10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 96
“10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 96” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 96
2. Sizce tek bir insanın mutluluğu ile diğer insanların mutluluğu arasında nasıl bir ilişki söz konusudur? Yorumlayınız.
- Cevap: İnsan, sosyal bir varlıktır. Birçok yönüyle topluma bağlıdır. Toplumsal her türlü gelişmeden etkilenir. Sadece kendi çıkarlarımız üzerinden bir yaşam tesis etmeye kalkıştığımızda bunun er ya da geç toplumsal, psikolojik, ahlaki ve hukuksal bir karşılığı olur. Herkesin mutsuz olduğu bir toplumda tek bir insanın mutluluğu vicdanen rahatsızlık uyandırır. Son noktada tüm insanlık aynı gemidedir. İster en alt kamarada isterse en lüks kamarada bulunun, geminin su alması herkes için bir tehdittir. Bundan dolayı kendi çıkarlarımızı gözettiğimiz kadar toplumun çıkarlarını da esas aldığımızda iç huzuru buluruz.
“Hımm, ilginç bir bakış açısı. Öteki yaklaşımlar bundan farklı olarak ne söyleyecekler, merak ediyorum.” dedi Philia gülümseyerek.
“Bir başka yaklaşım ise entüisyonizmdir (sezgicilik). Bu yaklaşım, kişinin vicdanına dayanarak özgürce verdiği kararlarla herkes için iyi ve kötü olanı kavrayabileceğimizi savunur. Bu yaklaşımın kurucusu Bergson’a göre varlığı zekâ ile değil içgüdüsel olarak kavrarız. Çünkü zekâ, varlığı böler ve parçalara ayırarak anlamaya çalışır. Dolayısıyla hayatın akışını bütüncül bir şekilde kavrayamaz. Zekâ ile şekillenen ahlak, toplumun kendini koruma refleksinin bir ürünü olan kapalı toplum ahlakıdır ve itaate dayanır. Neyin iyi ve kötü olduğundan çok, yasaklar koyan bir ahlak anlayışıdır. Böyle bir ahlak anlayışında da özgürlük yoktur dolayısıyla özgür irade ile ortaya koyulan bir ahlaki davranış yoktur. Sezgici ahlakta ise aslolan toplumun belirlediği yasalar değildir çünkü bu yasalar itaat ister ve zorbalık taşır. Aslolan şey, kişinin içgüdüleriyle ortaya koyduğu, gerçekliğin bilgisini doğrudan kavrayan, hayatın bütüncül oluş ve akışını apaçık şekilde hisseden, vicdana dayanan, aşk, sevgi ve özgürlük getiren açık toplum ahlakıdır. İyinin ve kötünün ölçütü, sezgiye dayanan bu ahlaktır. Sürekli akış hâlinde olan hayat hamlesini ancak bu sezgiyle kavrayabiliriz. Bu yüzden ‘Sezgine uy ki hem kendin hem de başkası için iyi ve ahlaki olanı yapasın.’ der Bergson. Bu ilke sezgiciliğin esasını oluşturur sevgili Philia.” dediğinde anne martı, “Hımm, oldukça felsefi ve şiirsel bir bakış açısı. Doğrudan iyi ve kötünün muhasebesini iç dünyamızda yaparak bulabileceğimizi savunmuş âdeta.” dedi Philia.
3. Yukarıdaki bilgilerden hareketle sezgici ahlak anlayışında özgürlük ve sezgi ilişkisinin nasıl kurulduğunu açıklayınız.
- Cevap: Sezgi, iç güdüsel bir duygu ve eğilimdir. Bir yönüyle içimizdeki vicdani sestir. Bu ses iç dünyamıza ait olduğu için öz bilincimiz üzerinden açığa çıkar. Dış dünyada karşımıza çıkan iyi veya kötü eylemler mutlak surette bizi etkiler. Dışarıdan geldiği için bu edimlerin bizi zorlama, kısıtlama, baskılama yönü var. Dolayısıyla özgürlüğümüz için bir tehdit olur. Sezgisel olarak insan özgür olmak ister. Kendi benliği üzerinden kendini ortaya koymak, iyi ve kötüyü belirlemek ister. Bu yönüyle sezgimiz ile dış dünyada bizi etkileyen ahlaki ilkeler çoğu zaman bir çatışma hâlindedir. Yani vicdanımız ile toplumsal yasa ve ahlaki öğretiler çatıştığı zaman özgürlük sorunu ortaya çıkar. Bu da iç sesimize yani sezgimize kulak vermekle aşılır.
10. Sınıf Felsefe Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 96 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.


Yeni Yorum