14 Ocak Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Dönemeç Kitap Özeti

Dönemeç Kitap Özeti

Dönemeç Kitap Özeti

Ümit Kaftancıoğlu’nun hikâye kitabı (1972)

• On üç hikâye. Kitaba adını veren ilk hikâye, yazarın kendi hayatındaki önemli dönemecin öyküsüdür: Kars’ın Hanak ilçesinin Saskara köyünde Gani Ağa’nın öküzlerini bütün yaz beş liraya güden, on beş imtihanına neden çağrılmadıklarını öğrenmeye karar verir, yola çıkarlar. Yolda Kiziroğlu Mustafa Bey soyundan bir dede onlara yardım eder, güçlükleri aşarak Cılavuz’a varırlar.
İmtihana çağrılmışlardır ya, yazı onlar ulaşmamıştır, kayıtlar da kapanmıştır. Fakat iyi kalmpli başkan-öğretmenin aracılığıyla imtihan edilirler. İmtihanı tek başına kazanan Garip, okula alınır. Kara Kotan hikâyesinde, toprak dağıtımında köyün en iyi tarlalarını üstüne yazdırmış, şimdi tapularını çıkartıp davalara başlamış olan Loplop, köye keşfe getirdiği hâkimi kandıramadığı için, tarlasını elinden almak istediği biçare bir köylü karşısında yenik düşer; davayı kaybetmiştir. Süpürge hikâyesinde yedi çocuk, ana durhatın, baba Yelönü, doksüpürgenin yaylada unutulduğu anlaşılır. Gece karanlığında yaylaya dönüp süpürgeyi getirmeye zorlanan oğulları Karabey çocuk, ıssız dağlara vurur giderse de, yol iz kaybeder. Babasının bütün aramaları boşunadır. Yat-Kalk hikâyesinde Osmanlı’nın Türkmen’e, Kızılbaş’a ettiği zulümlerin acısıyla kahırlı bir Türkmen köyünde, devlet zoruyla imece yaptırılan bir cami, çok geçmeden Cem âyini yapılan hû çekilen bir tekke olur. Beşinci hikâyede, tarlada çalışan babası Abbas’a Azık götürmediği için nası Yeter Kadın tarafından dövülen Haydar Çocuk, anası gidince fenalık geçirmiş, bir tekne içinde soğuk suya yatırılmıştır. Yeter Kadın kocasına yiyeceini bırakıp dönünce oğlunu cansız bulur, yere yıkılır. Çocuk sonradan kendine gleirse de ana ölmüştür. Boz İtler hikâyesinde babası Erzurum hastanesinde bıçak altında ölmüş köylü kızı Güldalı aklını kaçırır. Getirilen, okutulan hoca, ölen babadan evde kalmış işlemeli tabancayı, tüfeği, aytın köstekli saati ve ana-kızın sandığındaki birkaç altını alarak kayıplara karışır. Şimdi kızının iyileşeceği ümidinde aldandığını anlayan ana da kızıyla birlikte akşam sabah feryat etmektedir. Gece Sekiz-Gündüz Dokuz, kocası askerde, adı kötüye çıkmış bir köy gelininin baba evine döndükten sonra kendini savunmasını ve bu durumun kaynata evindeki tepkilerini anlatıyor. Sarı hikâyesinde yedi kardeşli Garip (yazarın kendisi), köy çöplüğünde gördüğü, başkasına kaptırdığı sarı bir şeyin portakal olduğunu, yıllar sonra Cılavuz Köy Enstitüsü’nde ilk yemeği yerken öğrenecektir. Fatih Yangını hikâyesinde olay İstanbul’da geçer. Yazarın köylüsü, hemşerisi olan yapı işçilerinin, kaçak inşaatta çalıştırılırken ölmeleri peşi sıra, Fatih’te, Malta’da bir kahvede, Tahtakale’de soyulmuş bir gencin gülünç-hazin hikâyesi anlatılıyor. Tuntul hikâyesi İstanbul’dan gelen nişanlısıyla nikâhlanmadan yattı diye, bakire değildi diye, Saskara köyünde herkesin diline düşmüş kızını kavunan bir ananın beddualarını aktarıyor. Karasanlı Kancık, sevdiği kızla evlenmek uğruna öldürülmüş oğlunun ardından bir babanın yaktığı ağıttır. Baba evi, kızı başından atmıştır. Ölen delikanlının acılı anası babası, hiç değilse kız gün görsün ümidi içinde, uzaklarda okumakta olan küçük oğullarını beklemektedirler. Alacaklar hikâyesinde köyde dükkân işleten Bayram, yazın köye gelen okumuş Duran’a, bire beş yazdırarak, köylülere borç listeleri çıkartır, ama veresiyeleri toplayamaz, dükkânı kapatmak zorunda kalır. Kitabı bir destan, bir Dede Korkut boyu havası içinde diri, yalın sürüp giden güçlü bir hikâye ile kapatıyoruz: Ulgar. Bu öyküde Kol köyünden iyi havalarda Ardahan’a giderek kışlık yiyecek arpalarını alamamış “Kırklar”, kar tipi başlayınca aç kalmamak için ister istemez kırk kızak koşup yola çıkarlar. Yol gidiş geliş, öküz ayağıyla altı gün sürecekse de, dönüşü olmayan bir yoldur bu: Bir arkadaşlarını giderken donduğu için sağ ayağı ve sağ elinin parmakları kesilmiş, Ardahan hastanesinde bırakarak, aldıkları arpalarla dönerlerken, tutuldukları daha zorlu bir kar fırtınasında Ulgar dağı hepsine mezar olur.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir