10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 62
“10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 62” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 62
HİKÂYEYLE FELSEFE: PHILIA VE THEANO – II
Yönerge: Aşağıdaki hikâyeyi okuyunuz ve soruları cevaplayınız.
HİKÂYEYLE FELSEFE: PHILIA VE THEANO – II
“Bugün çok başarılı bir av alıştırması yaptık Philia. Avlanma konusunda her geçen gün daha iyiye gidiyorsun.” dedi anne martı Theano.
“Eeee, hocam kim.” dedi genç Philia annesine sempatik ve anlamlı bir bakış atarken.
Oysa bu iltifat annesi tarafından hemen bir fırsata dönüştürülmüş, Philia’ya avlanmadan hemen önce soyut ve düşünsel varlıklarla ilgili verdiği ödev niteliğindeki sözünü hatırlatmıştı.
“O hâlde hocanın avdan hemen önce sana anlattığı, duyularla algılanamayan soyut varlıklara örnek ver bakalım.” dedi anne martı.
“Aslında bir yandan avlanırken bir yandan da bunu düşünüyordum. Aklıma masal karakterleri geldi. Mesela Martı Livington.” dedi tebessümle. “Ayrıca ruh, özgürlük, cennet ve sonsuzluk gibi kavramlar geldi.” deyince Philia, “Hımm, demek ki anlattıklarımı çok iyi kavramışsın, oldukça doğru örnekler verdin. Aferin sana, otur 100.” deyince anne martı, Theano üzerinde yüzdüğü denizi âdeta dalgalandırırcasına şiddetli bir kahkaha atıp göğe doğru hızlı bir manevra yaptı. Annesiyle yeniden aynı hizaya gelen martı Philia “Peki, anne.” dedi, “Az önce soyut varlıklar için ideal ifadesini kullanmıştın. Nedir bu ideal veya ideal varlık dediğin şey?” diye sordu.
“ideal, idea kökünden türemiştir, fikir yani düşünce demektir. ideal varlık ise düşüncelerimize bağlı olarak ortaya çıkan, duyularımızla algılanamayan bir mahiyete (öz) sahip olan varlıklar için kullanılan bir ifadedir. Senin de verdiğin örneklerde olduğu gibi biz bunları aklımızla veya sezgilerimizle kavrarız. Varlığı bu şekilde akıl ve sezgi üzerinden ele alıp yorumlayan, varlığın özünü ve anlamını idea yani düşünce üzerinden ele alıp her varlığı düşüncenin bir ürünü olarak gören yaklaşıma da idealizm denir.” deyince anne martı Theano,
“Hımm, anladım. Peki, varlığı düşünce üzerinden ele almayan ya da senin ifadenle düşüncenin bir ürünü olarak görmeyen farklı bakış açıları var mı?” diye sordu Philia.
“Tam da bundan bahsedecektim. Aferin oğluma, doğru bir soru sordun.” dedi anne martı Theano, Philia’yi onurlandıran bir üslupla.
“İdea’nın karşısına madde kavramı konulmuştur. Yani şu kâinatta yer kaplayan, görüp dokunduğumuz, duyumsayıp algıladığımız her şeyin genel adıdır madde. İdeaların (kavramlarımızın ve düşüncelerimizin) maddi yani somut dünya üzerinden şekillendiğini iddia eden yaklaşıma da materyalizm (maddecilik) deniyor. Bu yaklaşım idealizmin aksine her düşüncenin maddi evrenin bir ürünü olduğunu, her kavram ve düşüncenin temelinde maddi gerçekliğin bulunduğunu savunur. Dolayısıyla ‘Soyut ve manevi olan her şeyin özünde maddi bir gerçeklik vardır’ argümanını savunur sevgili oğlum, anlatabildim mi?” dediğinde anne Theano, yuvalarına varmaya birkaç kanat çırpışı kalmıştı. “Anladım hocam, iyi anladım. Bir sonraki avımızda kafamda başka sorular var, onları konuşuruz.” dedi annesine tebessümle bakan gözlerle. Anne ve oğul martı bu şekilde, varlığın mahiyeti üzerine konuşarak yuvalarına vardılar.
1. “Evrende gerçekleşen her olayın bir nedeni vardır.” önermesini ortaya çıkaran şey maddi gerçeklikler midir yoksa düşüncelerimiz midir? Açıklayınız/Tartışınız.
- Cevap: Zihnimiz zaman ve mekân içindeki olay ve olgular üzerinden anlamlar kurar. Zaman ve mekân içinde olan her şeyi birbiriyle ilişkili şekilde algılarız. Örneğin bulutların varlığı yağmur yağabileceğine işaret eder. Bulut yoksa yağmurun yağma olasılığından bahsetmeyiz. Dolayısıyla nedensellik ilkesinin temelinde somut gerçeklikler vardır. Zihnimiz bu ilişkilerin ardışıklığı üzerinden önerme ortaya koyar.
2. Size göre varlığın özünü düşünce mi yoksa madde mi oluşturur? Açıklayınız.
- Cevap: Bilim ve fizik yasalarının da öngördüğü gibi evrenin bir başlangıcı ve sonu vardır. Bu durum maddi evrenin oluşumunda bir bilincin varlığına işaret eder. Buna göre görünür evrenin varlığının ideal bir varlığın mutlak bilincine dayandırılma olasılığı vardır. Bu evren için ortaya konulabilecek bir sav. İnsanı özne olarak ele aldığımızda bu durumun karşılıklı bir etkileşimle gerçekleştiğine şahit oluruz. Örneğin ağaç olmadan ağaç ideası olmaz. Ancak insanın bilincinde bir gökdelen fikri olmadan da gökdelen ortaya çıkmaz.
3. “Soyut ve manevi olan her şeyin özünde maddi bir gerçeklik vardır.” yargısını açıklayınız/tartışınız.
- Cevap:
Bu soru felsefe tarihi boyunca ontolojik olarak tartışılmıştır. Buna göre olası üç yanıt vardır:
a. Maddi bir gerçeklik yoktur. Her şey rasyonel bir bilincin ürünüdür ve doğuştandır.
b. Maddi bir gerçeklik vardır. Her şeyi algılarımız ve duyumlarımız bilincimize aktarır.
c. Ne soyut ve manevi şeyler ne de madde vardır. Varlık hiçliktir.
10. Sınıf Felsefe Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 62 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























