Ana Sayfa / Sorularınız / Dropa İnsanlarının Fantastik Öyküsünde Hiç Gerçeklik Payı Var mı
Ödev Soruları

Dropa İnsanlarının Fantastik Öyküsünde Hiç Gerçeklik Payı Var mı


Dropa İnsanlarının Fantastik Öyküsünde Hiç Gerçeklik Payı Var mı

Çok eski Çin masalları bulutlardan yeryüzüne inen ve çirkin oldukları için köylüler tarafından avlanan kısa boylu, sarı derili insanlardan bahseder. Efsaneye göre yeryüzündeki bazı iyi kalpliler bu sarı derili çirkin insanları öldürmek istememiş, onları koruyup kollamış ve bu garip adamlarla dost olmuşlardır. Antropologlar 1995 yılında Çin‘in Sichuan eyaletinin dağlarında 120 kişilik bir kabileye rastladıklarında akıllarına ilk gelen soru bu insanların yıllar önceki bir arkeolojik keşifle ilişkilerinin olup olmadığıydı.

Araştırmalar ilerledikçe gerçekten de bu insanların eski arkeolojik bir gizemle ilişkilerinin olduğu yolunda ipuçları ile karşılaştılar. İşin daha da ilginç tarafı bu arkeolojik gizemle, yukarda anlatılan masal arasında garip bir bağın oluşuydu. En uzunlarının 1,20 santim kadar olduğu bu insanlar garip bir efsaneye inanıyorlardı. Bundan tam 12.000 yıl önce uzaydan gelen Dropa insanlarının torunları olduklarını ve gezegenlerine geri dönemeyen atalarının, dünyada kalıp çiftçilik yapmaya başladıklarını ve burada evlenip aileler oluşturduklarını anlatıyorlardı.

Gizli arkeolojik bilgilerden biri sayılan Dropa insanlarının öyküsü 1938 yılında Çin-Tibet sınırındaki bir arkeolojik keşfe dayanır. Keşifte ortaya çıkanlar doğrusu bir hayli kafa karıştırıcıdır. Arkeologlar, Çin’in Baian Kara Ula Dağ mağaralarında yıldızları, uzay gemileri ve gök haritalarını gösteren pek çok duvar resmine ve mezara rastlarlar.

Ancak mezarlarda bulunan iskeletler insandan oldukça farklı bir türün işaretleri ile doludur. Kısa boyları ve büyük kafataslarıyla bu tür çok farklı bir ırkın fiziksel özelliklerini yansıtıyor gibidir. Nitekim mağarada araştırma kazılarına başlayan arkeologlar yüzeye yakın bir yerde yedi yüzden fazla taş disket bulurlar. Gramofon plaklarına benzeyen, 2 santim kalınlığındaki oldukça sert bir madenden yapılma bu disketlerin üzeri garip işaretlerle doludur.

Disklerin tam orta yerinde kocaman yuvarlak bir delik vardır. Deliğin çevresi ise ince spiral çizgilerle örülüdür. İncelemeler hiç uğraştırmadan sonuç verir. Disketlerin yaşı en az 12. 000 yıl öncesini göstermektedir. Bu arada gizemli taş disketlerin üzerinde bir zamanlar elektrik yüklü olduğuna dair salınımlar tespit edilmiştir. Sonunda 1962 yılında Çinli bilim adamı Dr. Tsum Um Nui gizemli taş plakların mesajını çözer.

Ama esrarengiz taş disketlerin içindeki ilginç bilgiler uzunca bir süre dünyadan gizlenir. Öyle ki bu konu üzerinde konuşulması bile yasaklanır. Çin hükümetinin engellemelerine rağmen Dr. Tsum Um Nui yılmaz ve disketlerin içeriği ile ilgili raporunu sonunda dünya kamuoyuna duyurabilmeyi başarır.Buna göre kendilerine Dropalılar dedikleri anlaşılan uzaylı ziyaretçilerin fantastik öyküsü şöyledir:

Dünya henüz buzlu dönemlerin soğuğunu üzerinden atmaya çalışırken, içi silme uzaylı dolu bir uzay gemisi arızalanarak keşfin yapıldığı bölgeye düşmüştür. Çevre kabileleri tarafından korkuyla karşılanan Dropalılar, ne yazık ki bir daha gezegenlerine geri dönemezler. Dropalılar ve köylüler arasında yaşananlar şöyle anlatılmıştır:

“Dropa kendi  gemileriyle bulutlardan indiler. Erkeklerimiz, kadınlarımız ve çocuklarımız Güneş’in doğuşundan         önce   mağaralarda saklandı. Sonunda Dropa’nın işaret dilini anladıkları zaman, yeni gelenlerin barışçı niyetleri olduğunu kavradılar…” Peki, bu masalsı hikâyede gerçeklik payı var mıdır? Yoksa bu anlatılanlar, dikkatleri üzerine çekmek isteyen ya da hayal gücü gelişmiş bir takım insanların senaryolarından mı ibarettir. İşte bunu bilmiyoruz.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir