?Harabat ve Tahribi Harabat Hakkında Bilgi | Evvel Cevap
Ana Sayfa / Edebiyat / Yeni Türk Edebiyatı / Harabat ve Tahribi Harabat Hakkında Bilgi

Harabat ve Tahribi Harabat Hakkında Bilgi

Harabat ve Tahribi Harabat Hakkında Bilgi

Harabat ve Tahribi Harabat Tartışması

Harabat ve Tahribi Harabat Arasındaki Farklar

Yenileşme yolundaki bütün çabalar öncelikle kendisinden öncekinin reddiyle işe başlamaktadır. Yeninin vücut bulabilmesi için bu genel geçer bir kural olarak gayri resmi bir şekilde belirlenmiştir. Tanzimat dönemi aydınlan da yeni bir ede­biyat vücuda getirebilmek adına öncelikle Divan şiirinin reddiyle işe başlarlar.

Namık Kemal, Lisân-ı Osmanînin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazâtı Şâ­mildir makalesiyle, Ziya Paşa, Şiir ve înşa makalesiyle bunun örneklerini ver­mişlerdir. Eski edebiyatımızın kötülenmesi, eksik yahut problemli noktalarının ön plana çıkarılması temel hedef noktayı teşkil etmektedir. Ancak bu dönem in­sanında da görülen genel bir unsur olan ikili ruh hali, yani Batı ile Doğu arasında sıkışıp kalan birey, dönem dönem fikirsel değişimleri de beraberinde getirmiştir. Ziya Paşa’nın Harabat Mukaddimesi ve hemen sonrasında bu yazıyı eleştiren Namık Kemal’in Tahrib-i Harabat adlı eseri bu minvalde gerçekleşen yazılardır.

Ziya Paşa, Harabat adlı eserinin mukaddimesinde halk edebiyatını küçümse­yen ve klasik edebiyatı yücelten bir düşünceye bürünmesi ve daha önce kaleme aldığı Şiir ve înşa başlıklı yazısında bunun tam aksini ifade etmiş olması Ziya Paşa’nın Tanzimat dönemindeki Türk insanının ruh halini birebir yansıtması yö­nünden önemlidir. Klasik edebiyata savaş açmış olan ve onu eleştiren Namık Kemal de Ziya Paşa’nın Harabat adlı eserine kayıtsız kalmaz ve Tahrib-i Harabat adlı eseri kaleme alır. Eserinde klasik edebiyatın ve halk edebiyatındaki basitliği eleştirir ve Ziya Paşa’nm düşüncelerini yerden yere vurur.

Klasik şiiri yeren Namık Kemal eleştirilerinde hayal âlemi, dil, edebi sanat­lar, süslü ifadeler, mübalağa, sosyal fayda prensibinden uzak olmak gibi çeşitli başlıkları ele aldığını görürüz. Bunları söylerken klasik şiirin içinden yetişmiş bir şair olduğu da göz ardı edilmemelidir. Tanpınar, Namık Kemal’in bu düşünce yapısnı şu sözlerle eleştirir: “Dil, şiir anlayışı, tasavvufî ve hikemî mazmun­lara olan iptilâsı, velhâsıl bütün zevki onu eskiye bağlıyordu. Hemen denebilir ki, Avrupalı şiirle hiç temas etmemiş ve onu anlamamıştı. Bununla beraber, her fırsatta eskiye hücum etti. Tahrib-i Harabât ve Takib’de bu hücumu haksızlığa kadar götürdü. Bazı tenkit eserlerinde bunu da geçti, âdetâ yırtıcı oldu. Ve bütün bunları, her hamlesinin asıl kendine doğru olduğunu bile bile yapıyordu. Tahrib-i Harâbât’ı okurken, daima gözümün önüne tırnaklarını etine geçirmiş bir adam gelir”. Ziya Paşa’nın edebî yönden düşüncelerini değiştirmesi karşısında Namık Kemal’in tavrı Tanpınar’ın ifadelerini haklı çıkaran bir üsluptadır.

Tanzimat döneminin bu iki önemli isminin edebî sahada önce birlikte son­rasında ise farklılaşan yönleriyle karşı karşıya gelmesi Türk edebiyat tarihinin modernleşme serüveninde önemli bir kavşak noktayı temsil etmeleri açısından oldukça önemlidir. Gerek Harabat’ta Ziya Paşa, gerekse Tahrib-i Harabat’ta

Namık Kemal, edebiyat ile ilgili düşüncelerini ayrıntılı bir şekilde ifade etmişler ve yenileşen edebiyatımızın gelişimine önemli katkılar sağlamışlardır.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir