10. Sınıf Siyer Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 84
“10. Sınıf Siyer Ders Kitabı Cevapları Sayfa 84 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Siyer Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 84
Hz. Peygamber, Medine’de İslam devletinin temellerini atarken ekonomik yapıyı güçlendirmek ve ticareti teşvik etmek için bir pazar yeri oluşturmuştur (Görsel 3.4). Müslümanların ticari faaliyetlerini kolaylaştırmak ve ekonomik düzeni sağlamak amacı da taşıyan bu pazar, İslami hükümlere göre işletilmiş; sağlanan vergi muafiyeti gibi teşviklerle tüccarların ilgisini çekmiştir. Pazarda sabit bir tezgâh kurmaya izin verilmemesi sayesinde tekelleşmenin önüne geçilmiş, isteyen herkesin ticaret yapmasına da olanak sağlanmıştır.
Peygamberimiz, pazarın düzenini korumak için görevliler tayin ederek ticarette güven ortamını sağlamıştır. Yahudi tüccarların şehirdeki ekonomik hâkimiyetini kırarak Müslümanların da ticarette söz sahibi olmasını sağlayan pazar, şehrin ekonomik hayatında önemli bir rol oynamıştır.
Medine Pazarı’nın kurulması, Hz. Peygamber’in ekonomi alanındaki önemli hamlelerinden sadece biridir. Bunun yanında faiz kaldırılmış, haksız kazanç sağlayan alışveriş türleri yasaklanmış, stokçuluk önlenerek piyasa dengesi korunmuştur. Tarım faaliyetleri teşvik edilmiş, ürünlerin kalitesine önem verilmiştir. Müslümanların ekonomik bağımsızlıklarını elde etmelerine zemin hazırlayan bu düzenlemeler, yalnızca ekonomik değil toplumsal istikrar açısından da önemli sonuçlar doğurmuştur.16
3. 1.5.Namaza Davet: Ezan
Hicret sonrası Medine’de Müslümanların sayısının artması ve şehrin farklı bölgelerine dağılması, namaz vakitlerinde cemaatin bir araya gelmesini zorlaştırmıştı. Mescitte tam zamanında toplanmak için bir işarete ihtiyaç duyuldu. İlk olarak cemaat, sokaklarda “es-sala” veya “es-sala- tü’l-câmia” şeklinde nida edilerek toplanmaya çağrıldı. Ancak bu yöntem kullanışlı ve kalıcı bir çözüm olarak görülmedi. Hz. Peygamber, bu konuyu ashabıyla istişare ederek onlardan gelen farklı önerileri değerlendirdi. Çan çalma, boru üfleme veya ateş yakma gibi teklifler başka dirilerin ibadet çağrısı yöntemleriyle benzerlik taşıdığı için kabul görmedi. Bu süreçte Abdullah bin Zeyd, Hz. Peygamber’e gördüğü bir rüyada ezanın sözlerinin kendisine öğretildiğini bildirdi. Benzer bir rüyayı Hz. Ömer de görmüştü. Hz. Peygamber, bu rüyaların sadık rüyalar olduğunu belirterek ezanın sözlerinin Bilal Habeşi’ye öğretilmesini emretti. Daha sonra Bilal (ra), yüksek bir yere çıkarak ilk ezanı okudu. Hicretin ikinci yılında başlayan bu uygulama, namaz vakitlerinin duyurulması için kalıcı bir yöntem hâline geldi.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
10. Sınıf Meb Yayınları Siyer Ders Kitabı Sayfa 84 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























