Yükleniyor...
Evvel Cevap
10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 99
10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı
10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 99

“10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 99” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 99

“Bu durumda da evrensel bir ahlaktan bahsedemeyiz.” diye tamamladı Philia.

“Aynen öyle. Son olarak ahlaksal determinizmden konuşup yola çıkalım. Zihnen olmasa da bedenen dinlendik sanırım.” dedi ve devam etti anne martı Theano “Hatırlarsan daha önce özgürlük konusundan bahsederken determinizmden konuşmuştuk.”

“Evet, bütün eylemlerimizin bağlı olduğu sebeplerin olduğunu, bundan dolayı özgürlüğün olmadığını savunan yaklaşım…” deyince Philia,

“Çok doğru. Ahlaksal determinizm de ahlaki eylemlerimizin temelinde sebepler olduğu savını taşır. Buna göre uyacağımız evrensel ahlak yasası doğanın yani Tanrı’nın bilgisidir. Gerçek özgürlük kendi doğamızın zorunluluğunu bilmek ve buna ayak uydurmaktır. Çünkü biz, bu görüşe göre doğanın bir parçasıyız. Tutkularımız ve aklımız var. Doğaya uygun olan şey tutkularımıza yani duygularımıza hakim olup aklımızla hareket etmektir. Çünkü tutkularımız, bizim ahlaki eylemlerde bulunmamızı engeller ve bizi arzularımızın kölesi yapar. Burada akla düşen görev, olumsuz ve yıkıcı tutkulara galip gelmeye çalışmaktır. Her olayın zorunlu olarak meydana geldiğini bilip buna boyun eğerek mutlu olmaktır. Mutluluk da kendimizi doğanın yani Tanrı’nın yasalarına teslim etmekle gerçekleşir. Doğa yasalarını bilmek, Tan- rı’yı bilmektir. Çünkü doğa ve Tanrı bir ve aynı şeydir. Özgürlük de bu zorunluluğun bilincine varmaktır. Bu durumda iyi dediğimiz şey, kişinin tutkularından uzaklaşıp doğa yasalarına uyması, Tanrı’ya ulaşmasıdır.” dedi.

4. Tanrı ile doğayı bir sayıp iyi ve kötünün belirleyicisi olarak ifade eden bir ahlakta sorumluluktan bahsedebilir miyiz? Tartışınız.

  • Cevap: Böyle bir ahlak sisteminde ayırt edici bir kuvvet olarak akıl, nihai karar vericidir. Belirlenmişliğin olduğu bir evrende bu belirlenmişlik içinde seçim yapma istenci bize aittir. Örneğin bir lokantaya gittiğimizde mevcut birçok yemek arasından hangisini yiyeceğimize son noktada biz karar veririz. Yemeğin ne olacağını, nasıl yapıldığını, tuz oranını vb. biz belirlemeyiz. Lokantaya girince bunlarla karşılaşırız. Ancak hangisini yiyeceğimizi, tuz miktarının ne ölçüde olduğunu biz kendi irademizle seçer ve harekete geçeriz. Bu durum, doğada yaşamak ve edimde bulunmak için de geçerlidir. Doğa belirlenmiştir ancak bu belirlenmişlikte sayısız seçenek ve yol vardır. Bunlar arasında rasyonel bir bilinçle seçim yapmak imkânı bize aittir. Bu durumda bu seçimimizden kaynaklanan sonuçların sorumluluğu da bize aittir.

10. Sınıf Felsefe Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 99 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları
Benzer İçerikler

Yeni Yorum