Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Yarın…Yarın Kitap Özeti

Yarın…Yarın Kitap Özeti


Yarın…Yarın Kitap Özeti

Oktay zengin bir kişidir. Evlidir, bir çocuğu ve bir karısı vardır. Fakat Aysel adında bir sinema oyuncusuyla düşüp kalkmaktadır. Seviştikleri bir gün Aysel ondan kendisini yapımcı Sulhi Beyle tanıştırmasını ister. Amacı, onun yardımıyla büyük filmlerde rol alabilmektir. Aysel yükselmeyi, üne ve paraya kavuşmayı düşünen tutkulu bir kadındır. Emekli jandarma başçavuşunun kızıdır. Gizlice bir güzellik yarışmasına girmiş ve üçüncü seçilmiştir. Babası olayı öğrenince kızmış, döverek onu sokağa atmıştır. Aysel ünlü modacı, kadın terzisi Halûk’un yanına sığınmış, başından bir sürü serüven geçmiştir. Oktay, Sulhi’nin tanıdıklarındandır. Bir akşam onu kulüpte yemeğe çağırır. Eşi Seyda ile çocuğu Gil de yanındadır. Az sonra Aysel de gelir. İyice süslenip püslenmiştir. Oktay onu Sulhi’yle tanıştırır. Aysel bütün ustalığını kullanarak yaşlı adamı etkilemeye çalışır. O gece Selim de annesiyle kulübe uğramıştır. Oktay’ları görünce sevinir. Çünkü uzaktan akrabadırlar. Gelip masaya oturur. Gözlerini Seyda’dan ayıramaz. Kadın da ondan hoşlanmıştır. Birkaç kez dansa kalkarlar. Oktay bundan tedirgin olmaz, kıskançlık da duymaz. Selim varlıklı bir ailenin oğludur. Yakışıklı bir gençtir. Fransa’da yüksek öğrenim görmektedir. Oradaki kız arkadaşı Josette’in etkisiyle sol düşünceleri benimsemiştir.
1968 öğrenci olaylarına karışmıştır. Yaz tatili dolayısıyla Türkiye’ye gelmiştir. Ertesi gün Selim Oktay’ların yalısına gider. Seyda buna pek sevinir. Balkonda birlikte yemek yer, uzun uzun söyleşirler. Bundan sonra ilişkileri gitgide ilerler. Gizlice buluşup sevişmeye başlarlar. Öte yandan, Aysel ile Sulhi’nin ilişkileri günden güne gelişir. Aysel güzelliği ve kadınlığı ile Sulhi’yi büyülemeyi başarır. Bir süre sonra onun kapatması olur. Artık büyük filmler çevirmeye giden yol açılmıştır. Bir gün, aynanın karşısında taranırken, telefon çalar. Sulhi oğlu Çetin’i anarşistlerin kaçırdığını bildirir. Kurtulmalık olarak kendisinden üç milyon lira istenmiştir. Polisin bütün araştırmaları boşa gider. Sulhi umutsuzluğa düşer. Parayı ödemek zorunda kalır. Çetin’i kaçıranlar Selim’in devrimci arkadaşlarıdır. Şimdi de Oktay’ın çocuğu Gil’i kaçırmayı tasarlamaktadırlar. Bu işi Selim’e yaptırmayı düşünürler. Fakat Selim öfkeyle karşı çıkar. Uzun boylu tartışırlar. Sonunda vazgeçerler. Selim geceleyin yalıya uğrar. Seyda ile konuşurlar. Boş oturduğunu, hiçbir işe yaramadığını söyleyerek Selim onu eleştirir. Kadın üzülür. Ayrıca onu yitirmekten korkar. Çeviriler yaparak takma adla dergilere gönderir. Böylece, Selim’in gözüne gireceğini düşünür. Fakat gittikçe bu işten hoşlanır. Selim bir ara Ankara’ya gider. 12 Mart dönemidir. Sıkıyönetim bütün şiddetiyle sürmektedir. Devrimciler tutuklanmaktadır. Seyda gazetelerden olayları kaygıyla izlemektedir. Korktuğu bir gün başına gelir: Gazeteden Selim’in bir çarpışmada öldürüldüğünü öğrenir. Derin bir sarsıntı geçirir. Hemen hastaneye kaldırılır. Uzun bir süre tedavi görür. Güçlükle iyileşir. Oktay onunla oğlunu yanına alarak yurt dışına çıkar. Sıkıyönetim kalkıncaya değin İsviçre’de kalır.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir