sırasında kâh o toprakta kâh bu tarafta kalan şehit mezarlıklarına ihtiram gösterdiler. Hayvanlara çiğnetmemek için kabristan etrafına sınır kestiler, evliyâ sandukalarına dokunmadılar. Birçok gazâlarda birbirine kılıç sallayarak boy ölçüşen iki muhâsım, gün geliyor, ganî gönülle el tutuşup kokuşuyor: “Benim ecelim senden, seninki benden olmasın” diyor ve cenkte karşı karşıya düştükleri zaman selâm verip başka tarafa at tepiyorlardı.

Böyle bir yüce hayat içinde Sarı Sipâhîler gazâ, karakolculuk, memleket idâresi, ziraat, sürü yetiştirme, mâden ocağı işletme gibi çeşitli işlerin hepsini hakkıyla başararak emirleri, hanları kıskandıracak bir ömür sürdüler. Turhan Bey’le torunu Sinan Bey Ciğerdelen yakasında şehit düştüler. Veli Bey, oğlu Sinan’dan sonra daha çok yaşadı. Sinan’ın oğlu Mustafa Durak- ça’yı terbiye etti, büyüttü. Mustafa yirmi yaşına geldiği vakit Veli Bey yetmişini geçmiş, artık cenge girmekten ayak çekmişti. Kendisine şimdi Veli Koca deniliyor, herhangi Leh, Çek, Engürüs seferi açılmazdan evvel yahut Edirne’de Hünkâr divanına yahut Belgrat kışlağında serdar karargâhına çağrılarak kendisinden öğüt isteniyordu. Aşağıdaki metindeTurhan’ın Canzi’yi ziyarete gidişinin anlatıldığı bir bölüm verilmiştir. Eylül ortasında hasta hâlime bakmadan Can- zi’yi görmeye gittim. Onunla iki mezar kaçkını gibi karşılıklı dikildik. O kadar bozulmuştu ki kendi düşkünlüğümden söz açmaya utandım. Anadolu’da sıtmaya yakalanmış, Adana’da memleket hâstanesinde yatmış, artık hiçbir iş görecek kuvveti olmadığı için mektepten izin almış. – Annen! dedim, ne için annenin yanında dinlenmiyorsun?

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır. 

11. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 189 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları
Benzer İçerikler

Yeni Yorum