Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları TIKLAYINIZ

Sponsorlu Bağlantılar
Ana Sayfa / Deyimler / Dokuz Doğurmak Deyiminin Çıkış Hikayesi

Dokuz Doğurmak Deyiminin Çıkış Hikayesi

Sponsorlu Bağlantılar


Dokuz Doğurmak Deyiminin Çıkış Hikayesi

Çok ilgi çekici bir deyim.

Dokuz Doğurmak Deyiminin Anlamı

Her canlının ihtiyaçları, istekleri ve beklentileri vardır. Bunlara ulaşmak her zaman kolay olmayabilir. Mücadele gerekir, beklemek gerekir, Sıkıntı çekmek gerekir. Bu deyim, böyle sistresli durumlarda mücadele eden ve bekleyen insanların durumunu anlatmak için kullanılır.

Dokuz Doğurmak Deyiminin Hikayesi

Çok eski zaman önce Çengeloğlu Tahir diye bir paşa varmış. Bu paşa o dönemler İzmir’de görev yapıyormuş ve İzmir’in bozuk olan asayişini Sağlamaya kararlıymış.

Ne mi yapmış?

Gece saat dokuzdan Sonra Sokağa çıkma yasağı getirmiş. Bu yasak gerçekten de işe yaramış. Tahir Paşa bu yasağa o kadar önem veriyormuş ki emre uymayanların Sorgusunu bizzat kendisi yapıyormuş.

Yine öyle bir geceymiş. Zaptiyeler, emre uymayan dokuz adamı yakalayıp Tahir Paşa’nm önüne getirmişler. Tahir Paşa’nm Sorgusu da pek yamanmış. Bir türlü bitmek bilmiyormuş. Dokuzuncu Sırada bekleyen adamın heyecandan neredeyse kalbi duracakmış. Aradan yarım saat kadar geçmiş ki Sıra dokuzuncu adama gelmiş.

Tahir Paşa kükremiş:

– Bre adam! Sen tellalları duymadın mı? Neden geç vakitte Sokaklarda gezersin?

Adam telaş ve korkuyla cevap vermiş;

– Efendim, karım doğurmak üzereydi. And olsun ebe aramaya çıkmıştım. Evden henüz çıkmıştım ki zaptiyeler yakaladılar. Ne olur beni bırakın. Zavallı karım kim bilir ne durumdadır?

Paşa, başını öne doğru sallayıp sakallarını sıvazlamış. Adamın Suçsuz olduğuna inanmış.

– Seni bu defalık affediyorum, demiş. Git o karın olacak hatuna Söyle, olur olmaz saatlerde doğurmasın.

Zavallı adam ne diyebilir ki? Hiçbir şey demeden eve koşmuş. Aradan epey zaman geçmiş. Bir de bakmış ki karısının yanında bir bebek ağlıyor ve etrafta mahallenin kadınları…

Yaşadıklarını unutup Sevinçle sormuş:

– Neyimiz oldu hanımım?

Kadın kaşlarını çatmış cevap vermiş:

– Sen ne biçim kocasın? Ne zorluklarla doğum yaptığımı biliyor musun? Güya ebe getirecektin.

Adam boynunu bükmüş.

– Ah karıcığım ah, demiş. Başıma neler geldi bilSen… Sen bir tane doğurdun; ben Sorgu sırası bana gelinceye kadar dokuz doğurdum.

Not: Deyimler ve atasözleri bir dilin, bir milletin hâzinesidir, mirassdîr. Sizce günlük hayatımızda, deyimlerden ve atasözlerinden yeterli ölçüde faydalanıyor muyuz? Bence hayır. Neden mi? Binlerce deyim, yüzlerce atasözümüz var. Elimize bir kâğıt alıp yazmaya kalksak, kaç tane yazabiliriz? İsterseniz deneyin. Fakat bu kitabı okuduktan sonra, durum çok farklı olacak.

0
like
0
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry


Sponsorlu Bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir