Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Cehennem Kraliçesi Kitap Özeti

Cehennem Kraliçesi Kitap Özeti


Cehennem Kraliçesi Kitap Özeti

Selim İleri’nin romanı (1980)

• İşadamı Korkut ve ressam Belkıs motorla Bodrum’a gitmektedirler. Korkut genç, güzel ve dişi bir kadın olan Belkıs’a tutkundur. Fakat bir zamanlar Korkut’a eğilim duyan Belkıs artık ondan bıkmıştır. Şimdi gönlü yazar Mehmet’tedir.
Mehmet de ondan hoşlanmaktadır, ama evlidir. Korkut, Kalyon Oteli’nde yer ayırtmıştır. Arkadaşları Mehmet ile eşi Semra, genç reklamcı Gökmen ile felsefe öğretmeni Şadiye de otobüsle oraya gelirler. İki kişilik odalara yerleşirler. Yazı Bodrum’da geçireceklerdir. Akşamleyin kıyıda bir meyhanede otururlar. Yiyip içerler. Belkıs uzun uzun Mehmet’le söyleşir. Korkut ile Şadiye susarlar. Semra sarhoş olur. Gökmen içini çekerek Belkıs’ı seyreder. Bir başka akşam yine meyhanede toplanırlar. Mehmet’le Belkıs dansederler. Korkut’la Gökmen kıskanarak üzünçle onlara bakarlar. Semra iyice sarhoş olur. Geceleyin odalarında Belkıs’la Korkut tartışırlar. Korkut onun arkadaşlarından ayrılmasını ister. Belkıs sinirlenir. Sabahleyin sıkıntıyla kalkar. Kendisini umutsuzca seven Gökmen’in yanına gelir, kıyıda konuşarak yürürler. Şadiye Bodrum’da dolaşırken fakülte arkadaşı Hüseyin’le karşılaşır. Yanında Rıfat adında genç, yakışıklı bir futbolcu vardır. Hüseyin (öbür adıyla Bülbül’ün) eşcinseldir. Rıfat’ı sevmektedir. Şadiye de görür görmez tutulmuştur ona. Dinlence bitince, topluluk İstanbul’a döner. Mehmet’in karısıyla arası büsbütün açılır. Semra kendini içkiye verir. Bazı geceler eve gelmez. Mehmet’in direnme gücü gitgide azalır. Arkadaşlarından Ruşen ve Kerim’le bir toplumcu kültür dergisi çıkarmayı kararlaştırırlar. Bunun için Mehmet üniversitedeki asistanlığından ayrılır. Fakat az sonra arkadaşlarıyla uyuşmazlığa düşer. Karısı da onu yüzüstü bırakır. Böylece, evliliğin de yürümeyeceği anlaşılır. Mehmet yapayalnız kalır. Bir türlü okuyup yazamaz. Aylaklık, yalnızlık ve umarsızlıkla bunalıma girer. Sonunda canına kıyar. Geçkin bir kız olan Şadiye, Hüseyin’in yalvarmalarına aldırmaz, gönlünü kaptırdığı Rıfat’la evlenir. Yazık ki mutluluğu çok sürmez. Çünkü kocası onu sevmemiştir. Kendisine baktırmak için evlenmiştir onunla. Çocuğu da olmamıştır. Haftada birkaç gün eve gelmektedir. Şadiye acıyla gizlice ağlamaktadır.

Mehmet’in beklenmedik ölümü Şadiye’yi üzer. Gerçek bir dost, iyi bir insan, seçkin bir aydın yok olmuştur. Olay Belkıs’ı da sarsar. Mehmet’i derinden sevdiğini anlar. Gerçi intiharından önce bir gece onu görmeye gitmiş, saatlerce dertleşmişlerdi. Onunla yatmayı tasarlamıştı, ama Mehmet oralı olmamıştı. Belkıs anadan kalma mücevherlerini satarak Bodrum’da ıssız bir köye yerleşmeyi düşünür. Korkut’la ilişkileri kopma noktasına gelmiştir. Daha fazla sürüklemesi olanaksızdır. Öte yandan, Korkut da onu sürekli izlemekten yorulmuştur. Üstelik, işlerin ilerde düzeleceğinden de umudunu kesmiştir. İkisi de ortak bir dilden konuşmadıklarını öğrenmişlerdir artık. Herhalde ayrılacaklardır…




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir