10. Sınıf Siyer Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 18
“10. Sınıf Siyer Ders Kitabı Cevapları Sayfa 18 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Siyer Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 18
Mekke, Kâbe’nin inşa edilmesiyle birlikte tevhit inancının merkezi oldu. Hz. İsmail, Hicaz halkına hac ibadetinin kurallarını öğreterek uzun yıllar peygamberlik vazifesini yerine getirdi. Hz. İsmail’e iman eden Cürhüm- lüler zamanla tevhit inancının gereklerinden uzaklaştılar. Mekke’ye putperestliğin girmesi ve yaygınlaşması ise Mekke’nin hâkimiyetini Huzaalıların ele geçirmesinden sonra gerçekleşti. Kabile reisi Amr bin Luhay, ticaret amacıyla gittiği Şam bölgesinden getirdiği putu Kâbe’ye yerleştirdi ve kabilesini bu puta tapmaya yönlendirdi. Kâbe’yi putlarla dolduran Mekke halkı tevhit inancından tamamen uzaklaştı. Mekke’deki putlardan en büyüğü şehre Şam’dan getirilen “Hübel”di. Mekkeliler bu put için kurbanlar keser ve önemli işlerini fal okları vasıtasıyla ona danışırdı. Şehirde bulunan diğer büyük putların dışında pek çok Mek- kelinin kendine özel putu da vardı. Çoğunluğu şirk inancını benimsemiş olan Mekkeliler arasında Hristiyanlar ve Hz. İbrahim’in tebliğ ettiği tevhit inancını sürdürmeye çalışan hanifler de bulunmaktaydı.4
Merkezî otoritenin bulunmadığı bir bölgede yer alan Mekke’de kabileci- lik sisteminin uygulamaları esas alınırdı. Kureyşlilerin şehre hâkim olduğu dönemde “Darünnedve” adıyla danışma kurulu niteliğinde bir meclis kurulmuştu. İhtiyaç duyulduğunda toplanan bu mecliste kabilenin her bir kolu temsil ediliyor ve genellikle şehrin güvenliğiyle ilgili konular ele alınıyordu. Mekke’ye hâkim olmak ve Kâbe’yle ilgili işleri yönetmek birbirinden ayrı düşünülemeyen iki unsurdu. Bu sebeple Kureyşliler Kâbe’yle ilgili hizmetler konusunda bir düzenleme yapmış ve kabilenin kolları arasında bu itibarlı görevleri paylaştırmiştı.
Coğrafi şartlarından dolayı tarım yapma imkânı çok kısıtlı olan Mekke’de en önemli geçim kaynağı ticaretti. Bölgede ticari hayatı canlı tutan en önemli faktör ise Kâbe’ydi. Çünkü dinî bir merkez olan Kâbe’yi ziyaret için gelenlerin faaliyetleri şehirdeki ticari hayatı hareketlendiriyordu. Peygamber Efendimiz’in atalarının civardaki kabile ve devletlerle kurduğu siyasi ve ekonomik ilişkiler de şehrin ticari bir merkez olmasına önemli katkılarda bulunmuştu Genellikle küçük kervanlarla ticaret yapan Kureyşliler, karşılıklı antlaşmalar neticesinde kuzeye ve güneye olmak üzere yılda iki defa büyük kervanlar göndermeye başladılar.6 Daha geniş bir alanda ticaret yapıp kazançlarını artıran Kureyşlilere bahşedilen bu nimetler, kendi kabilelerinin adını taşıyan surede Yüce Allah tarafından onlara hatırlatılmıştır.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
10. Sınıf Meb Yayınları Siyer Ders Kitabı Sayfa 18 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.


Yeni Yorum