15 Ocak Pazar 2017
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Troyada Ölüm Vardı Kitap Özeti

Troyada Ölüm Vardı Kitap Özeti

Troyada Ölüm Vardı Kitap Özeti

Bilge Karasu’nun hikâye kitabı (1963) • Konular ve temalar Semih Tezcan’ın bir incelemesinde etraflıca belirtilmiştir; o yazıyı (Dönem, 1, Ekim 1963) özetlemekle yetiniyoruz: • On üç hikâyeden dokuzu ortak bir konu üzerine, üçü (Oda Oda Dünya, Dönenen Bir, Zanzalak Ağacı) değişik kişilerle ilgili; biri de (ilk hikâye) Doğum’u betimleyen, hikâye tekniği dışında yazılmış bir parça; ancak her hikâye kendi bütünlüğünün yanı sıra diğerlerine de sıkıca bağlı.
Ortak konuda yazılmış dokuz hikâyenin altısı, Sarıkum köyünde dört erkek çocuğun arkadaşlıklarının, üzerlerinde derin etkiler yapmış olayların, anılar yoluyla verilmesidir: Kavruk hikâyesinde anlatılan kötü kadın Meryem’i, Müşfik’in bir adamla münasebet halinde görüşü, sonra bir yangında bu kadının yanmış cesedini görmesi; Anahtar hikâyesinde babasının da böyle bir kadınla ilgisini öğrenmesi; Müşfik’te kadınlardan uzaklaşma ve sevgiyi erkeklerde arama durumunu yaratır. Müşfik’in bu durumdaki yaralı hayvanlarla ilgilenmesi Sarıkuma Giriş; savaş haberinin yarattığı kırıklık Şarkısız Gecelerin İlki, yalnız ve garip bir adam olan Bebekçi Osman’la arkadaşlığı Beşinci Gün, Nimet Hanım’ın boğucu yalnızlğı Çatal hikâyelerinin konusudur. Bu arada Müşfik’le Suat’ın homoseksüelliğe varan sevgileri ile Müşfik’in annesinin, oğlunun Suat’la bu ilişkisini kıskanması, ilerde daha geniş incelenecek Müşfik-Dilâver Hanım çatışmasına bir hazırlık olur. Müşfik’in, ailesiyle birlikte İstanbul’a gitmesiyle başlayan yeni hayatını Nereden de Andım Şimdi ve Anahtar hikâyelerinde; oğlunun, sevgisini başkalarına yöneltmesi yüzünden kıskançlıklarda eriyen anne Dilâver Hanım’ın ve Müşfik’in ağızlarından dinleriz. Kitabın son ve en uzun hikâyesi Acı Kök Yağmurun Tadında; hayatta tek dayanağı olan oğlu Müşfik’in kendisini bırakıp gitmesi üzerine çıldıran annenin, oğlu dönüp gelince bir gün gene yalnız kendisinin olacağı umuduna bağlanışını ve Müşfik’in evlilik dönemindeki çıkmazlarını anlatır. Çoğunda erkek erkeğe sevgi gibi edebiyatımıza yabancı bir ilişki işlendiği halde, hikâyelerin yerel olabilmesi de Karasu’nun bir başarısıdır. Yer yer maddî yönü olduğuna da dokunulan bu ilişkilerin, daha çok, psikolojik yönü ele alınmış, eser bunun üzerine kurulmuştur. Kadınla ilgili sevgiyi konu edinen tek hikâye Dönenen Bir, erkeğe ölümü gereksindiren bir ayrılışla biter.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir