Yükleniyor...
Evvel Cevap
10. Sınıf Siyer Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 136
10. Sınıf Siyer Meb Yayınları
10. Sınıf Siyer Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 136

“10. Sınıf Siyer Ders Kitabı Cevapları Sayfa 136 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Siyer Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 136

Hz. Peygamber Mekke Dönemi’ndeki davet sürecini sabır ve kararlıkla yürüterek başarıya ulaştırmıştır. Zira yürütülen mücadele sayesinde İslam daveti Mekke’nin tamamına yayılarak Kureyş’in birliğini dolayısıyla siyasi bütünlüğünü zedelemiştir. Bu zedelenme Hicret’le resmiyet kazandıktan sonra Kureyş artık bu gerçeği kabul etmek zorunda kalmıştır.

Allah Resulü, Hicret sonrasında yeni bir sistem ortaya koyarak kabile- cilik ruhu yerine devlet düşüncesini hâkim kılan bir anlayış getirmiştir. Hz. Peygamber’in siyasi bir kişilikte aranan liderlik, ileri görüşlülük, siyasi zekâ, idari beceri gibi özellikler taşıması İslam devletinin başarı kazanmasında etkili olan unsurlardandır. Ancak asıl görevinin tebliğ olması onu diğer siyasi liderlerden ayırır. Zira Allah Resulü, iktidar peşinde koşan bir siyasî lider değil tebliğ ettiği dini insanlara ulaştırma gayretinde olan bir peygamberdir. Nitekim Medine’de gerçekleştirilen faaliyetlerin siyasetin gerekliliklerine göre değil nebevi anlayışa göre şekillendiği görülür. Yönetimde adalet ve liyakati esas alan Hz. Peygamber hem iç siyasette hem de dış siyasette Kur’an temelli prensiplerle hareket ederek değerleri öncelemiştir. Bu sebeple istişare, adalet, liyakat, ahde vefa, onur, uzlaşma, müsamahakârlık ve affedicilik Hz. Peygamber’in siyasetinde kullandığı prensipler arasında yer alır.

Hayatı boyunca adalet ve barışı hâkim kılmak için mücadele eden Hz. Peygamber toplumda huzur ve güveni tesis etmeye çalışmıştır. Düşmanlarıyla ilişkilerinde sonuna kadar barışçıl bir çözüm arayışında olmuştur. Savaşın kaçınılmaz hâle gelmesi durumunda ise savaşmaktan çekinmeyeceğini açıkça belirtmiştir. Bununla birlikte hem Müslümanların hem de düşmanın savaşı en az kayıpla atlatmasına yönelik önlemler almıştır. Savaş esnasında insan haklarına riayet etmiş, haksız yere kan akıtmamak için çeşitli tedbirler almış, farklı savaş teknikleriyle düşmanı teslim olmaya zorlamış, teslim aldıklarının da onurunu korumuştur. Düşmanına dahi merhametle yaklaşan Hz. Peygamber savaşın bile bir ahlakı olması gerektiğini söz ve davranışlarıyla göstermiştir25 (Görsel 4.3).

Hz. Peygamber fetih ordusuyla Mekke’ye girerken askerlerine taşkınlık yapmamalarını, intikam hırsıyla hareket etmemelerini emretmişti. Buna rağmen sancaktarlık görevi üstlenmiş olan Sad bin Ubade “Bugün savaş ve intikam günüdür. Bugün Kureyş’in zelil olduğu gündür.” diyerek intikam çağrısı yapmıştı. Bunu haber alan Hz. Peygamber de “Hayır, bugün merhamet günüdür. Bugün Allah’ın Kureyş’i aziz kılacağı, Kabe’nin şanını yücelteceği gündür. Bugün intikam günü değildir. buyurmuş ve sancağı Sad bin Ubade’den alıp onun oğluna vermiştir.

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

10. Sınıf Meb Yayınları Siyer Ders Kitabı Sayfa 136 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları
Benzer İçerikler

Yeni Yorum