Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Zülfü Livaneli Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal Kitap Özeti

Zülfü Livaneli Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal Kitap Özeti


Zülfü Livaneli Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal Kitap Özeti

“Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal” 2016 yılında Doğan Kitap tarafından çıkan 248 sayfalık bir kitaptır. “Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal” kitabının yazarı Zülfü Livaneli’dir. Zülfü Livaneli “Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal” kitabından yakın dostu Yaşar Kemal’i en ayrıntılı ve bilinmedik hikayeleriyle anlatıyor. Yaşar Kemal’in edebi kişiliği ve Yaşar Kemal’in kendisi hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmak isteyen okura tavsiye ettiğimiz kitaplardandır.

“Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal” kitabından küçük bir bölüm

********************

Yaşar Ahi’yle hayatımızın kırk dört yılı birlikte geçti, kötü günler gördük, iyi günler gördük; gurbet acısı, ölüm acısı, parasızlık, hapis, linç, zulüm gördük. Ruhsati gi­bi “Ben ölüm acısı gördüm geçirdim / Ayrılık ateşi, gur­bet var iken”i yaşadık. Ne var ki umudumuzu hiç yitir­medik; Yaşar Abi’nin insan soyuna duyduğu güven; gü­zel günler geleceğine, insanın tükenmediğine, insan yü­reğinin dibindeki cevherin er ya da geç parlayacağına inanması, bundan zerre kadar kuşku duymaması, en zor zamanda çevresindeki herkesi ayakta tuttu. Yanındaki­leri de harekete geçiren enerjisi, neşesi ve sapasağlam duruşuyla gölgesini bunalmış insanlara cömertçe sunan bir Toros ağacı gibi. Bunca yıl ve bunca dert içinde, en çok ne yaptınız denirse buna cevabım; türkü söyledik, edebiyat konuştuk, güldük olur. Gerçekten bunları yap­tık. Türkü söylemek dediysem öyle alçak sesle mırıldan­mak ya da evlerde salonlarda saz çalarak söylemek de­ğil. Stockholm’ün karlı caddelerinde, Paris’in geniş mey­danlarında, İstanbul’un her yerinde, lokantalarda, uçak­larda, trenlerde, arabalarda avaz avaz türkü söyledik.

Türküler dedim madem, devam edeyim. Basınköy’deki evinden çıkar, çamurlu vadiden aşağı iner, Menek­şe İstasyonu’ndan tıklım tıkış banliyö trenine bine­rek Sirkeci’ye giderdik. Bazen de onca yolu yürürdük. Çünkü derdi ki, “Allah iki Adanalıya yürü ya kulum demiş. Sakıp Ağa’ya yukarı doğru, Yaşar Kemal’e de Florya’dan Sirkeci’ye doğru.” Sirkeci dediysem bir mak­sadı var elbette: Kültür Merkezi’ne gidiyorduk. Kültür Merkezi oradaki 3 numaralı vapur iskelesindeki kaset­çilerdi. Anadolu’nun her yöresinden adı duyulmadık ye­rel türkücülerin kasetleri satılırdı orada; biz de bunları alıp dururduk. Sonra evde dinler dinler, coşardık.

********************




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir