Ana Sayfa / Edebiyat / Yeni Türk Edebiyatı / Arketipsel Sembolizm Nedir

Arketipsel Sembolizm Nedir


Arketipsel Sembolizm Nedir

Arketipsel Sembolizm Hakkında Bilgi

Arketipsel Sembolizmin Genel Özellikleri

Arketipsel Sembolizmin Açıklaması

Edebiyat araştırmalarında birçok yöntem kullanılmaktadır. Bunlar eser, ya­zar, okur ve dış dünya-toplum merkezli olarak dört genel başlık altında değerlen­dirilmektedir. Bu genel başlıkların içerisinde birbirinden farklı birçok teknik söz konusudur. Bunlardan bir tanesi de eser merkezli inceleme yöntemlerinden biri olan Arketipsel Sembolizm’dir.

Eser merkezli inceleme metotları arasında yer alan arketipsel sembolizmin çıkış noktası C. G. Jung’un psikoloji alanındaki çalışmalarından hareketle ger- çekleştirilmektedir. Jung’a göre insan ruhu iki bölümden oluşmaktadır. Bunlar bi­linç ve bilinçdışıdır. Fakat Jung bilinçdışmı da ikiye ayırmış ve kişisel bilinçdışı ve kolektif bilinçdışı diye iki alt kavramdan bahsetmiştir. Burada yer alan kişisel bilinçdışı Freud’un bilinçaltı kavramıyla eşdeğerdir, fakat Freud ile Jung’un ça­lışmalarında ayrıştıkları nokta kolektif bilinçdışıdır. Kişisel bilinçdışı tüm insan­larda farklılık arz ederken kolektif bilinçdışı ise “ruhsal yapının insanları ortak bir ruhsal temelde birleştiren doğal kökeni” olarak açıklanmaktadır.

Birbirinden çok uzakta yaşamalarına ve aralarında herhangi bir ilişki, bağ vb unsurlar bulunmamasına rağmen farklı toplulukların sözlü ve yazılı edebi metinlerinde benzer öğelerin olması Jung’un dikkatini çekmiş ve araştırmaları neticesinde bunu kuramlaştırmıştır. Jung, tüm insanlarda bulunan ortak unsur­ları belirtmek için yukarıda bahsettiğimiz benzerliklere dikkat çekmek suretiyle arketip adını vermiştir. Ruhsal yapmm en bilinmeyen ve karanlık bölümüne ait oldukları için arketiplerin somut bir varlığı yoktur. Onlar, ancak bilinçte meydana getirdikleri etkilerden tanınabilmektedir.

Masallarda olsun Halk hikâyelerinde olsun kahraman çeşitli aşamalardan ge­çer. Mitolojik eserlerde belirgin olarak arketipsel unsurların yer almasının sebebi mitos öykülerinin insanın derinlerde yatan korkularım, isteklerini dile getirmesi­dir. Modem romanda ise bu yolculuk bir iç yolculuğa dönüşür. Kişinin psikolojik düzeyde kimliğini arama süreci sembolik düzlemin çözümlenmesi suretiyle de­ğerlendirilmektedir. Eleştirmenler eserin dünyasındaki yazarın farkında olmadan kullandığı arketip karakterleri, simgeleri, olay örgüsü kalıplarım saptayarak ese­rin derin anlamını çözmeye çabalamaktadırlar.

Arketipsel sembolizmin içerisinde çeşitli alt başlıklar yer almaktadır. Bu alt başlıklar sembolik düzlemde ortak özelliklerine göre sınıflandırılmaktadır. Bun­lar: Gölge (Shadow) Arketipi, Anima-Animus, İç/Tüm Benlik Arketipi, Yüce Bi- rey/Yaşlı Bilge Arketipi, Persona (Maske) vd. olarak isimlendirilmektedir.

Edebi metinlerde yer alan kahramanların (ego hero), J. CampbelPın “Kah­ramanın Sonsuz Yolculuğu” adlı eserinde ifade ettiği üzere “aynlma-eıginlen- me-dönüş” sürecini yaşıyor olması ve bu süreçte eserin başlangıç noktası ile sonu arasında kahramanın ruhsal değişimi gerçekleştirmesi yukarıda ifade edilen çeşitli arketipsel sembollerle gerçekleşmektedir. Bu sembollerin çözülmesi insa­nın kolektif bilinçdışında yatan unsurların açığa çıkarılması demektir ki bu du­rum edebi metnin merkezinde yer alan insanı tanıma, anlama açısından oldukça önemlidir. Böylece okur da kendi ruhsal yolculuğu içerisinde eserdeki kahramanı çözümlerken aynı zamanda kendini tanıma ve anlama sürecine girecek ve onto- lojik varlığım sorgulayarak yaşamı anlamlandırabilecektir.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir