10. Sınıf Tarih Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 101
“10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 101 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 101
Soru: 4-6. soruları harita ve metinden yararlanarak cevaplayınız.
Türkler, İslamiyet’i kabul ettikten sonra Türkistan bozkırlarında geliştirdikleri kurumsal kültürü ve gelenekleri büyük ölçüde devam ettirdi. Bu süreçte Türklerin millî gelenekleri ile İslam dininin esasları arasında uyumlu bir denge kurularak güçlü, sürekli ve merkeziyetçi bir yönetim yapısı inşa edildi. Karahanlı, Gazneli, Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu devletleri arasında sık sık güç mücadeleleri yaşanmış, ittifaklar kurulmuş veya bozulmuş, hatta sınırlar sık sık değişmiş olsa da bu devletler ortak Türk kültürünü, geleneklerini ve devlet teşkilatlarındaki devamlılığı korumayı başardı.
İslamiyet’in kabulünden önceki Türk devletlerinde hâkimiyetin kaynağı olarak kabul edilen “kut” anlayışı, Türkler Müslüman olduktan sonra hükümdarı “Allah’ın yeryüzündeki gölgesi” olarak kabul eden bir anlayışa dönüştü. Devlet yönetiminde uygulanan töre kuralları İslam hukukuyla uyumlu hâle getirilerek şeri hukuk esaslarına aykırı olmayacak şekilde örfi hukuk adı altında sürdürüldü. İlk Türk devletlerindeki “cihan hâkimiyeti” mefkûresi, adaletin ve düzenin tüm dünyada hâkim kılınması anlamına gelen “nizam-ı âlem” anlayışına dönüşerek gaza ve cihat kavramları üzerinden devam ettirildi.
İlk Türklerdeki “il” kelimesinin yerine “mülk”, “kurultay” kelimesinin yerine de “divan” kelimesi kullanılmaya başlandı. Zamanla yerleşik düzene dayalı bir yapıya dönüşen Türk-İslam devletlerinde hükümdarlar devleti saraylardan yönetti ve kendilerinden sonra en yetkili kişi olarak vezirleri atadı. İlk Türk-İslam devletlerinde hükümdar eşlerinin (hatun) yönetimde söz sahibi olması geleneği devam ettirildi. İslamiyet’in kabulünden sonra daha önce de var olan para, nevbet (davul), taht-taç, ok-yay, tuğ, bayrak (sancak), otağ gibi hükümdarlık alametlerine saray, çetr, tırâz (hi’lat) giymek, tevki ve tuğra çekmek, hutbe okutmak gibi unsurlar eklendi. Ayrıca hükümdarlar eski ünvanlarının yanı sıra hakan, sultan, keykavus gibi ünvanları da kullanmaya başladı. Devleti hanedanın ortak malı olarak kabul eden veraset anlayışı İslamiyet’in kabulünden sonra da devam ettirildi. Ancak Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu devletlerinde hükümdarın vârisleri olan melikleri tahta hazırlamak için atabeylik sistemine geçildi.
Türkler, temelleri Türkistan’da atılan güçlü bir askerî geleneğe ve tecrübeye sahipti. İslamiyet’ten önce ordu-millet özelliği gösteren Türk ordusu; daimî olma, büyük bölümü süvarilerden oluşma ve gönüllü askerlerden oluşma özelliklerini Türk-İslam devletlerinde de devam ettirdi.
Bununla birlikte Türkler, İslam ülkelerindeki gulam sistemini örnek alarak kurdukları daimî ve ücretli orduda Türk olmayan yerli unsurlara da yer verdi. Ancak bu ordunun temel gücünü de her zaman Türkler oluşturdu.
Büyük Selçuklular, İslam ülkelerindeki ikta sistemini kendi topraklarında da uygulayıp geliştirerek devlet teşkilatlarını güçlendirdi. Ayrıca ilk Türk devletlerinin büyük savaşları kazanmasında etkili olan Turan taktiğini de başarıyla uygulamaya devam etti. Türk askerleri gelişmiş silahlarla donatılsa bile ok ve yayı temel silah olarak kullanmayı sürdürdü.
- Cevap: Bu etkinliğin cevabı diğer sayfadadır. (Bkz. sayfa 102)
10. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 101 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























