Ana Sayfa / Şiir / En Yeni ve Özgün Öğretmenler Günü Şiirleri

En Yeni ve Özgün Öğretmenler Günü Şiirleri


ÖĞRETMENE SESLENİŞ

Senin ellerin dolaşır şimdi Türkiye’de;

Köyler şenlenende, okullar dolanda,

Çiçekler açanda, çocuklar gülende,

Senin ellerin dolaşır şimdi Türkiye’de.

 

Senin şarkıların dillenir şimdi

Türkiye’de; Sabahlar olanda, yağmurlar yağanda

Dövenler dönende, davullar vurulanda,

Senin şarkıların dillenir şimdi Türkiye’de.

 

Senin heykelin yükselir şimdi Türkiye’de;

Bir bayrak çekilende, marşlar söylenende,

Atatürk anılanda, Atatürk sevilende,

Senin heykelin yükselir şimdi Türkiye’de.

 

Senin ellerlin öpülür şimdi Türkiye’de;

Çocuklar büyüyende, kitaplar okunanda,

Günaydın denilende, memleket için ölünende,

Senin ellerin öpülür şimdi Türkiye’de.

Adnan ARDAĞI

******

 

ÖĞRETMENİN MARŞI

Öğretmenim; fikrimi cehle karşı biledim.

Tanrıma el açıp da mesleğimi diledim.

Bu ülkü, benim ülküm; bunu ben besteledim.

Dünyaya kanat oldu benim ilmimle fennim

Ben çocuklarım için yaşayacağım öğretmenim

 

Ben de tufan gibiyim bir selim var ki dinmez

Bu imanla oldukça bu meslek yere inmez

Bu meslek kutlu meslek kut’u dıştan bilinmez

Yüzyıllara nur saçan meşaleli Türk benim

Ben çocuklarım için yaşayan öğretmenim

 

Yıllar yılı aynı şey aynı kürsü aynı ses

Bizi burada zapt eder sadece birkaç nefes

Yoksa zincir kâr etmez çelik olamaz mahpes

Zulmetin perdesini parçalayacak elim

Ben çocuklarım için yaşayan öğretmenim

 

Çocuklar; ta doğarken vatana kul çocuklar

Bir nesil kaynaştıran bölünmez kül çocuklar

Bakıldıkça açılan ölümsüz gül çocuklar

Ben bu gül çocukları koruyacak dikenim

Ben çocuklarım için yaşayan öğretmenim

 

Ararsan bulamazsın bilemezsin dengini

Sağlayan çocuklardır vatanın ahengini

Hepsi Atatürk nesli yapar ilim çengini

Onlara var inancım onlara var güvenim

Ben zaten bunun için ölmeyen öğretmenim…

Nejat BİRDOĞAN

******

BEN BİR KÖY ÖĞRETMENİYİM

Ben bir köy öğretmeniyim biliyorsun

Alın yazım çamurlu yollara yazılmış

Üç çınar ağacı düşün bir okul bahçesinde

Yırtık elbiseli üç çocuk düşün Ve her akşam batan güne birlik

Bir umut düşün avuçlarıma alıkoyduğum

 

Florans lambalı şehirden

Uzun mektuplar yazmışsın, aldım

Gürültü içinde geçiyormuş günler

İnsanlar geçim sıkıntısı içindeymiş

Ekmeğin tanesi yetmiş kuruşa yükselmiş

 

Ben bir köy öğretmeniyim biliyorsun

Zamanın kozasını öreceğim bu yolda

Bu yolda saçlarıma ak düşecek

Aydınlık caddeleri, büyük evleri anlatma bana

Bana söyleme sinemaları, vitrinleri gelemem

Keman konçertolarının yerini

Davul sesleri aldı

Dinleyemem…

Berran EROL

******

 

OKUL PENCERESİNDEKİ ŞARKI

Düşledi Ali Turan

Üvez ağacı altından

Bir gün karısı olacak

Yarısı olacak

Zehra’yı…

“Okulun penceresinde

Saksılar!

Hepsini Zehra yetiştirdi,

Her sabah sular onları

Elleri dert görmesin.

Sen çocukları eğitirsin der

Ben çiçekleri.

Bu çiçekleri yetiştirdim sana,

Selâmla her sabah okula giderken

Bil ki yüreğim seninle birlikte

Benim için de sev çocukları.

Okulun penceresinde

Basma perdeler!

Hepsini Zehra dikti

Ak ellerinin izi var

Öpmeli ak ellerini

Açar sabahsefaları gibi

Gül yüreğinin selâmı

Basma perdelerde.

 

Baktın mı pencereden

Beni görmelisin bahçede

Çocuklar yordu seni matematik koşusunda

Yorgun başını bekler göğsüm

Yarın daha dinç dönesin diye,

Pencereden sana bakan çocuklarına.

Çiçekler değildir yetiştirdiğim sadece

Gezinen bir ışık görürsen orada,

Gelmişim sana bakıyorum

Gelmişim sana yardım etmeye

Çocuklarına şarkı öğretirken.

Dayamışım ince kollarımı

Ben de-birlikte söylüyorum şarkını

Okulun penceresinden!…

Ceyhun Atuf KANSU

******

 

ÖĞRETMENİN KORKUSU

Sizler, şimdi yıldızlar gibi uzakta ışıyanlar!

Emekler üstüne gerili kanatlarınız,

Sizler, her mevsimde bahar taşıyanlar

Bahçelerden bahçelere atlarınız.

 

Kiminiz hapishane pencerelerinde,

Kiminiz hastanenin beyaz yataklarında..

Ölmüş, öldürülmüş olmanız geliyor aklıma;

Karanlığım büyüyor korkumun bataklarında!

 

Elimle suladığım fidanlarınızı hatırlıyorum,

Akik yüzlerinizde eriyen çekingenliğiniz,

Gülsem, içinizde yeşeren dünya,

Bağırsam, solan çiçekleriniz…

 

Benim korkumun nabzı vuruyor ara sıra;

Sizlerden bekliyorum müjdeli sabahları.

Sizler, şimdi yıldızlar gibi uzakta parlayanlar:

İçimden geçiyor adımlarımızın sokakları.

 

İğri yollar çamurludur çocuklarım!

Hazların bitmez kumsalları vardır çeker.

Yolunuzdaki fener aklın ilkeleri olmalı

Vatan ne çekerse öğretmenin korkusundan çeker.

Adnan ARDAĞI

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir