10. Sınıf Siyer Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 131
“10. Sınıf Siyer Ders Kitabı Cevapları Sayfa 131 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Siyer Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 131
Peygamber Efendimiz ibadetlerle bir nevi kulluğun pratiğini yapmış, sahip olduğu nimetleri veren Rabb’ine şükran ve minnettarlığını bu şekilde göstermiştir. Gelmiş geçmiş günahlarının bağışlandığını bilmesine rağmen ibadete neden bu kadar düşkün olduğunu soran Hz. Aişe’ye “Şükreden bir kul olmayayım mı?”5 cevabını vermesi bunun açık bir ifadesidir.
Resulullah, yerine getirdiği ibadetler içinde namaza ayrı bir ehemmiyet vermiştir. Öyle ki önemli hadiseler karşısında hemen namaza durmuş, gece namazına hiç ara vermemiş, hiçbir durumda namazı bırakmamıştır. Oruç ibadetine de büyük önem veren Hz. Peygamber, ramazan dışında en çok şaban ayında oruç tutmuştur. Her ayın on üç, on dört ve on beşinci günlerinde oruçlu olmayı da alışkanlık hâline getirmiştir. “Yalanı ve yalana göre hareket etmeyi terk etmeyenin yemeyi içmeyi bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur!”6 buyurarak da orucun makbul olmasına yönelik tavsiyelerde bulunmuştur. Ramazan ayı dışında bazen uzun müddet oruca ara verip hiç oruç tutmayacak hissini uyandıran Hz. Peygamber, bazen de orucu hiç bırakmayacağını zannettirecek kadar uzun süre oruç tutmuştur
Hz. Peygamber zekât, sadaka gibi hayırlı işlerde acele etmiş; elindekini hemen infak etmeye çalışmıştır. Öyle ki bir gün evinde bulunan malı bir an önce tasadduk etme arzusuyla namazın ardından aceleyle evine gitmiş ve bu acelenin sebebini bilmeyen ashabını telaşlandırmıştır. Verme konusunda bu kadar istekli davranması sebebiyle Hz. Peygamber hiçbir zaman zekât mükellefi olarak anılmamıştır. Zira o gerek evinde gerekse yanında bulunan mala üç günden daha uzun süre sahip olmamıştır.
“Yarım hurma (sadaka) ile bile olsa cehennemden korunun. Eğer bunu da bulamazsanız güzel bir sözle korunun.”7 buyurmak suretiyle Müslümanları bu konuda teşvik etmiştir. Allah Resulü, Hicret’in dokuzuncu yılında farz kılınan hac ibadetini ömrünün son yılında yerine getirmiş ve Müslümanlara bu ibadetin nasıl eda edileceğini göstermiştir. Kur’an okumayı ibadet hayatının ayrılmaz bir parçası kılan Hz. Peygamber, vefat edene kadar her ramazan ayında Cebrail (as) ile o zamana kadar inen ayetleri karşılıklı okumuştur (Görsel 1). Her durumda Allah’ı (cc) zikreden Resulullah, dua etmek için de özel bir zaman tayin etmemiş; her fırsatta Allah’a (cc) yönelmiştir.8
Bedir’de müşriklerle karşı karşıya gelen Allah Resulü, Müslümanların sayısının müşriklerden çok daha az olduğunu gördü. Bu dengesizlik karşısında kıbleye yönelip ellerini kaldırarak şöyle dua etti: “Ey Allah’ım! Peygamberlere yardım sözünü, bana da özel olarak zafer vaadini yerine getirmeni talep ediyorum. Eğer şu bir avuç Müslüman yok olursa sana ibadet eden hiç kimse bulunmayacaktır. ”Elleri semada o derece uzun ve içtenlikle hırkasının omuzlarından yere düştüğünü fark etmedi. Durumu gören Ebu Bekir (ra) gelip “Bu kadar yakarış yeter. Allah sana vadettiğini mutlaka yerine getirecektir. ” diyerek hırkasını tekrar onun omuzlarına koydu.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
10. Sınıf Meb Yayınları Siyer Ders Kitabı Sayfa 131 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























