10. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 121
“10. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Sayfa 121 Dörtel Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 121
Su döngüsünde birçok aşama bulunur. Bunlar yağış, yoğuş- ma, terleme, buharlaşma, yüzey akışı ve yer altı sularının okyanuslara taşınmasıdır. Güneş’ten gelen ısıyla buharlaşan yüzey suları atmosferde yoğunlaşarak bulutları oluşturur. Bulutlar rüzgâr yoluyla atmosferde farklı noktalara taşınır. Atmosferde nem oranının yüksek olduğu yerlerde ise bulutlardaki su; kar, yağmur ve dolu gibi farklı şekillerde yeryüzüne ulaşır. Yeryüzüne ulaşan sular nehir, göl, dere ve bataklıklara karışır. Yeryüzüne ulaşan suyun bir kısmı bitkiler tarafından kullanılır ve terleme yoluyla atmosfere salınır. Bir kısmıysa toprak tarafından emilip yeraltında birikir. Yeraltı sularının bir kısmı kaynak suyu olarak yeryüzüne çıkar, diğer bir kısmıysa denizlere ve okyanuslara taşınır. Su döngüsü bu şekilde devam eder.
Ormanlık alanların yok edilmesi, suyun bitkiler tarafından terleme yoluyla atmosfere geri kazandırılmasını engeller. Yağmur ormanlarının büyük bir kısmı tarım arazisi açmak amacıyla yok edilmiştir. Bu durum atmosfer ile kara arasında gerçekleşen su döngüsünü olumsuz şekilde etkiler.
Yeryüzündeki suyun yaklaşık %98’i okyanuslarda, %0,001’den daha azı atmosferde bulunur.
Azot Kirliliği Ekosisteme Zarar Veriyor
Tarımsal bitkileri gübrelemek için kullanılan sentetik azotlu bileşikler gittikçe artan dünya nüfusunu beslemek bakımından önemli rol oynuyor, ancak aynı zamanda atmosferi, toprağı ve suyu kirleterek yaşadığımız çevreye çok büyük zarar veriyor. Nature’da (Neyçır) yayımlanan ve 21 ülkeden 200 uzman tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen bir çalışmada, azot kirliliğinin Avrupa’ya zararının yıllık 70-320 milyar avro arasında değiştiği belirtiliyor. Azot kirliliğinin küresel ısınmaya ve biyoçeşitliliğin azalmasına olan etkisi de dikkate alınarak hesaplanan bu ekonomik kayıp, azotlu gübrelerin kullanılması sonucu elde edilen kârdan neredeyse iki kat daha fazla. Uzmanlara göre doğada kendiliğinden oluşan azot döngüsü geçtiğimiz son yüzyılda uygulanan tarımsal faaliyetlerden hayli etkilendi. Açığa çıkan zararlı azotun yaklaşık %80’i tarımsal faaliyetler, özellikle de hayvancılık sektörü için yetiştirilen yem bitkilerinin gübrelenmesiyle oluşuyor. Aslında soluduğumuz havanın %78’inde bulunan ve vücudumuzun yaklaşık %3’ünü oluşturan azotun kendisi sorun yaratmıyor. Havada bulunan azot, durgun moleküler azot (N2) hâlinde ve hiçbir kimyasal tepkimeye girmiyor. Sorun olan, yaşadığımız çevreye büyük hasar veren azot yani reaktif azot olarak adlandırılan bileşiklerdeki azot. (…) Değişmiş elektron yapısına sahip olan bu reaktif azot bileşiklerinin başlıca kaynağı sentetik gübreler ve aynı zamanda karbon kirliliğine de neden olan yanmış fosil yakıtlar. Tüm bitkiler büyümek için reaktif azota ihtiyaç duyar. Ancak gübrelerdeki azotun yaklaşık %50’sini bitkiler alır. Bitkilerdeki azotun %10-15 kadarı insanlar tarafından alınır. Geri kalanı toprağa, yer altı sularına ve nehirlere karışır, buradan da okyanuslara kadar taşınır. (…) Bunun sonucunda da küresel ısınma, insanlarda solunuma bağlı rahatsızlıkların artması, tarımsal ürünlerde verim kaybı, biyoçeşitliliğin azalması, asit yağmurları ve okyanuslarda oksijeni tüketen alglerin baskın hâle gelmesiyle deniz ürünlerinin azalması gibi çok önemli zararlar meydana geliyor. Azot kirliliği okyanusların büyük bir kısmını ölü alan hâline çevirebilir. Bunun en canlı örneğini Meksika Körfezi’nde görebiliyoruz. Azotlu gübre atıkları yüzünden Meksika Körfezi’nde yaklaşık 15 km2 lik bir alanda oluşan azot protoksit (nitrous oxide, bir çeşit sera gazı) sonucunda tüm bu alanda biyolojik yaşam sona ermiş durumda. Uzmanlar, duyarlı ve etkin bir şekilde yapılan tarımsal uygulamaların bu sorunu birazcık olsun çözebileceğini düşünüyor. Örneğin gübrelenecek alanın ne kadar azota ihtiyacı olduğunu hesaplayan bilgisayar programları kullanılabilir, gübre ve pis su atıklarının daha etkin bir şekilde geri dönüşümü yapılabilir, organik tarım uygulamaları artırılabilir. (…)
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
10. Sınıf Dörtel Yayınları Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 121 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.


Yeni Yorum